Perşembe, Haziran 21, 2007

Veda Mektubu


Sayın Yöneticilerim ve çalışma arkadaşlarım,


Bugün itibariyle ......................... Mekanik Sistemler Şef’liği görevimi personellerimden, iş ahlakı ve çalışkanlığıyla beğendiğim ...................................’ye bırakarak, Tiflis’ten kesin dönüş yapıyorum.


İnşaat aşamasından beri bulunduğum bu şirketi bırakmak ne kadar zor olsa da, yeni bir projenin heyecanı ile buradan ayrılıyorum. Bu süreç içerisinden benden yardımlarını esirgemeyen, sayın Genel Müdür’ümüz, sevgili abimiz, Diktatör :)) başta olmak üzere tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür eder, bundan sonra ki iş ve özel yaşamınızda başarı ve mutluluklar dilerim.


Saygılarımla,


CADI


NOT: Ağlayarak yazdığım veda mektubumu paylaşmak istedim..

Pazartesi, Haziran 18, 2007

Taşınıyoruz biz yaa..


Bu fotoğrafı o gün Batum'da gezerken çekmiştim, o gece kesip atmışım bilgisayara yeni gördüm:)) Baştan blogger huysuzluk yaptı ekleyemedim, tam photobucket ile ekleyecektim ki, blogger kıskandı sanırım hemen ekledi:)))



Doca ile haftasonumuz bavul toplamakla geçti, ama cumartesi günü burada ki son günlerimizi değerlendirmek adına ne zamandır isteyip de gidemediğimiz rafting i yaptık. Başımızda kasklarımızla hepimiz böcek gibi çıkmışız bütün fotoğraflarda!!


Bu arada götüremeyeceğim şeyleri de, Doca'nın yerine geçmek üzere buraya gelen arkadaşımız Levo ve Palyanço arasında bölüştürdük. En içimi kıyan şey onlarca nutella kavanozu dolusu baharatım oldu. Türkiye'den çeke çeke getirdiğim onlarca baharatı, baharatlık yerine bizim yiyip kilo aldığımız nutella kavanozlarına koyup, üzerlerinede silinmez kalemle yazmıştım isimlerini. Şimdi Tunus'ta işin yoksa yine başla nutella yemeye ki baharat için kavanoz olsun:P Olsun canım biz yerik, no poroplem:))

Cuma, Haziran 15, 2007

Batum-Hopa-Artvin-Batum


Geçtiğimiz hafta sonunda çektiğim fotoğraflardan bir slide show hazırladım, umarım beğenirsiniz. Daha detaylı yazı için, bakınız Andy ve Palyançoooooo:))

Çarşamba, Haziran 13, 2007

Merhabalar:)

Merhabalar, Gülmeyi bilen yıldızlara, gülmek isteyen yıldızlara. Uzun zamandır doğru dürüst birşey yazmıyorum. Tabi olan biten birşey yok mu, olmaz olur mu? Tam yazacakken aldığım şehit haberlerine sarsıldım ve aşağıda ki postu ekledim. Onun üzerine de yazasım gelmedi açıkçası.

Sonraa bugün iş yerinde çok koşturmacalı bir gündü. Bir sürü arıza çıktı. Ama çok şükür sistemleri etkileyen arızalar değil. Hayırlısıyla herşey çözülecek, inandığımız sürece çaba da gösterince yoluna girmeyecek şey yoktur dimi?

Bu arada, gelelim gideceğimiz yeni ülkeye. Artık açıklamakta bir sakınca görmüyorum. Çünkü artık herşey kesinleşti, dün aldığımız habere göre 1 Temmuz'da yeni ülkeye yolculuk var. Orası neresi mi az sonraaa, deeermişim:)) Orası Tunus arkadaşlar!

Yani Cadı'nız artık size oradan bildirecek. Ama öncelikle İstanbul'a gideceğiz, belki Doca benden önce gidecek oraya da.

Bir yandan acayip korkuyorum, bir yandan heyecanlanıyorum. Şu kaza olayından sonra acayip soğudum buradan da, ama orası nasıl olacak onu hiç bilmiyorum. Sonra Palyanço'dan ayrılmakta çok koyacak bana, onun bu hamiş günlerinde tek başına bırakmamak, son anına kadar yanında olup o mutluluğunu paylaşmayı çok isterdim. Ama kısmet değilmiş, bizim onlarla ne planlarımız vardı daha, ama hayat işte insanı nerden nereye sürüklüyor.

Sonra aklıma buraya ilk geldiğim günler geliyor, dil bilmez, yol bilmezdim o zamanlar. Hiç arkadaşım da yoktu. Yalnızlık.. Aradığım şeyleri bulamamak, yeni bir ev yeni bir ülke. Tam buraya alışıyoruz derken, yine aynı heyecanlar, sorunlar. Ama Allah'ın izniyle onların da üstesinde geliriz, hayırlısıyla tabii. O kazadan ve eniştemin yaşadıklarından sonra Allah'tan tek istediğim sağlık. Sağlığımız yerinde olsun da hayat bir şekilde ilerliyor. Süprizleri, üzüntüleriyle günler akıp gidiyor. Buraya geleli tam 1,5 sene oldu mesela. Daha dün gibi herşey, ama bitiyor bile bu macera. İlerde anlatacağımız anılar olarak kalacak, acısıyla tatlısıyla. Nedense ağlıyorum şimdi, hem ayrılmanın hüznü çöktü üzerime, hemde yeni korkuların. Ama Gülmeyi bilen yıldızların yazarı ağlarken bile gülebilmeli değil mi? Bu isim o kadar çok şey anlatıyor ki bana bilemezsiniz.

Cuma, Haziran 08, 2007

Başın Öne Eğilmesin!

Güllerimizin başını eğmeye çalışıyor, ama onlar bizler başımızı dik tutalım diye hayatlarını verdiler. Kimse bu ülkenin huzurunu bozamaz, Şehitlerimizin ruhları şad olsun, Allah askerimizi korusun! Tüm blogger arkadaşlarıma çağrımdır, tepkinizi belirtin! Tüm sivil toplum örgütlerine çağrımdır, halkı bu kez de "teröre hayır kampanyası" için meydanlara toplayın! Kalplerimiz sizinle birlikte.
Bu Vatan Bölünemez!
Teröre Hayır!

Çarşamba, Haziran 06, 2007

Ablamlar ve Ellerine Sağlık..

Arman Paçino'mun minik elleri:))

Pamukelli'min pompiş elleri, o ödevini yaparken, ben onun yatağına uzanıp çaktırmadan yarım saat fotoğraflarını çektim:))
Tavşan ablacımın eşi bize balık dolması yaptı, yapılışını öğrenemedim ama fotoğraflarından fikir vermeye çalışayım.Balık olarak Turna balığı seçmişti. Gerçekten harikaydı ellerine sağlık:)

Karnını yarıp içini iyice temizledikten sonra doldurup bir cerrah gibi yeniden dikti. Ayrıca fırına sığsın diye de bir güzel yuvarladı.
Bu fotoğrafta korkunç çıkmış:))


Bu balığın yanına muhteşem acem pilavı yakışmaz da ne yakışır, safranlı sarılı kızarmış patatesli ve kuru baklalı!

Bu da elleri dert görmesin pek becerikli hamarat Cancan ablamın elmalı tartı, maşallah bu ikisinin elinden ne çıksa yerim ben! Az daha yazmayı unutacaktım! Bu tepsi silikon bir fırın tepsisi, hafif, kırılmaz esnek ve kir tutmaz, harika bi icat! Cancan ablam bu tartı Tavşan'ın evinde yaptı ve giderken boş tepsisini kıvırıp çantasına koydu gitti:)) Çok hoşuma gitti doğrusu:)

Ablamların yanında kah güldük kah eğlendik, kah ben cadılık yaptım:) Ama yine bitti ve ben tırıs tırıs geri Tiflis'ime döndüm. Bu dönüşler ayrılıklar yıpratsa da insanı el mecbur ne yapalım:)





Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers