Sende bil:))) - You will never walk alone!! 
Cuma, Eylül 28, 2007
Mutlu Yillar Docis, Iyi Dogdun!!
Pazartesi, Eylül 24, 2007
Uyuyan Sehir..
..Normalde tiklim tiklim olan yollar iste boyle bombos oluyor..
Tunus’ta ramazanlar nasil oluyor diye kimler sormustu parmak kaldirsin: ))
Tek cumle ile ozetlersek, sokaklarda kimsecikler olmuyor ve butun sehir uyuyor!! Evet evet yanlis duymadiniz, sabah 8-9 gibi ise baslayan Tunus’lular 12-13 gibi paydos edip evlerine gidiyorlar ve uyuyorlar!! Anlayacaginiz burada “orucu uykuya tutturuyorlar” : ))
Gectigimiz Pazar gunu Doca ben ve Tiflis’ten Commercial olarak bahsettigimiz arkadasimiz -artik hem orada hem burada calisacakmis, yani Palyanco ile aramizda kopru olacak: )- Tunus’u gezmeye karar verdik. Once merkeze gittik, arabanin icinden saat kulesini cektim, camdaki pisliklerde cikmis: ) Tunus’ta Ramazan’i yazacagim guzel bi cami bulup cekeyim dedim ama karsima bu kocaman katedral cikti! Adini bilmiyorum ama mimarisi degisik geldi ve sizin icin fotografladim. Sonra Ibni Haldun un (tarih felsefesinin hatta sosyolojinin kurucusu sayilan Ibni Haldun Tunus dogumlu imis )heykelini gordum, onu da cekiverdim. Hepsinin saymayayim fotograflar asagida doya doya bakiniz!
Aksam yine ayni uclu bu sefer iftari disarda acalim, dedik. Normalde sirketten arkadaslarla aramizda para topladik onlarin evinde bir kadina para verip toptan yemek yaptiriyoruz. Hergun orada yedigimiz icin en azindan Pazar gunleri farklilik olsun dedik. Ama nerdeee, butun lokantalar kapaliydi!! Gunduz kapali olmasini normal karsiladik, hani dedik aksam olunca acilir herhalde hepsi, yanilmisiz efendim. Hicbiri acilmadi, bizde tiris tiris geri arkadaslarin evine gidip orada yedik. Birde dondurmali yaspasta vardi adini unuttum ama harika bisey, aranizda tarifini bilen varsa hemen yazsin: ))
Daha sonra ise yine Commercial la birlikte Sidi Bou Said e gittik. Megersem buradakiler gunduzleri uyuyor ve geceleri geziyormus Ramazan ayi boyunca!! Orada cok guzel bi kafede ayakkabilarimizi cikarip siltelerin uzerine serildik ve nargile-kahve keyfi yaptik, ben yine fotograf manyagi oldum orada da : )) Surekli nargileyi cekerken suyun fokurdamasini cekmeye calistim ama beceremedim! Nargileyi cok cekmekten basimin donduguyle kaldim: )) Biz cikarken 23:00 e dogru millet daha yeni geliyordu.. Anlasilan o ki Tunus’lular gece kusu: ))
Cumartesi, Eylül 22, 2007
Cadi Junior Dogum Gunun Kutlu Olsun!!
Now you all know
The bards and their songs
When hours have gone by
I'll close my eyes
In a world far away
We may meet again
But now hear my song
About the dawn of the night
Let's sing the bards' song
Tomorrow will take us away
Far from home
No one will ever know our names
But the bards'song will remain
Tomorrow will take it away
The fear of today
It will be gone
Due to our magic songs
There's only one song
Left in my mind
Tales of a brave man
Who lived far from here
Now the bard songs are over
And it's time to leave
No one should ask you for the name
Of the one
Who tells the story
Tomorrow will take us away
Far from home
No one will ever know our names
But the bard's songs will remain
Tomorrow all will be known
And you're not alone
So don't be afraid
In the dark and cold
'Cause the bards' songs will remain
They all will remain
In my thoughts and in my dreams
They're always in my mind
These songs of hobbits, dwarves and men
And elves
Come close your eyes
You can see them too
Cuma, Eylül 14, 2007
Tatli Cadi'nin Koku Sobesi:))
Bayadir arka arkaya yazinca yine tikandim sanirim, Tatli Cadi
beni kokular hakkinda sobelemisti, ahanda ebe sobe: )Biz ailecek it gibi koku aldigimiz icin kokular hayatimizda onemli yer tutar: ))
Ornegin bir gun, Cadi henuz liseye gitmekte odasinda kendi halinde takilmakta, ya gunluk yazmakta ya kitap okumakta ama asla ve asla ders calismamakta iken, annesi bir bardak cay getirir. Icerisi annesinin apartman komsulariyla doludur. Cadi caydan bi yudum alir ve iceri kafasini uzatir, annesini goremeyince tum gucuyle bagirarak –azicik densizlikte vardir- “Anneeeee bu cay cok kotu kokuyoooo!!” der! Ve o sirada salonda bi sessizlik olur, herkes bi Cadi’ya bi de S. isimli komsuya bakmaktadir! S. cemkirerek Cadi’ya “Aaa nesi varmis cayin ayol” der ve bu olum sessizligini bozar! Cadi o anda yedigi poku anlar ama nasi kiviracagini sasirir, meger cayi anne degil, komsu kendi evinde yapip getirmistir! “Eee sey ben, annem bardaklari camasir suyuna koyuyor da, hani belki iyi durulanmamistir, eee bekli ondan kokuyo olabuluuurr!” Herkes gittikten sonra, en samimi komsumuz saatlerce gulerek “hahaha, ilahi Cadi biz yillardir kokuyo diyemiyoruz sen herkesin icinde bagira bagira soyledin, hay cok yasa” diye bana arka cikmis, annemse ya “kizim cay koksa bile gel bana mutfakta sessizce soyle, ne hoduk gibi milletin icinde bagiriyosun” diye haslamistir: )) Zaten annelerin asli gorevi arada bi biyik altindan gulup, kizlarini haslamaktir: )) Iste biz boyle hassas burunlu bir aileyizdir:P
Sevgili okuyucular bu nadide olayida sizlerler paylastiktan sonra gelgelelim sevdigim sevmedigim kokulara.
Burnunun koku almasi, midesini direk etkileyen biri olarak, herhangi bir pis koku duymaya dayanamam. Yegenimin bebek bezini degistirirken bile ogur ogur midem disari cikardi. Yalan yani o, yok bebeklerin kakasi bile sut kokarmis, bence gayet pok gibi kokuyor! Sadece sut icen bir insan yavrusunun pisligi, nasil oyle kokabilir: ))) Bebeklerin teride eksimis yogurt gibi kokar gerci:P Bebeklerden gelen guzel kokunun surekli popolarinin kremlenmesi, bebek yaglariyla masajlar yapilmasindan kaynaklandigini dusunuyorum, yoksa ciktigi yer belli zaten, cennet kokusu falan hikaye:) Benide o kadar yaglayip kremleseler bende oyle kokarim! Tamam tamam kizmayin! :))
Her nevi cicek kokusuna bayilirim ama en cook annemin gullerinin.. Epey bi once o gullerle ilgili bir yazi yazmistim ama ikide bir gecmisi sildigim icin link veremiyorum: ))
Parfumlerimin isimlerini aklimda tutamam, genelde hediye gelmislerdir zaten. Oyle karisik kullaniyorum, bu konuda cok kulturlu oldugumu soyleyemeyecegim. Yalnizca burnumu zedelemeyecek, siktigimda kendimin alabilecegi kokulari severim. Yani gectigim yerler parfumum koksun istemem ama yanima yaklasan hafifte olsa temiz bir koku alsin isterim.
Imm sonra herkeslerin dedigi gibi sevdiklerimin kokusu cok guzeldir, onlarin teri bile misk kokar insana.
Iste boyle, bu yaziyi 3 gunde yazdigimi belirtir, konu butunlugu denen seyin 3 gunde tutturulamamasini mazur gormenizi diler, ayrica gecikmeden dolayi tatli cadim dan ozur dilerim: ) Sanirim bu konuda sobelenmeyen kalmadi: )) Hepinize sevgiler der, kacarim..
Çarşamba, Eylül 12, 2007
Cumartesi, Eylül 08, 2007
Ailecek Gurur Duyduk!
Butun aile benim gibi zir zop degil ya:))) Benim gayet akli basinda iki ablam ve birde abim var. Iste buyuk ablamin esi, yani tatli Pamukelli'min babasida kendine ait sayfasinda, kendi halinde guzel yazilar yaziyordu. Linke bakarsaniz o harika yazisiyla farkedilmis ve gecenlerde Mehmet Barlas, enistemin bir yazisini butun gazetelerde ki kosesinde kamuoyuna acmis!
Gercekten hak etmis butun ovguleri ve cok guzel bir konuya deginmis, tebrikler eniste!
EDIT:Enistemi bir kere daha tebrik ediyorum, sayfasina gelen bu yoruma -sanirim yazi okunmadan yapildi- boylesi bir cevap verebildigi icin. Ben sahsen duygularima yenilir ve hircinlasabilirdim, ancak o tum efendiligi ile kendisine bu cirkin yorumu birakan kisiye en guzel cevabi vermis.
11.09.2007 11:15:12Benim yazdığım bir yazıyı Mehmet Barlas köşesine taşıyarak övecek olsa... Ya da benim herhangi bir yazım yalaka / dinci Yeni Şafak'ta yayımlanacak olsa... Kendimden utanırdım, yerin dibine girerdim, kimselerin yüzüne bakamazdım. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Ama ONPUNTO ve yazı sahibi sevinçten göbek atacak neredeyse... Yazıklar olsun!Yaban Gülü tarafından eklendi.
11.09.2007 13:45:21
Sayın Yabangülü Eğer benim yazımın içeriğine ve fikirlerime bir itiraz veya eleştiriniz varsa lütfen belirtin. Çünkü yazıyı okuyanın kim veya ne olduğu değil, önemli olan yazımdaki fikirlerdir. Keşke kişiler ve guruplar sadece kendisi gibi düşünenleri değil, farklı hatta karşıt gördüğü fikir ve düşüncelerdeki kişileri ve görüşlerini de okusa ve anlamaya çalışsa. Zaten ülkemizin en temel sorunu da bu değilmi? Kendilerini belli bir çerçeve ile sınırlayan kişi ve guruplar hem kendilerini diğerlerine kapatıp , karşıt saydıklarını okumuyor ve dinlemiyorlar, hem de kendilerinin ve görüşlerinin diğerleri tarafından okunmasını ve dinlenmesini bile istemiyorlar. Peki bu durumda biz ülkemizin ve toplumumuzun birliğini ve beraberliğini, bütünlüğünü nasıl sağlayacağız? Eğer ben de sizin gibi düşünseydim, yazımdan Mehmet BARLAS ve Yeni Şafak bahsetti diye utanmam ve kimselerin yüzüne bakamamam , bu durumda ise, ya benim ya da Mehmet BARLAS ve Yeni Şafak okurlarının bu ülkede yaşamaması gerekecekti. Kimse kendi rızasıyla memleketini terk etmeyeceğine göre o zaman her gurup diğerlerini bu memleketten çıkarmaya çalışacak demektir. Yirmibirinci yüzyılda, demokratik bir ülkede insanların toplum tasavvurunun bu olmaması gerektiğine inanıyorum. Hem ONPUNTO hem de ben, göbek atmasak da , eğer bir sevinç duyuyorsak, sadece görüşlerimizi bu ülkenin diğer insanlarına duyurabildiğimiz ve görüşlerimiz üzerinde düşünüldüğü ve yazıldığı içindir. Ben sabah ilk iş olarak, internetten tüm gazeteleri ve farklı fikirdeki tüm köşe yazarlarını okumaktayım ve bundan utanmıyor, tam tersine farklı fikirleri öğrenmeye ve anlamaya çalışmaktan mutlu oluyorum. Farklı düşüncelerden değil, bu ülkede farklı fikirlerin yayılmasını engellemek isteyenlerden ise onlar adına utanç duyuyorum. Bunu da tüm samimiyetimle söylüyorum.Necip Güven tarafından eklendi.
http://onpunto.com/ShowBlog2.aspx?Web=vatandas&CId=73636
Perşembe, Eylül 06, 2007
Ilginc:))
Iste o cok merak ettigim ve kimselere soramadigim sey burada!! Tunus’a gelince bu aci gercekle karsilastim, efendim burada taharet muslugu bizim bildigimiz gibi klozetin icinde degil, hatta taharet muslugu yok, taharet dusu var: )) Evet evet yanlis duymadiniz, fotografta gordugunuz bir cesit dus, bizim ofisin toto dusu efendim: ))
Çarşamba, Eylül 05, 2007
Ah bu basima gelenler..
Merak edenler icin yazayim, bugun bana satasan arkadas bizim ofise geldi ve ben hic muhattap olmadan odamda oturdum, bir ara o tarafta isim olunca gittim ve onunla birlikte gelen arkadasa hosgeldin deyip onun yuzune bile bakmadim.
Sonra o bizim odaya geldi ve bize “merhaba” dedi, bende “merhaba” dedim, suratimi eksiterek tabii ve bilgisayara donup isime devam ettim. Bana “sizin adiniz neydi” dedi “kusura bakmayin unutuyorum” diye de ekledi, bende soyledim. “Hiimm nasil unuturum tabi Cadi - Doca hep adiniz belgelerde geciyor” dedi. Gorevimi sordu soyledim, “bende 3 sene makine muhendisligi okumustum” dedi, “yaaa” dedim, sirittim tip tip. Aslinda “meslegimi bilirsin, o gece bol keseden nasi muhendis bu boyle -ne yaptiysam sanki- diye dalga gecmistin” demek vardi, demedim.
Sanirim bu su demekti “Bak ben geldim seninle konusuyorum, o geceye dair hicbirsey hatirlamiyorum, ozur bekleme! Hicbirsey olmamis gibi davranalim, pismanim ama ozur de dilemek istemiyorum.” Sahsen ben boyle anladim.
Bu konuda bende hicbisey olmamis gibi davranacagim gercekten de ama birgun Asortik Krep
in dedigi gibi bu olayi ona hatirlatip, kibarca yuzune vuracagim. Ve bir daha kesinlikle ayni ortamda yalniz olmamaya calisacagim.Ayrica fotografta uzerimde gormus oldugunuz gomlegi, arkadaslarin dugunu icin Tunus’ta ki Mango dan aldim. Doca da o sirada kendine baska bi magazada ayakkabi bakiyordu. Kredi kartimi verdim kasada ki kadin gecmedi falan dedi, tam o sirada da Doca yanimda belirdi nakit odeyelim dedi, aldik ve alelacele ciktik. Biraz evvel ne goreyim! Pesin parayla odedigimiz gomlegin parasi kredi kartimdan cekilmis hemde dinar degil dolar olarak!! Yani hem nakit odemisiz hemde kredi kartiyla ve dolar olarak!! Malesef ise yaramiyor diye buradan aldigim fisleri direk cope atarim yada posetin icinde kalir, o da kimbilir nerede! Saglik olsun diyorum ama su kredi kartimi bir daha Tunus sinirlarinda kullanmayacagimdan emin olabilirsiniz: )) Bir kiytirik gomlege ancak bu kadar para verilebilirdi: )) Bir de bu arkadaslarin dugunu basima ne kadar is acti farkindamisiniz: ))))))))
Salı, Eylül 04, 2007
Cayda Cira Turkusu..
çayda çıra yanıyor, humar göz uyanıyor.
fitil çifte yara bir, yürek mi dayanıyor?
çayda çıra yakarım, yar yoluna bakarım.
bir yüz görümlüğüne, beşibirlik takarım.
çayda çıra, yüz çıra, yanıyor sıra sıra.
yarim keklik, ben, şahin, everim ardı sıra.
çayda çıra yanıyor, ay tutulmuş sanıyor.
yavaş yürü, usul bas, engeller uyanıyor.
çayda çıralar yine, yandılar döne döne.
bahtılı çıra seni, ayda yılda bir güne.
çayda çıralar yakın, çıkın yoluna bakın.
hak nazardan saklasın, kem göz değmesin sakın.
çayda çıra geline, kına yakın eline.
nazar değmesin sakın, has bahçenin gülüne.
çayda çıra’larım var, gizli yaralarım var.
eller al, yeşil giymiş, benim karalarım var.
çayda çıra yanıyor, engeller uyanıyor.
çözme tabip yaramı, al kana boyanıyor.
yanar çayda çıralar, kızlar oyun sıralar.
gelin hanım gelirse, defci toplar paralar
"eskiden elazığ'da oğlan tarafı gelin almaya giderken yol üzerindeki bir çayı geçmeleri gerekir, tam bu sırada güneş tutulması olur, ortalık kararır, insanlar çıralar yakarak çaydan geçmeye başlarlar, uzaktan bakılınca çayda çıraların yandığı görünür. akabinde hakkında türkü yapılır;
çayda çıra yanıyor
hanım nanay nanay
..."
Alinti: Eksi sozluk
Not: Bu turkunun bir yerlerinde "nanay guzelim nanay" gecmiyormuydu, yoksa ben mi yanlis hatirliyorum?
Ayrica daha detayli bilgi ve muzikler icin bakiniz: elazigcaydacira
Pinela'cim yorumunda -gercek bir Elazig'li ve folklorcu olarak- turkunun dogru sozlerini yazmis bizim icin, saolsun, iki gundur mirildanip duruyorum kendi kendime:) Iste burada:
Çayda çıra yanıyor,Yanıp, yanıp sönüyor,
Yavaş yürü usul bas,Engeller uyanıyor.
Çayda çıra yanıyor,Tutulmuş sanıyor,
Yavaş oyna güzelim,Herkes seni tanıyor.
Çayda çıra yakarım,Yar yoluna bakaram,
Bir yüz görümlüğüne,Beşibirlik takarım.
Yanar çayda çıralar,Kızlar oyun sıralar.
Gelin hanım gelirse,Defçi toplar paralar
Çayda çıra yanıyor,Humar göz uyanıyor.
Fitil çifte yara bir,Yürek mi dayanıyor.
Çayda çıra yüz çıra,Yanıyor sıra sıra
Yarim keklik ben şahin,Giderim ardı sıra...




