Yaz geldi de sanki hayat daha mı yorucu oldu nedir? Kışın günde bir kez hava güzelse çıkıyorduk bahçeye ama bahar geldiğinden beri hergün çıkmaya başladık. Sonra ise serseri mayın kedi gibi kapı tırmalamaya başladı ve günde ikiye çıktı bahçe seramonilerimiz:))
Serseri mayın genelde çok gözlemci bir çocuk, bahçeye çıktığımızda yeni bişeyler varsa (abiler oyun oynuyorsa vs) bir süre durup onları seyrediyor, henüz küçük olduğu için aralarına katılamıyor tabi. Ki zaten aralarına katılmak gibi bir derdi de yok, henüz çok bireysel takılıyor, arada sırada kaynaşıp koşturuyor çocuklarla ama genelde çok bireysel. Bu yaşta da böyle olurmuş zaten. Yeni huyumuz da herkesin elindeki oyuncağa sarkmak:S milletin bisikletine tabancasına (ikisi favorisi) dadanıyor, kimi veriyor kimi vermiyor, ben mahçup mahçup izin istiyorum. Bugün yetmedi zemin katta oturan birinin balkonunda bisiklet gördü tutturdu ona binecekmiş!!!
Gebelikte başladığım hastane eğitimleri sonra sonra sosyal paylaşım sitelerine taşındı ve o sayede pek çok arkadaşım oldu, hepsinin serseri mayın ile yaşıt çocukları var ve aramızda çok güzel bir arkadaşlık gelişti. Bu arkadaşlarımdan bir tanesi de çocuk gelişimi uzmanı. O kadar faydası oluyor ki o kadar olur:)
Neyse bizim bahçe seramonilerimize bir de havuz eklendi!! Sabah bi posta (kahvaltıdan sonra) parka çıkıp, kah karınca kah kelebek kah böcek kovalıyoruz. balıklara yem atıyoruz, yerleri tebeşirle boyuyoruz. salıncak kaydırak artık ilgisini çekmiyor ama bir dönem de onlarda çok vakit harcadık. eve gelip sızarak uyuyoruz. Yok canım ben uyumuyorum, nerdeeee!! Ben o sırada paşanın öğle yemeğini hazırlayıp evi derleyip toplamakla uğraşıyorum. Paşam uyanınca acıkana kadar biraz da evde oyalanıyoruz, yemek yiyoruz (bu sıralar yine zor yiyor, diş derdi bittiğinden beri ne güzel yiyordu halbuysa), sonra yine kapı tırmalanmaya başlıyooor.. Akşam güneşi çökünce çıkarıyorum artık çünkü hava çoook sıcak!! Bu seferde havuza girmek için debeleniyor, e tabi onca çocuk fingir fingir yüzerken bu sıpacık durur mu! Havuzdan sonra çok yorgun ama aynı zamanda aç oluyor. İşte henüz bu dengeyi kuramadık, aç ama yemek yemek için uğraşamayacak kadar yorgun olunca hemen emmek istiyor. Eline atıştırmalık birşeyler vermeye çalışıyorum o anlarda.
Kısaca serseri mayın ile hayat iyice yorucu olmaya başladı.. Doca yı sormayın.. Yoğun iş hayatına birde yüksek lisans stresi bindi, kendisi bi odaya kapandı çalışıyor. Bir haftalık çalışmayla (işten gelip odaya kapanıyor) sınavları verirse helal olsun diyeceğim, üstelik derslere de giremedi.. Yani ondan ne bana ne serseri mayına fayda yok..
Serseri mayın genelde çok gözlemci bir çocuk, bahçeye çıktığımızda yeni bişeyler varsa (abiler oyun oynuyorsa vs) bir süre durup onları seyrediyor, henüz küçük olduğu için aralarına katılamıyor tabi. Ki zaten aralarına katılmak gibi bir derdi de yok, henüz çok bireysel takılıyor, arada sırada kaynaşıp koşturuyor çocuklarla ama genelde çok bireysel. Bu yaşta da böyle olurmuş zaten. Yeni huyumuz da herkesin elindeki oyuncağa sarkmak:S milletin bisikletine tabancasına (ikisi favorisi) dadanıyor, kimi veriyor kimi vermiyor, ben mahçup mahçup izin istiyorum. Bugün yetmedi zemin katta oturan birinin balkonunda bisiklet gördü tutturdu ona binecekmiş!!!
Gebelikte başladığım hastane eğitimleri sonra sonra sosyal paylaşım sitelerine taşındı ve o sayede pek çok arkadaşım oldu, hepsinin serseri mayın ile yaşıt çocukları var ve aramızda çok güzel bir arkadaşlık gelişti. Bu arkadaşlarımdan bir tanesi de çocuk gelişimi uzmanı. O kadar faydası oluyor ki o kadar olur:)
Neyse bizim bahçe seramonilerimize bir de havuz eklendi!! Sabah bi posta (kahvaltıdan sonra) parka çıkıp, kah karınca kah kelebek kah böcek kovalıyoruz. balıklara yem atıyoruz, yerleri tebeşirle boyuyoruz. salıncak kaydırak artık ilgisini çekmiyor ama bir dönem de onlarda çok vakit harcadık. eve gelip sızarak uyuyoruz. Yok canım ben uyumuyorum, nerdeeee!! Ben o sırada paşanın öğle yemeğini hazırlayıp evi derleyip toplamakla uğraşıyorum. Paşam uyanınca acıkana kadar biraz da evde oyalanıyoruz, yemek yiyoruz (bu sıralar yine zor yiyor, diş derdi bittiğinden beri ne güzel yiyordu halbuysa), sonra yine kapı tırmalanmaya başlıyooor.. Akşam güneşi çökünce çıkarıyorum artık çünkü hava çoook sıcak!! Bu seferde havuza girmek için debeleniyor, e tabi onca çocuk fingir fingir yüzerken bu sıpacık durur mu! Havuzdan sonra çok yorgun ama aynı zamanda aç oluyor. İşte henüz bu dengeyi kuramadık, aç ama yemek yemek için uğraşamayacak kadar yorgun olunca hemen emmek istiyor. Eline atıştırmalık birşeyler vermeye çalışıyorum o anlarda.
Kısaca serseri mayın ile hayat iyice yorucu olmaya başladı.. Doca yı sormayın.. Yoğun iş hayatına birde yüksek lisans stresi bindi, kendisi bi odaya kapandı çalışıyor. Bir haftalık çalışmayla (işten gelip odaya kapanıyor) sınavları verirse helal olsun diyeceğim, üstelik derslere de giremedi.. Yani ondan ne bana ne serseri mayına fayda yok..








