



-Teknisyen: Şefim trafo odası yağmur suyu dolmuş yine
-Şef: Su temiz mi?
- Teknisyen: Temiz şefim
-Şef: (gayet ciddi bi şekilde) Bi şişe numune al, hıfzı sıhha ya gönderelim
- Teknisyen: Anlaşılmadı şefim
Şef: ( yine gayet ciddi) Bi şişe numune al, hıfzı sıhha ya gönderelim
- Teknisyen: Anlaşıldı, tamam (aha devreler yandı)
Bir saat sonra elinde su şişesi ve numunesiyle teknisyen gelir, hepimizin şaşkın bakışları arasında kutsal damacanasını şefine teslim eder. Bu arada arkadaş bozulmasın diye herkes gülmemek için dilini ıssırmaktadır. Arkadaş gidince, biraz gülünür, olay irdelenir, birden herkese bir hüzün çöker. Bu çocuğa sorgulamadan iş yaptıran zihniyet kınanır, olay kapatılır.
Burası asker ocağıdır.
“Ne olmuş abi?”
“Sen onu boşver bi pompa mevzusu varmış, anlat bakalım!!”
“Offfffffffff, evet abi ağustos ayında bi sipariş vermiştik, yeni geldi ama yanlış alınmış vs vs vs ...”
Boşveremedim gerçi, saha da bir kaza olmuş, işçilerden birisi ağır yaralanmış, belki de vefat etmiş.. Elim ayağıma dolaştı, eve giderken öyle dolmuşum ki arabada ağladım.. Allah ailesinin yardımcısı olsun, sabırlar versin.
Hepimizin sevdiklerini bize bağışlasın, acılarını göstermesin..
Gerçi hafta içi o kadar yorulmamıza rağmen Pazar günlerini deli gibi gezip tozarak değerlendiriyoruz iyi oluyor, en azından fotoğraf çekebiliyorum. Geçen hafta sonuda yunusların peşinde denizlerdeydik, o kadar güzel geldi ki, o kadar olur.. Yunuslar her zıpladığında kucağımda ki kız çocuğuyla sevinç çığlıkları attık, hayat bu dedim içimden! Bi an için herşey o kadar güzeldi ki..