Ailem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ailem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 05, 2011

Yavrukuşumuz Geldi :))




Allah a şükür yavrumuza kavuştuk, Rabbim tüm isteyenlere nasip etsin bu duyguyu inşallah:)

Salı, Ekim 05, 2010

Son Durum

Yavru kusumuzu bekliyoruz..

Pazar, Şubat 07, 2010

Canım Ailem

Küçük ablamın oğlu Tosun Paşa der ki: Annem geliyo!

Ben: Hayır benim ablam geliyo!

Babam: Asıl benim kızım geliyo!

Abim: Benim kardeşim geliyo!

Abimin kızı junior Cadı : Haayııırrr benim halam geliyo!

Büyük ablamın kızı Pamukel : bilemediniz benim Teyzem geliyo!!

Minicik bir evde cümbür cemaat yiyip, içmeyi, gülüp ağlamayı çook seviyorum. Allah bozmasın ağız tadımızı :)) Maşallah diyip dilimi ıssırıyorum :)

Cuma, Ocak 22, 2010

Vanlı Ustam :)

Ablamlar ve kuzen bacumla ben daha istanbulda çalışırken hergün mailleşirdik. O mailleri okumaya başladım bugün, aradan 5 yıl geçmiş. Daha Doca ile evlenmemişiz, İstanbul da ablamların evine yerleşmeye çalışıyoruz. Eşyalarımızı falan alıyoruz. Ben o sırada bi yerde çalışıyorum. Ustabaşımla maceramızı yazmışım kızlara: ))

“Vanlı Hasan Usta İSKİ nin kursuna gitmiş, adama bir kart vermişler kursa katıldığına dair. Ama üzerinde başkasının fotoğrafı var!! Bizim ustada kartı alırken söylemiş bu ben değilim diye, bizi yarın arayın resminizi bulamazsak yeni resim getirin demişler. Bundan sonrasını anlatıyorum kıslar:

Önce bana: Cadı Hanum Bacum, beğim fotoyu yonliş basmışler, garta bir baktım başkası, dedim acaba bütün gartlara bu herifin fotoğrafınımı yapiştiriyorlar: ) Aha şimdi onu bir arayacagım bakalım ne olmiş?

Sonra ustam İSKİ ye telefon açar:

Hasan usta: beğim fotografım yonliş basilmiş, yani ya başkası var üzerinde! Adım Hassan, hee tamom bekliim.

İski: bende bir fotoğraf var ama kendinizi tarif edermisiniz?

Hasan usta: yani ben nassı diyem, accuk beyle kafamda saç yok - basbayağı dımdızlak kel bu adam -, beyle esmerim, birazda aham beyle gaşlarım beyle kalın yani gürdür ve bitişşik!!! "

Salı, Temmuz 28, 2009

ANİKO


17.07.2009 Cuma günü Elf ve Cadı sahada inceleme yapmaktadır.
Cadı derki “Elf başım dönüyo, içim sıkılıyo böyle kalbim pıt pıt atıyo, içimde bir sıkıntı var!”.
Elf "sıcaktandır" der, işlerini bitirip ofise dönerler.

O sırada Cadı, Tiflis’ten gelen e-maili görür.
“Hello Missis Cadı!
+90532 … .. .. This person was calling you at the your old number.”
“Aaa, tavşan ablam aramış! Neden Gürcistan’ı aramış ki?” Hemen abla aranır,

“heheehee abla kafan yerinde mi beni aramışsın ama yanlış yerde! Taaa Tiflis’ten mail attılar sen aradın diye”
Ben böyle zırvalarken ablam zorlukla konuşmaktadır.

Sesi tir tir titremek bu olmalı,
“Canım bak şimdi sen gurbettesin ama üzülme bi tanem, tamam mı? Beklediğimiz oldu”

??!!?!?!?! beklediğimiz? Yok ki bir beklediğimiz, ben hiçbirşey beklemiyorum!!! Hiç beklemek istemiyorum, ve beklemeyeceğim…

“Anikomu kaybettik!”
Bir sure salak gibi bağıra bağıra ağladım ofiste, sonra kalkıp koşa koşa idari işlere, ilk uçakta bana yer derken, daha önce haberi alıp orada olacağımı tahmin eden Doca’yı görüverdim.

İlk defa rahat rahat ağlamama izin verdi. Ağladım çok ağladım. Ta ki eniştem O’nun nasıl terk-i diyar ettiğini anlatana kadar. Öyle güzel olmuş ki gidişi, onun gibi iyi bir insan zaten böyle giderdi..

Annemi istemişti, gelsin diye söyleyip durmuştu. Annem gidemedi bir sure, onun yerine Tavşan ablam gitti. Ama dönmek zorunda kaldı, Annem epey sonra ayarlayabildi herşeyi ve gitti. Annemi mi beklemiştin Aniko?

Söylediklerine göre Annem 17.07.2009 da sabah 6 da inmiş İstanbul’a. Hemen Anikoya gitmiş. Kahvaltı ettirmiş çorbayla. Anikom karnını göstermiş ağrıyor diye, annem dua okumuş. Sonra arkadaşını çağırmış Anikonun, o da 3 kere yasin okumuş.

Ağrın geçti mi demişler, "hafifledi çok iyi geldi dualar" demiş.
Konuşmuşlar, annem “seni iyileştiricem” demiş ona. “Artık geldim merak etme”. Sonra ikindi de yani sahada benim kalbim pıt pıt atarken onun ki duruvermiş, uyumuş gitmiş.

Yanında annem ve kuzen bacum varmış. Inanmamışlar kuzen bacumla bir iki saat onu uyandırmaya çalışmışlar. Onların o hallerini düşündükçe yüreğim parçalanıyor.

Aniko, annemin biricik ablası. Tüm kardeşlerimle benim biricik Aniko’muz. Aniko ana yarısı, daha da fazlası.

Yazları o gelecek diye annem ve ablamlarla evi pırıl pırıl mis kokulu yapıp,balkonda saatlerce yollarını beklediğimiz, öyle ki o geldiğinde tertemiz olsun diye 13 yaşımda annemin kocaman ısparta halısını sildiğim, titiz Aniko,

Tavşan ablamla annemden kaçıp bizi yıkasın diye sıra sıra banyoda önüne dizildiğimiz şefkatli Aniko, (annemin canı sağolsun, çamaşırların ardından aynı onlar gibi çitileyerek yıkardı bizi, keseyle heryerimizi ovar, ardından sıcak suyu basardı, kıpkırmızı olurduk. Oysa Aniko okşardı başımızı yıkarken, yumuşacık liflerdi, getirdiği güzel şampuanlarla mis gibi kokardık)

Annem 13 yaşında, küçük teyzem 10 yaşındayken annelerini kaybettiklerinde onları yetiştiren, tertemiz pırıl pırıl bakıp annesizliklerini kimseye belli etmeyen güçlü ve gururlu Aniko,

Cancan ablamın ve benim evinden gelinliklerle çıktığımız biricik Aniko,

Doca ile nişanlandıktan sonra zorla imam nikahımızı kıydırıp rahatlayan dindar Aniko,

Doca beni istemeye geldiğinde de kızı verdik sözü babamın ağzından bir türlü çıkamayınca, hayırlı olsun deyip bana el öptürten iş bitirici Aniko,

Yine beni istemeye geldiklerinde Doca nın babaannesini kandırıp bizim köyde bir damat kütüğü var, onu kırmadan vermeyiz kızımızı diye bizi saatlerce güldüren komik Aniko,

Fındık’la bana, kıkır kıkır gülmelerimizin arasında çamaşır asmayı ve daha neler neler öğreten becerikli Aniko,

Yazları annemlerle gidince ve okul bittikten sonra altı ay evinde yaşadığımda, her gittiğimizde güler yüzü ve tatlı sözleriyle beni ve kardeşlerimi karşılayan, en güzel yemeklerini, tertemiz çarşaflarını bizim için çıkaran, eşşek kadar olsak bile geceleri sırtımızı kaşıyıp, dualarla uyutan sevgi dolu Aniko,

Biz küçükken, kendi gelip getiremese bile, nutella ve çikolataları başkalarıyla gönderen, hep bizi düşünen Aniko,

İlk gerçek Barbie bebeğimi gönderip beni deli gibi sevindiren, yeğenlerimle oyun oynayan, çocukla çocuk olan Aniko,

Bize geldiğinde yalvara yalvara ipek saçlarını boyayıp taradığım, saçlarıyla oynamaktan tepesinden inmediğim sabırlı Aniko,

Yine saçlarının kırk yerine taktığım tokaları unutup annemin komşularının yanında kurum kurum kurulurken, tokaları farkedince çığlığı ve aynı anda kahkahayı basan anlayışlı Aniko,
Kaşına gözüne sürme çekip, eşarbını İstanbul başı bağlayıp, ipek gömleğini giyip, kremler kokular sürüp kendi deyimiyle kırciklenerek gezen süslü Aniko,

By-pass ameliyatı olduğunda üniversitede bölümün en sert hocasının neyin var diye sorması üzerine odasında bir saat zırıl zırıl Aniko diye ağladığım, sonra İstanbul’a gelip o minik ayağına saatlerce masaj yapıp pek çok duasını aldığım Aniko,

Cadı olsaydı şimdi bizi güldürürdü diyen, anneler gününde annemle birlikte tek aradığım insan, ana yarısı Aniko’ydu O,

Bir ay aramayıpta son bir hafta boyunca Pazar günü kandil, o zaman ararım diye aklıma getirip getirip aramak için Pazarı beklediğim ve Pazar günü Miraç kandilinde defnedilirken başında ben şimdi kimi arayacağım diye aptallığıma yandığım,

Dolabında yıkanırken kullanacakları havluyu ararken, o hasta haliyle bile düzenini tertipini koruduğunu görüp, kendimden utandığım ve kefenlendikten sonra bile kırmızı kırmızı olan yanaklarına bakıp ağladığım da O oldu.

Şişeesin sen Aniko, hepimizi öksüz bırakıp gittin. Eminim ki gittiğin yerler çok güzel (Tavşan ablam görmüş çünkü rüyasında) ve hepimiz orada buluşacağız. Sen kaşında gözünde sürmelerin, yanakların kırmızı kırmızı bizi bekliyor olacaksın orada.

Hakkını helal etmişsindir umarım, Son çektiğim fotoğrafında bana el sallıyordun, Elveda Aniko..

Dualarımızdasın...

Çarşamba, Temmuz 01, 2009

Annem; Şimdi de Şiir Yazmaya Başladı :)

Not: O nane tutan ellerinden öperim annem..

İnsan selinde insan kalmamış

Hayat dersinden bir ders almamış

Aşkınla kalbim öyle dolmuş ki

Tek bir kelimeye yer kalmamış

Annem..E.A.


Pazartesi, Haziran 15, 2009

Annem'den mail

“Güzel kızım nasılsınız? Güçlü kızım inşallah, iyisinizdir. Sizi çook seviyorum, Allaha emanet olun.
Pirensesim herzaman dua ediyorum hepimize, zaten dualar olmasa hic birseye katlanamayiz.


Eşin nasıl isleri zormu? Eminim zordur, ama herşey zordur, zoru başarmak çok guzeldir! Siz baraji aştınız, keşke herkes sizin gibi olsa, başarılarınızın devamını diliyorum.

Bazı şeyler vardır ki, herkes yapamaz bunlar sabır isteyen şeylerdir. Kızım 'Sabırla koruk dut, yaprağı da atlas olurmus' işte sana ata sözü ”

14 Eylül 2007 Cuma günü annemden gelmiş, yeniden okudum.. Öperim annecim..

Salı, Mart 31, 2009

Kafam çok karışık..

Gittim, geldim. Babam ameliyattan vazgeçti, o çok korktu. Bizde korktuk ve hala korkuyoruz. İyi mi oldu, kötü mü oldu bilemiyorum. İkna edemedik hiçbirimiz. Hayırlısı Allah tan..

Yorum yazan herkese çok teşekkür ederim, saolun..

Pazartesi, Mart 23, 2009

Geliyorum, bekle beni..

Minik kuşun geliyor Babacım, seni güle oynaya sokacak o ameliyata, inşallah çok güzel geçecek. Dualaşalım arkadaşlar, olur mu?

Perşembe, Ağustos 07, 2008

Türkiye den güzel haberler bekliyorum!!

  • Tavşan ablam ameliyat oldu, akalazya idi hastalığı. Şimdi yavaş yavaş yemeye başladı, Allah a şükür gördüm kendisini ve çok iyi gördüm.
  • Teyzem de ameliyat oldu, pek iyi haber alamadık. Barsaklarında ur vardı, hepsini temizlediler. Ur malesef habis çıktı, kemoterapi görecekmiş. İçimden bir his çok çok iyi olacak herşey yolunda gidecek diyor. İnşallah düzelecek canım teyzem benim. Bu geçen sene kalbi duran ve pil takılan eniştemin eşi olan teyzem. Anne yarısı. Zaten annemlerle memlekete gittiler, eniştem tutturdu gidelim diye, malesef teyzem orada rahatsızlanınca İst a geri döndü. İşte hızlıca ameliyat vs. Zaten bi önce ki sene by pass ameliyatı geçirmişti. Allah başımızdan eksik etmesin, bunu da atlatacak inşallah.
  • Mayonez in başına geleni biliyorsunuz, ama küçük kan ilaçları içiyor ve çok iyi gördüm kendisini, merak etmeyin yani turp gibiydi ve kan ilaçlarından olsa gerek yüzüne renk gelmişti her zaman bembeyaz olan Mayonez in:))
  • Dün de babam katarakt ameliyatı oldu, bugün açmışlar gözünü ve kendisi çok memnun inşallah 1 ay kadar sonra tamamen düzelir demişler. Allah dermansız dert vermesin kimselere.
  • Bu kadar hengamenin arasında Doca nın kardeşi Wampirin İst daki evine hırsız girdi ve elektronik ne varsa almış. Yine de cana geleceğine mala gelsin dedik, bu kadar hastalık haberinin arasında bu kaynadı gittiii!
  • Bir de wampir evlendi, e hayat devam ediyor.. Bizde Doca ile abi ve yenge olarak görevimizi yaptık geldik, çok yorulduk ama Allah a şükür herşey yolunda gitti. Allah mutlu mesut etsin, darısı da tüm isteyenlere..
  • Yani bir süre Türkiye de idik, o sebeplede yazamadım. Moralimden dolayı da pek giresim gelmedi. Beni düşünen yorum bırakan herkese çok çok teşekkür ederim.
  • Bir sürü fotoğraf çektim aklım burada idi, aslında çok güzel zamanlarda geçirdim ama internete girince ve burayı açınca acılar aklıma geliyor. Eskiden de hep en sıkıntılı zamanlarımda yazardım günlüğüme.
  • İki ablam aynı yerde yaşıyorlardı, iş problemleri yüzünden şimdi bir tanesi taşınacak. Benim bıcırık yeğenlerim birbirinden ayrılacak. Ama kalplerimiz bir olsun, yeter ki sağlıkları huzurları yerinde olsun. Hayırlısıyla kısa bir zaman sonra yeniden birlikte olurlar. Oluruz:)
  • Bombalar patladı, içimiz bir de ona parçalandı. Ülke de sorunlar ailede hastalıklar..
  • Bundan sonra Türkiye den güzel haberler bekliyorum!! Tüm bunlar o kadar kısa sürede oldu ki 5 yaş yaşlandım sanırım o bir haftanın içinde! İnşallah bundan sonra hayat biraz güldürür bizleri..
  • Sanki yavaş yavaş düzeliyor herşey, bir de Teyzem iyi olursa daha ne isterim!

Perşembe, Haziran 26, 2008

Ablacım seni çok seviyoruumm!!

Canım Tavşan Ablam yarın bir operasyon geçirecek, Allah ın izniyle hemencecik olup bitecek. Ablacım seni çok seviyorum, uzakta olduğumu sanma, dualarımla yanındayım!

NOT: Ablam Allah a şükür çok iyi, ameliyatı da güzel geçti. Hepinize çok teşekkür ederim canlarım. Sonra da teyzem rahatsızlandı ve ameliyat oldu. O da inşallah çok iyi olacak. Ben bir süre daha olamayacağım buralarda. Herkese selamlar ve sevgiler..

Salı, Mayıs 27, 2008

Siz Deyin Mayonez, Ben diyeyim D'emel:))


Evet arkadaşlar suprizim buydu, heyecandan duyar duymaz buraya zıpladım, ona sormadan yazamadım. Sen yaz bişeyler ben yayımlarım dedim aşağıda yazdı Deli kız:)) Şimdi işyerine söylemek istemiyor, orda kimseler duymasın diye sayfasını bile açmıyor. Evde ise taşındığı için interneti yok! Ama müjdemi isteriiimmm, Doca'cım Daaaaaayyııııııı oluyooorrr:))) Siz deyin Mayonez ben diyeyim D'emel ANNE olacak, Her zaman ki gibi nasihatlere ihtiyacı olacak sanırım, aaaaahhh ahhhhhh, napcaz biz bu kızı:))) Allah sağlıkla bebişine kavuştursun inş, onu ve tum bebek bekleyenleri! Allah isteyen herkese verir dilerim ki!!! Dualarınızı esirgemeyin canlarım, sevgiler benden!!


"""Önceleri çok ağladım nefret ettim. Kin duydum anlamıyorsun işte tuhaf bişi..

Sonra kilolu olduğumu düşündüm, 12 kilo daha alınca yuvarlanmaktan korktum..

Sonra tam sınava girip kazanıp mülakata girmişken atama aşamasındayken böyle birşeyin duyulması korkttuu ağladım ağladım..

Ta ki ondan bir mail gelene kadar..

“ emel saçmalıyorsun içinde minnacık birşey sana tutunmaya çalışıyor” cümlesi beynime balyoz gibi indi..

Sana çok teşekkür ederim cadı. Çok korkuyorum yanımda olun, şimdilik sadece cok sancılanıyorum ve korkumdan yemen yiyemiyorum ve galiba anne olmaya hazır değilim.

Ehi ehi süt veren inek gibi olacağım""" (MAYONEZ)


Not: Bir ay kadar önce babası Doca yı aramış, ben rüya gördüm siz mayıs 22 de bana müjdeli haber vereceksiniz, hemde kız demiş! Bizde Allah Allah hayırıdır, yok öyle bişey dedik. Aradan günler geçti, hatta Mayonez bana babam herşeyi bilir kurtuluşun yok kesin olur dedi:))) Sonra ayın 22 sinde aklıma Mayonez geldi, onu arayıp kızım bu sen olmayasın dedim!! Sanırım o zaman aklı dank etti, meğer onda belirti varmış ama farketmemiş!!! İlk testle pozitif çıkmasın mı, çııkkkssssııııınnnnnnn:)))))) Velhasıl kelam bu Doca nın babasından korkulur, hahahahahaaaa:)))

Pazartesi, Mayıs 26, 2008

Bir Suprizim Var Cocuklar!!!!!!


Harika bir Haberim Vaaaaaarrr!! Ama hemen soyleyemem:)

Salı, Nisan 08, 2008

Annemin bahçesinden.. Tomurcuklandı mı Acaba?

"Gülünü senin için bunca önemli kılan, uğrunda harcadığın zamandır."
Küçük Prens

Hayatta en sevdiğim kitaptan, sayfama da adını veren Küçük Prens'ten bir alıntı:

"Ve geceleri gökyüzüne bakarsın. Her şeyin çok küçük olduğu gezegenimin yerini gösteremem sana. Belki böylesi daha iyi. Yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. Böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin... Hepsi senin dostların olacak. Hem sana bir armağan vereceğim..."
Sonra yine güldü.
"Küçük prens, sevgili küçük prens, bu gülüşünü çok seviyorum!"
"İşte bu benim armağanım. Yalnızca bu suyu içtiğimiz zamanki gibi olacak."
"Ne söylemek istiyorsun?"
"Yıldızlar bütün insanların," diye yanıtladı.
"Ama her insan için aynı değiller. Yolcular için, yıldızlar yol gösterici. Ötekiler için yalnızca gökyüzündeki pırıltılar. Bilim adamları için hepsi birer problem. İşadamı için zenginlik. Ama bütün yıldızlar sessiz. Sen... Yalnızca sen yıldızlara herkesten farklı sahip olacaksın..."
"Ne söylemek istiyorsun?"
"Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım. Ben gülüyor olacağım bir tanesinde. Ve geceleyin gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak... Yalnızca senin gülen yıldızların olacak!" Sonra yine güldü.
"Ve üzüntün hafiflediğinde (zaman bütün acıları hafifletir) beni tanımış olmak hep seni mutlu edecek, dostum olarak kalacaksın. Benimle gülmek isteyeceksin. Bunun için de arada bir pencereni açacaksın... Dostların gökyüzüne bakıp bakıp güldüğünü görünce çok şaşıracaklar! Onlara 'Yıldızlar hep güldürür beni!' diyeceksin. Deli olduğunu düşünecekler. Sana nasıl bir oyun oynadığımı görüyorsun..."

KÜÇÜK PRENS

Çarşamba, Kasım 14, 2007

Tosun Pasa nin Tuvalet Maceralari:)))

TAVSAN ABLAM DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN, ALLAH SANA MUCIZEN VE TATLI DOCISINLE, VE BIZIMLE HAYIRLI UZUN SAGLIKLI BIR OMUR NASIP ETSIN!!

Tembelligin dibine vurdum, Tavsan ablamin oglusu Tosun pasanin tuvalet maceralarini, annesinin kaleminden okuyunuz efendim:)))) Palyanco senin de oglun olacak, bak ibret al, puhahahahahaaaa:)))


Gün olmuuus, harman olmuus,
Torbalar bosaldıkca dolmuuus,
Akılsızlar akıl almıııs, aklını basına toplamııııs,
Ama bizim yayamazlaaav yeyinde duyamamıııs,
Biv hoplamıııs, iki zıplamıııs,
Ücüncüüde biv masalıın icine düsüveemiiissleee...


Aslındaa bu giriş bizimkinin Kaya ile Sinan Masal Dünyasında (Epsilon Çocuk Klubü- Teyzesinin hediyesi) kitabının girişi. Bu kitabı Akilli Bıdık efendiye yaklaşık 2006 Aralığından beri okuyoruz ara ara da, şimdi uyumdan önce bunu istedi. Önce,


-Sen dinle ben okuycaaam, deyip yukarıdaki gibi okudu. Sonra resimlere daldı yani oraya girmiş gibi dikkatli dikkatli baktı, deriin bir iç çekişten sonra bana uzattı, (uykusu daha ağır bastı sanırım ki)


-Sen okumusuun mamanii? deyince, ben okudum.. O da uyudu.


Neyse, o uyurkeen, ben bizimkinin tuvalet maceralarını yazmaya karar verdiim..


Anneanne burada iken, öğretmeyi çok istedi ama bizimki hazır değildi ki “istemiyoyuum” deyip durdu. Değil tuvalete oturtmak, banyoya bile götürmek için ikna edemiyorduk. Ben de nasıl olsa öğrenecek deyip, kalabalıkda yeterince ilgilenemeyeceğim için de, hiç zorlamadım.
Sadece birgün Pamukel sormuş “Bıdık çiş var mı? Oturacak mısın?” diye, ona “evet” demiş ve çişini yapmıştı da anneanne nasıl mutlu olmuştu... Ondan sonrada tuvalet adaptörü acıtıyo dedi bir daha oturmadı. Hatta anneanne Esim Almanya’ya fuara gittiğinde tren getirttirdi.


Anneaneler gittikten sonra, gittik yumuşak olanından yeni bir tuvalet adaptörünü, beraber beğenerek aldık. Bir iki kere teşebbüs ettim baktım hala istemiyor onu inatlaştırmak da istemediğim için tamam dedim.
Ama arada bir, altını değiştirirken “aaaaaaaa de” derse, biliyorumki çişi var ve tuvalete oturuyo çişini yapıyor.


Geçen hafta altını değiştirirken, yinee aaaa diyerek tuvalete koştuk, oturdu bir güzel de çişini yaptı. Bez bağlamayalım arabalı kilotu giyelim dedim itiraz etmedi onu da giydi. Bizim odada o oynarken ben de ortalığı toparlarkeeen, bir de baktım kiii ıkınıyoo ayakta hemde, ben de gözler kocaman olmuş bir vaziyettee;


- Oğlum kaka mı yapıyoosuuun?


- Eveeet kaka yapıyoruum (sesi ıkınmalı hala)


- Amaaaan oğlum, dur o zaman, hemen tuvalete otur, orada yap o zaman,
diyerekteeeen bizimkini kolundan tuttuğum gibi, 2 adım ötemizdeki tuvalete sürükleyerek uçurdum. Hemen pantolonunu ve kilotuuu çıkardım kii, kaka yapılmıış tane tane (neyse ki her zaman yaptığı gibi bulaşık degil, iiiggg iğrencim di mi? –eeee anne olunca insan iğrenmiyo artık).


Tabii ben o panikle çıkarırken, kakalardan bir parça paspasın üzerine düştü mü, ben buna dur derken, bunu kenara çekmeye çalışırkeeen, bu da üzerine bastı mııı.. Bunu tuttuğum gibi duşa çektim güzelce yıkadım, hadi içeri git dedim, ki ben de ortalığı toplayayım. Bu güle-oynaya bizim odaya gitti, eeee tabii herşeyi ortada yaa. Ben de paspası kaldırdım, ortalığı temizlerkeeen, bizim velet koşa koşa, güle gülee gelip,


- Ayna çisss olduu,


- Nee nasıı, nasıl olduu (Çökmüş bir moralle)


- Aynaya çissss yaptıım, çok komiiik mamamii (Bu arada bir neşe bir neşee), ben koşa koşa odaya gittim kii,


Aynadan hala çiş damlaları aşağıya kayıyoo, ağlayım mı güleyim mi şimdi ben,

- Oğlum ne yaptın? Nasıl yaptıın?


- Bak anne bölee yaptııım deyip uygulamalı olarak da göstermesin mi – ama Allah tan çişi kalmamış ki uygulama gerçeğe dönüşemedi.


Koşa koşa kağıt havluyu getirip halıdaki çişi emsin diye oraya yerleştirip bunun pipisini temizledim. Hadi sen git dedim ne de olsa çişini de kakasını da yaptı artık. Bu yine neşeli neşeli gitti ee ne de olsa pipi hala ortada.


Banyonun kapısını da kapatıp, caaaanım halımda ki çişi emdirip sileceğim. Kim dedi size, evinizi duuvardan duvara halı ile döşetin diyee, hem de açık renk. Sen ben çocuk istemiyorum deyip geçindin. İşte bak çocuğun oldu da, evine çiş bile yaptı velet diye bir taraftan geçmişi yad et, bir taraftaan çişi emdirmeye çalış. Amaaan bu da işemiş de işemiiş, hala kağıt havlu halıda ıslanıyoo diye düşünürkeeen, cık cık cıııık yaparkeeen, ne oldu sizcee? Hadi tahmin edin bakeeem, yine koşa koşa neşeli neşeli geldi,


- Mamani çok komiik,


- Ne annecim, ne çok komik?


- Kaka oldu (Bende gözler yerinden fırladı, beynim de tavana fırladı, yerine yerleştileeer, kendime geldim ve korkuyla beraber, yok artıık canıım diyereek)


- Neresii kaka olduu?


- Çok komik mamanii halı kaka olduu deyip(bu arada hala karşımda hem gülüyo, hem zıplıyoo), beni koridora götürdü elimden tutarak, zira ben beeen... (ühüü ühüüü bir taraftan da ona kızgınlığımı belli etmemeliyim sakin olmalıyım diyerek içim ağlasa da) gülümsüyoruum. Şimdi böyle yazdığıma bakmayın o anda?


Koridora çıktık kii, evet bir parça kakada oraya kondurmuş. Kaka, ben ve Bıdık birbirimize baktııık baktıık. Allah’tan yine, tane halinde. Beterin beteri var; bir de ishal gibi yapsaydı, yada yine yanlışlıkla üzerine basıp onunla evin içinde yürüseydii dimi. Iyyyy.


Derhal bir parça kağıt havlu ile kakayı aldım halıdan. İyi, hiç bulaşmamış. Hemen bir sandalye kapıp, yerini de belirledim. Bunu da kucaklayıp her ihtimale karşı odasına götürüp, altını silip bir güzel bezledim, salona götürüp BabyTv yi açtım ki otursun artık bugün bu kadar vukuat yeter.


Önce yatak odasındaki halıyı, bir güzel ilaçlı sularla sildiim, sonra kakalı yeri temizlediim sonra da banyoyu toparladıım.


Neymiş efenim; henüz benim oğlum, tuvalet alışkanlığını almaya hazır değilmiiş. Neymiş efenim; çocukmuş buu, saldım çayıra deyip, pipi-popo açık gezdirilmezmiiiş.


Akşam docişe anlatıyorum gülüyoruz karşılıklı. Bi de aynı heyecanla babasına zıplayarak;


- Ayna çis olduu, diye zıplayarak gülmüyor mu. (Yerim ulen ben senin o suratını yeeer.)


Bir de o gün Pamukel öğleden sonra bize gelmişti, ablamlar dükkan temizliği ile ilgileneceklerdi de. Bizim ki Pamukel'in elinden tutup aynayı gösteriyo,


- Bak , ayna çiş oldu, halıyı gösterip


- Bak , halı kaka olduu çok komiik.


Pamukel’de merakla koşa koşa gelmiş bana soruyo,


- Teyze Bıdık aynaya mı çiş yaptıı?


- Yok canım o da nereden çıktı, aaa... cık cık cııık...


Neyse bu hafta daha tecrübeli bir anne olarak, altını değiştirirkeen “aaaaaa de” derse götürüyorum tuvalete oturuyo çişini yapıyo vee hemen altını bağlıyorum. “aaaaa de” demezse de zorlamıyorum. Ama hep konuşuyorum, anlatıyorum. Önce zihnen hazır olmalı dimi efeniim.


Şimdilik bu kadar, sağlık ve sevgi ile kalmanız dileklerimle...




2 Comments:
cadı said:


Puhahahaha:)))))))))))))))Gulmekten altima yapacaktim abla, haha:) Ama sen temizlerdin demi, alistin nede olsa, hahahaaa:))))


Tavsan said:
sen güüül benim de güleceğim günler gelir elbet. temizlerim kardiş evet alıştım ne de olsa. öptüm seni kocaman

Cuma, Kasım 02, 2007

Kedi kedi kardesim Sinavi kazandi: ))




Benim pek sevgili Cancan ablam, ailemizin en temiz, titiz, ve kalbi temiz kisisidir bence. Biz arada Tavsan la sunu bunu cekistiririz ama o duysa bize kizar hemen, lafi da agzimiza tikar: )) Birakmaz ki iki dedikodu yapalim: ))




Iste benim bu Cancan ablam zor kosullarda, dershaneye bile gitmeden –ki ayrica cok zeki bir insandir, masallah canim ablama- Turkiye nin sayili unv.lerinden birinin zamaninin en yuksek puanli bolumlerinden birini tutturur.




O zamanlar internet olmadigi icin sinav kagitlari eve gelmektedir, annem bir yaz gunu evde tek basina dikis dikmektedir. Her zaman ki postacimiz, annemin Almanya da ki kiz kardesinden yada memleketinden gelen mektuplari kaybetmeden getirsin diye paket paket sigara verdigi, tum ailemizin resmi gayri resmi islerini bilen guleryuzlu postacisi bagirir, “E.. Hanim, Cancan in sinav sonucu geldii!!” Annem sinav kagidini acipta bu harika haberi okuyunca evin icinde bi o yana bi bu yana kosturmaya baslar. Sonra hizini alamaz disari cikar, bi komsuya der heyecanla, “Kizim sinavi kazandi!!!!”, komsu asik suratla “ayol, bu da hic kiz meslegi degil” der. Annem yine ayni heyecanla bir digerine soyler, o da “ Aaa o bolumun modasi gecti” der, anlayacaginiz annem icinde ki sevinci paylasacak, ellerinden tutup sevincle ziplayacak bi ademoglu bulamaz. O sirada bi kedi gorur ve sevincle kediye donup “Kedi kedi Cancan sinavi kazandi” deyiverir: )) Zavalli kedicik ise anneme donup gulumser gibi “Miyaaaav” der: ) O gun aksam olupta ev halki gelene kadar postaci ve kedi haric annemin sevincini paylasan kimsecikler olmamistir.




Iste insanlarin bu yargilarindan oturu icinizden tasan sevinci, huznu bile bazen paylasmaya cekinir yada korkarsiniz, butun insanlar yabacidir, etrafinizda tek guvenecek dal bulamazsiniz. Boyle anlarimda annemi hatirlarim, annemde bacilarindan ve ailesinden benim yaslarimda ayrilmis, kaderimiz birmis annecim: )






Bugun de Doca nin kardesi, kendi kendine taktigi isimle Wampir -bu ismin anlamini cozdum ama biraz gec oldu sanirim : ))))- CCNA (cisco certified network associate) sinavini kazanmis, hemde sadece 1 soru yapamamis. Afferim sana kerata, bende burda soyleyecek adam bulamadim iste, sizlere soyleyeyim dedim. Kediciklerim benim Wampir kardesim sinavi kazandi:)) -Bu arada kendisi bana abla Doca ya eniste diyor:))

Çarşamba, Ekim 10, 2007

Iyi ki Dogdum-k mu:)


Tatlıım beniim,




Seni düşünürken gözümün önüne annemlerdeki masanın karşısındaki duvarda asılı duran, büyütülmüş, hani sen anasınıfına giderken, elinde legolarla oynarken, okulda çekilmiş , kocaman kocaman D olmuş kara gözlerle, yay gibi dudaklarıyla gülümsemesi dudaklarındaan başlayııp yanaklarıda geçiiip, gözlerine kadar geleeen, miniiiik meraklı köftemiiz:))) geliyor




Canım yaa, ne kadar sana ait yüzlerce resmin olsa da benim cadım (aslında o zamanki lakabın meraklı köfte idi ya) işte o resimdeki cadı. Hep o gelir aklıma. Hatta anasınıfına kayıt için çektirdiğimiz resmin hala, tüm sevdiklerimin vesikalık resimlerini saklıyorum yaa, onların en üstünde abim ve ablamla yanyanalar...
Senin de gözlerin yaşardı değil mi?




Hani sen o zamanlar "m" ile başlayan kelimeleri söyleemezdin yaa;
masa: vasa, mutfak:vıkvak derdin yaa, hani o meşhur yeşil örtü ile kırmızı minderlerle sandalyeden evler yapıp altında oynamaya çalışırdık yaa, hani benim okul arkadaşlarım aradığında telefona ben gelene kadar üüüfff üfff diye üflerdin yaa, hani sen hasta olduğunda anneme dikişde yardım edip de kazandığım parayla sen mutlu olursun diye oyuncak ses çıkaran telefon almıştım da sen elinden bırakmazdın yaa, hani canım annem seni bana emanet edip de, dışarı gidip işlerini halledeyim diye çırpınırken, ben seni, ballı ballı geliyor diye korkutup bağırttırırdım yaa ( ne olur seni korkuttuğum için affet beni hakkını helal et emi), hani annemin verdiği okul harçlığımdan aldığım çokomeli sana getirir verirdim de onun parlak kağıtlarını düzleştirip defterimin arasında saklardım yaa, sen de benim okuldan gelişimi salondaki pencereden cama yapışıp beklerdin de beni görünce çırpına çırpına kapıya koşup açardın yaa...




Valla bak çoook özledim seni çooooooook.
Şöyle sıkı sıkı sarılsaydık değil mi hiç ayrılmasaydıık,




Doğum Günün Kutlu Olsuuun,
Allah hep mutlu sağlıklı ve huzur dolu sevdiklerinle beraber, uzuuun bir ömür geçirmeni nasip etsiin.
Öpüyoruz seni kocamaaan,




Tavsan Ablan ve Ailesi:)
Sevgi ile kalıın.......



Not: Tavsan ablam bu yaziyi yorum olarak birakmisti bana, sabah sabah gozlerimden damla damla yaslar akti, Cancan ablam da asagidakileri yazmis mail ile, kislar gozume makyaj yapmistim tamda, yapilir mi bu bana:))) Allh beni sizlerden mahrum birakmasin, operim kocaman kocaman!! Ablamdan o sakladigi fotografimi istedim bakin ne geldi, basinda kocamaaan kurdelasi ile cingoz cingoz bakan Cadi:) 5 yasinda iken efendim:))



iyiki varsın uzakta olsanda varsın, allaha şükür.
allaha şükür ki seni bize verdi ve tanıdık ne güzelsin
seni çooook seviyorum ablacım
öpucuk kucak vs.vs.vs....Cancan



Not: Seker Ada'nin guzel annesi ile dogum gunlerimiz ayni, gecen yil ben baskin davranmis onunkini kutlamistim, bu sefer o benden once davranmis:))



Sinem'den: Cadıcım Cadıcım yaşasın bu yıl ben yetiştim. Doğum günün kutlu olsun canım.Mutlu yaşlaaaaar:))



Sinemcim Canimcim, seninde dogum gunun kutlu olsun, Allah herseyi gonlune gore versin, kocamn kocaman opucukler:))))

Salı, Ekim 02, 2007

Uretim Hatasi - Defolu Cadi





Evet evet uretim hatasi ama herhangi bir malzeme degil, hatali olan bendenizim! Annem beni yaparken bi bel omurumu fazladan koymus, hani ilerde bisey misey olur kullanir diye dusundu herhalde! Hayir yedek bobregim, yedek kalbim falan yok, omurga kemiklerimden bi tanesi iste alti ustu. Ama bunun hakkinda ki geyik bir turlu bitmedi gitti.



Kucukken bobregimden kum doktugumde benle dalga gectikleri yetmedi, simdi de omurum fazla diye yapmadiklarini birakmadilar. O zamanda insaatlere kum yetistiriyor diyorlardi!



Maillerle bi yandan tavsan ablam, bi yandan da Mayonez beni delirtiyor : )) Sol bacagimda derinden derinden agrilar peydahlanirdi kucuklugumden beri, sanki icinde bir kablo varmista cekiyorlarmis gibi. Gecen Sali gunu muydu neydi, bu bir basladi agrimaya durdurabilene askolsun. Tam o sirada da tesadufen ofise sirketin doktoru gelmis, anlattim durumu. Sizlandigimi gorunce igne yapalim sana dedi, bende gikimi cikaramadim. Zaten toplantidan toplantiya giriyoruz bi yerimde rahat oturayim dedim. Adam ingilizce bilmediginden soforler sayesinde cat pat anlastik, mutlaka rontgen cektirsin siyatik olabilir demis ve hastaneye sevk yazmis. Bende bi arada gittim cektirdim rontgeni o da bi macerali oldu zaten, adam bi kere onden cekti, sonra ok dedi gitti. Bende uzerimi giyindim haliyle tam cikicam oooo dedi dur gitme –yani sanirim oyle dedi: )-, tekrar giy onlugu yandan da cekicez. Iste dil bilmemek ne kadar resil bisey! Herneyse ciktik sonuclari bekliyoruz, iki doktor aralarinda konusup benim rontgene bakiyorlar, sayip duruyolar felan! Bizim soforlerle gitmisim bende, hersey komedi gibi geliyo bana zaten: ) Sofor “matmazel -kucuk gosterdigim icin hala matmazel diyorlar, cok hosuma gidiyo: )- sizin 5 olmasi gereken yerde 6 omurunuz varmis” deyince aldi beni bi gulme: ))) Bu sefer onlarda gulmeye basladilar, “nasil olmus” dedim, “dogustan” dediler. “Napcaz” dedim, “agir kaldirmayin dikkat edin ve simdilik bu ilaclari kullanin” dediler. Ne edelim peki dedik geldik! Doca’yada ulasamamistim sabahtan beri, o sirada da mail attim ablamlara ve Mayonez e uretim hatasiyim diye, hay atmaz olaydim! Ciddi bisey olmadigini anladiklari an basladilar dalgaya, gunler gecti laflari bitmedi: )) Su yazdiklarina bakin:



“Miki miki 6 kulakli miki
Miki miki 6 burunlu miki
Cadi cadi 6 omurlu cadi” Tavsan ablamdan!!



“ilerde tekerlekli sandalyeni Doca sürecek söyle body yapsın, kas yapsın: )”
“6 6 6 amanda 66666” Mayonez’den!!



Bide babama bakin: “Hah o Cadi ya soyleyin benimde kemige ihtiyacim vardi, gondersin de corba yapalim, hahahahaa-burda da erol tas gibi guluyo-”



Ben ne yapayim bunlarla bilmiyorum ki: )) Ulan bi hastayim diye kendimi acindiramadim sunlara: ))

Cumartesi, Eylül 22, 2007

Cadi Junior Dogum Gunun Kutlu Olsun!!

Kaynak:Google:)
Bugun abimin kizi, bicirik yegenim, Kuccuk Zeyno'mun Dogum gunu, ben onu kendime benzetiyorum o yuzden Cadi Junior diyorum:)) Canim seni cok opuyorum, abini de sen benim yerime op! Bence artik bu kitabi okuma zamaniniz geldi, Zeyno bi kac gune kadar babaannenin evinden kitaplarinizi alirsiniz, bir abine bir de sana:) Pamukel sende sizin evde bekle bakalim;) Ben bayilmistim eminim sizde seversiniz.. sekerler operim..Sarkida onlarla ilgili zaten, benden once Zeyno'ya sonra hepinize gelsin;)

Now you all know

The bards and their songs

When hours have gone by

I'll close my eyes

In a world far away

We may meet again

But now hear my song

About the dawn of the night

Let's sing the bards' song



Tomorrow will take us away

Far from home

No one will ever know our names

But the bards'song will remain

Tomorrow will take it away

The fear of today

It will be gone

Due to our magic songs



There's only one song

Left in my mind

Tales of a brave man

Who lived far from here

Now the bard songs are over

And it's time to leave

No one should ask you for the name

Of the one

Who tells the story



Tomorrow will take us away

Far from home

No one will ever know our names

But the bard's songs will remain

Tomorrow all will be known


And you're not alone

So don't be afraid

In the dark and cold


'Cause the bards' songs will remain

They all will remain



In my thoughts and in my dreams

They're always in my mind

These songs of hobbits, dwarves and men

And elves

Come close your eyes

You can see them too

Cumartesi, Eylül 08, 2007

Ailecek Gurur Duyduk!

"Toren Devleti"

Butun aile benim gibi zir zop degil ya:))) Benim gayet akli basinda iki ablam ve birde abim var. Iste buyuk ablamin esi, yani tatli Pamukelli'min babasida kendine ait sayfasinda, kendi halinde guzel yazilar yaziyordu. Linke bakarsaniz o harika yazisiyla farkedilmis ve gecenlerde Mehmet Barlas, enistemin bir yazisini butun gazetelerde ki kosesinde kamuoyuna acmis!


Gercekten hak etmis butun ovguleri ve cok guzel bir konuya deginmis, tebrikler eniste!

EDIT:Enistemi bir kere daha tebrik ediyorum, sayfasina gelen bu yoruma -sanirim yazi okunmadan yapildi- boylesi bir cevap verebildigi icin. Ben sahsen duygularima yenilir ve hircinlasabilirdim, ancak o tum efendiligi ile kendisine bu cirkin yorumu birakan kisiye en guzel cevabi vermis.

11.09.2007 11:15:12Benim yazdığım bir yazıyı Mehmet Barlas köşesine taşıyarak övecek olsa... Ya da benim herhangi bir yazım yalaka / dinci Yeni Şafak'ta yayımlanacak olsa... Kendimden utanırdım, yerin dibine girerdim, kimselerin yüzüne bakamazdım. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Ama ONPUNTO ve yazı sahibi sevinçten göbek atacak neredeyse... Yazıklar olsun!Yaban Gülü tarafından eklendi.

11.09.2007 13:45:21
Sayın Yabangülü Eğer benim yazımın içeriğine ve fikirlerime bir itiraz veya eleştiriniz varsa lütfen belirtin. Çünkü yazıyı okuyanın kim veya ne olduğu değil, önemli olan yazımdaki fikirlerdir. Keşke kişiler ve guruplar sadece kendisi gibi düşünenleri değil, farklı hatta karşıt gördüğü fikir ve düşüncelerdeki kişileri ve görüşlerini de okusa ve anlamaya çalışsa. Zaten ülkemizin en temel sorunu da bu değilmi? Kendilerini belli bir çerçeve ile sınırlayan kişi ve guruplar hem kendilerini diğerlerine kapatıp , karşıt saydıklarını okumuyor ve dinlemiyorlar, hem de kendilerinin ve görüşlerinin diğerleri tarafından okunmasını ve dinlenmesini bile istemiyorlar. Peki bu durumda biz ülkemizin ve toplumumuzun birliğini ve beraberliğini, bütünlüğünü nasıl sağlayacağız? Eğer ben de sizin gibi düşünseydim, yazımdan Mehmet BARLAS ve Yeni Şafak bahsetti diye utanmam ve kimselerin yüzüne bakamamam , bu durumda ise, ya benim ya da Mehmet BARLAS ve Yeni Şafak okurlarının bu ülkede yaşamaması gerekecekti. Kimse kendi rızasıyla memleketini terk etmeyeceğine göre o zaman her gurup diğerlerini bu memleketten çıkarmaya çalışacak demektir. Yirmibirinci yüzyılda, demokratik bir ülkede insanların toplum tasavvurunun bu olmaması gerektiğine inanıyorum. Hem ONPUNTO hem de ben, göbek atmasak da , eğer bir sevinç duyuyorsak, sadece görüşlerimizi bu ülkenin diğer insanlarına duyurabildiğimiz ve görüşlerimiz üzerinde düşünüldüğü ve yazıldığı içindir. Ben sabah ilk iş olarak, internetten tüm gazeteleri ve farklı fikirdeki tüm köşe yazarlarını okumaktayım ve bundan utanmıyor, tam tersine farklı fikirleri öğrenmeye ve anlamaya çalışmaktan mutlu oluyorum. Farklı düşüncelerden değil, bu ülkede farklı fikirlerin yayılmasını engellemek isteyenlerden ise onlar adına utanç duyuyorum. Bunu da tüm samimiyetimle söylüyorum.Necip Güven tarafından eklendi.
http://onpunto.com/ShowBlog2.aspx?Web=vatandas&CId=73636

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers