Santiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Santiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Kasım 11, 2009

Geri sayım başladı, AÇIYORUZ!!






















NOT: Fotoğraflar şirketin tuttuğu özel fotoğrafçıdan, yakışıklı olmuş ama dimi:)))

Perşembe, Eylül 24, 2009

Enfidha yı Sel Aldı..




Tunus'ta sel baskınlarına 17 kurban
Tunus'un güneyinde şiddetli yağışlara bağlı sel baskınları yüzünden 17 kişinin öldüğü açıklandı.


Tunus'un resmi ajansı TAP'taki haberde, başta Redeyf'te olmak üzere 17 kişinin ölümüne yol açan sel baskınlarında 8 kişinin de yaralandığı ifade edildi.
Haberde, arama ve kurtarma çalışmaların devam ettiği kaydedildi.http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12538822


Notlar:
1-Kuresel ısınma bu mu?? Hurriyette bu haber çıkmış ama bizim burada ki haberlerde duyduğumuz 29 kişi ölmüş :(

2-Şantiye de çook feci durumda, artık açılsada bitse diyorduk ama açılış ertelenir gibi geliyor:((

3-Fotoğraflar bizim ofislerin otoparkından...

Salı, Eylül 08, 2009

Kuyruk!!


Valla burada yazmaya utandığım bir sebepten bütün ofislerin kapılarını söküp götürdüler, hayır haciz felan gelmedi bambaşka bir sebep.

Şimdi heryer karasinek kaynıyor! Ve bunlar arap sineği!? Ülkemizde arap sineği gibi yapışmak diye bir tabir vardır bilmem bilir misiniz? Bunu gerçek bir Arap ülkesine gitmeden anlayamazsınız, çünkü bu sinekler gerçekten yapışır. Yani kovsanızda gitmez, oracıkta öldürebilirsiniz öyle uyuşukturlar ki kaçmaya da çalışmazlar. Ufak el hareketleri ile kovmaya çalışırsanız da gitmez, sürekli gidip gelip aynı yere konarlar. Şimdi bilgisayarımın ekranına da mıçmışlar onu da gördüm. Kesin kafamada yapmıştır bunlar benim!!!

Hayatımda ilk defa şu Düldül gibi bir kuyruğum olmasını istedim! Ne güzel iki elimizle çalışırken kuyrukla da sinekleri kovardık, iyi olabilirdi!!!

Perşembe, Temmuz 09, 2009

Şantiyemizde vedalar başladı..

Dün arkadaşlardan gelen bir e-mail, paylaşmak istedim;

Sayın İlgililer,

Bu sefer ki şimdilik vedamız Infrastructure Chief’imiz, sevgili arkadaşımız, kardeşimiz, abimiz, "Keltoş" için…

Sloganımız neydi?

“Yolu şantiyeden geçen herkesle bir gün bir yerde

buluşuruz…”

Şimdilik veda yemeğine hepiniz davetlisiniz…

Yer : Meksika Restaurantı (Monastır yolu)

Saat : 20:30

Gün : 11.07.2009 / Cumartesi

Not: Eklemeyi unuttuklarımız var ise lütfen bildiriniz. Yemekten

sonra karting yarışması yapılacaktırJ

Sevgi ve Saygılarımızla..


Bu vedalara şimdilik veda diyoruz, yolu şantiyeden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşmak ümidimiz. Mesela Palyanço'mla henüz buluşamadık ama.. Onların iyi olduklarını bilmek yetiyor. Güzel sağlam dostluklar kuruyor insan gurbette, daha bir sarılıp kenetleniyor. İşte bir kaç gün sonra da Sponge Bob'ın kocası Keltoş u uğurlayacağız. Allah'tan Spongie bir süre daha burada olacak :)) Umarım ayrılıkları uzun sürmez.. Keltoş bana en içten CADIIIIII diyen insanlardan biridir :)) O yüzden özleyeceğim kendisini.. Bizim onlarla gidip gitmeyeceğimiz henüz belli değil. Ama elbet bir gün bir yerde buluşuruz...

Pazartesi, Haziran 22, 2009

Yine yol göründü gurbete..

Yine yol göründü gurbete, güz geldi yapraklar döküldü
Martilar göç etti turnalar süzüldü, yine yol göründü gurbete
Köyüme kara kış çökse de, aşıklar boynunu bükse de
Desen ki nazli yar insafa gelse de, yine yol göründü gurbete

Aci keder hep bana kardeş, bacı, ana, baba
Benim olsa bütün dünya yetmez ki!
Derdimi kimlere söyleyim, ben garip barış'ım neyleyim
Anamdan babamdan yuvamdan uzakta, yine yol göründü gurbete

Salı, Haziran 16, 2009

Pişmiş aşa su katılır mı?

Toplantıda kendi kendime tuttuğum notların altına mimar arkadaşım benim resmimi çizmiş:)

Yaptığımız bina neredeyse bitti, asmatavanları kapatılıyor ve ince işleri başladı.

Sevgili mimarlarımız! ise hala bir yerlere tuvalet eklemeye çalışıyorlar, ben ise itiraz üstüne itiraz ediyorum. Böyle karıştırıcılı pompalı zoraki sonuçlar bulmak zorunda kalıyoruz.

Altı üstü tuvalet demeyin, bi tuvaletin sıcak suyu, soğuk suyu var, exhaust u var, pis su gideri (bu kısım binanın zemin katı için toprak altı imalat demek ki, rögara kadar kırım yapması var, eğer üst katlarda ise kapanmış asmatavanda ki bütün imalatları sökmesi yeniden yapması var) var. Sonra malzeme siparişine eklenecek taşlar var (lavabo, pisuar, klozet ek siparişler olacak), bataryalar var (bunlar İtalya'dan geliyordu ve aslında geldiler ek sipariş açılacak), bunların fotosellerine çekilecek kablolar, tranformatörler var...

Var oğlu var, e peki siz söyleyin bu tuvalet olur mu? Pişmiş aşa su katılır mı??

Cumartesi, Haziran 06, 2009

Açılışa 5 ay kala..

Piste ilk uçak indi, ve geçerlilik alındı.


Artık yavaş yavaş Tunus projesinin de sonuna yaklaşıyoruz. Bu sırada bizden mobilizasyonda kullandığımız ekipmanlarımızın ağırlık ve ölçülerini istediler ki yeni bir projeye götürmek gerekirse yaklaşık kargo maliyeti hesaplansın.

Burada arıtma için kullandığımız paket bir sistem var. Bende dökümanlarından sistemin dolu ağırlığını buldum, bana boş ağırlığı gerekiyordu! O sırada listenin sonuna gelmiş ve sıkılmıştım, biraz gülmek istedim:)

Bir arkadaşa telefon açtım:)

Cadı: "Elf POK'un özgül ağırlığı nedir"

Elf : "Bilmem ki, dur bir sorayım" diye ofisine dönerek bağırır "arkadaşlar POK'un özgül ağırlığı nedir?!"

Cadı: Gülmekten sandalyeden düşer:))))

Salı, Haziran 02, 2009

Şampiyon Beşiktaş'ım!


ÖNCE ÇİZDİK; 

SONRA YAPTIK! 

Sevgili Beşiktaş Taraftarları,  

 

Öncelikle hayallerimizi gerçekleştiren takımımıza ve siz sevgili taraftarlarımıza teşekkür ederiz. Şanlı Bayrağımız Avrupa nın ve Afrika nın en yüksek hava trafik kontrol kulesinde emir ve görüşlerinize hazırdır:)

 

Sevgi ve Saygılarımızla,

 

Tunus Beşiktaş’lılar Derneği

Perşembe, Mayıs 28, 2009

South MEEP Park


Departmanımızın organizasyon şeması:) Made by: Ali&Cadı

Pazar, Aralık 21, 2008

Ya Perdeler??

İlk yurtdışına çıkışımız epey zor olmuştu. O zamanlar ikimizde İstanbul da farklı şirketlerde çalışıyorduk, evlilik için son hız hazırlıklarımızı yapıyorduk. En çok evimizle uğraşmıştık, saolsun Cancan ablam evini kira almadan bize açmıştı ve bizde oraya cici cici eşyalarla kendi zevkimize göre döşemeye başlamıştık. İğnesinden ipliğine herşeyimizi kendimiz seçmiş, zaman harcamış emek vermiştik. Evin sadece perdeleri kalmıştı almadığımız, perdeci perdeci geziyordum mesai çıkışlarında. Doca bir gün "seni çağırıyorlar" dedi. "Nasıl yani ?" dedim.

O sıralar Doca'ya sürekli Tiflis işini söylüyorlar, o da sürekli geçiştiriyordu. Açıkçası hiç mi hiç ciddiye almamıştık. Bütün herşey hazırdı işte, 24 Aralık a gün almıştık ve herşey hazırdı, perdeler hariç! "Nereye çağırıyorlar?"

"Beni ikna etmek için seni de iş görüşmesine çağırıyorlarmış". Demek yurt dışında büyük bir inşaat! Bir makine mühendisi için böyle bir projede çalışmak büyük bir şanstır. Normalde bir iki sistemi bir arada yaparken bu tarz bir işte bütün sistemleri bir arada görme şansınız doğar. Evet ben heyecanlanmıştım, doğru yerden fethetmişlerdi Doca'yı:)) Hem sadece 1 sene sürecekti. Sonra geri dönecektik evimize..

Perdeleri de gelince alırdık artık! Sonra gidiverdik evlendikten 5 gün sonra Doca, sonra ben, ansızın, neler neler oldu.. O proje bitince, daha büyük bir proje var dediler, yine heyecanlandık projeler önümüze geldiğinde! Bu da iki sene sürecekti, sonra döneriz dedik, perdeleri alır veee..

Doca ile konuşurken hatırladık o günleri.. İşte şantiyecilerin hayatları böyle başlıyor, şimdi dönmekten çok, daha güzel bir proje olsa gidermiyiz burayı bitirip diyoruz. Yaşadığımız evlerin geçici olduğunu biliyoruz, ama yine de evimizi ev gibi hissetmek için herşeyi yapıyoruz. Duvarlara hasret dolu İstanbul resimleri asıyoruz.. İşte geçici evimizden bir köşe..
Perdeler ise kaldılar yüreğimizin bir köşesinde, sevdiklerimiz de öyle, hayat nasıl sürüklediyse bizi buralara işte öyle..

Çarşamba, Kasım 05, 2008

Emir Erim Ramazan (Telsiz Anonsları)

-Teknisyen: Şefim trafo odası yağmur suyu dolmuş yine

-Şef: Su temiz mi?

- Teknisyen: Temiz şefim

-Şef: (gayet ciddi bi şekilde) Bi şişe numune al, hıfzı sıhha ya gönderelim

- Teknisyen: Anlaşılmadı şefim

Şef: ( yine gayet ciddi) Bi şişe numune al, hıfzı sıhha ya gönderelim

- Teknisyen: Anlaşıldı, tamam (aha devreler yandı)

Bir saat sonra elinde su şişesi ve numunesiyle teknisyen gelir, hepimizin şaşkın bakışları arasında kutsal damacanasını şefine teslim eder. Bu arada arkadaş bozulmasın diye herkes gülmemek için dilini ıssırmaktadır. Arkadaş gidince, biraz gülünür, olay irdelenir, birden herkese bir hüzün çöker. Bu çocuğa sorgulamadan iş yaptıran zihniyet kınanır, olay kapatılır.

Burası asker ocağıdır.

Cumartesi, Ekim 25, 2008

Şantiye Şehidi

Geçen yazımda bahsettiğim işçi malesef hayatını kaybetti. Bunda hepimiz suçluyuz, işçiler rahat çalışabilsinler diye bazen baretsiz kalmalarına yol açan bizler, en uç noktalarda iş bitecek diye cambazlık yaparak çalışmalarına göz yuman bizler.

Şirketimiz de işçi güvenliği ve sağlığını en üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz her zaman, kendi adıma konuşursam korkuluksuz bir iskele görsem korkuluk takılana kadar başında bekliyorum, baretsiz görsem bağırıp çağırıp taktırıyorum, elimizden geleni yapıyoruz ama demek ki yetmiyor. Bazen bu adamlara güzellik yaramıyor kendi hayatını koruması için, yine kendine yaptırım uygulamamız gerekiyor, onu da yapıyoruz. Cezalar, ödülller vs. vs..

Bugün binanın en üst katına çıktım, kalıp sökenler, boya yapanlar, demir örenler, bizim kanallar borular, arı gibi işliyorlar binayı. Allah ım hepsi sana emanet, biz ne kadar önlem alsakta sen onları koru, kadın olduğum için mi bilemiyorum ama benim için hepsi koca çocuk adamlar, bizim çocuklarımız..*Ramazan ayında öğle saatinde dinlenmeye çalışan işçiler..

Salı, Ekim 21, 2008

Kötü haber tez yayılır..

Bugün mesai bitimine yakın lavaboya gittim, çıktığım da koridorda benim müdürüm başka iki müdürle konuşuyordu, suratları düşüktü, ve hepsi birden bana baktılar. Az önlerinde de danışmanımız var, ona göz ettim ne olmuş diye? O da kaza olmuş dedi üzüntülü üzüntülü.. O sırada müdürümüz bana Cadı sen gel bi bakalım demesin mi? O an içimde bişeyler koptu, Kaza.. Doca.. Tunus a gitmişti.. Yollar yağmurlu.. Neden beni odaya çağırıyo.. Kaza.. Ne oldu Allah ım.. O saniyeler nasıl geçti bilmiyorum...

“Ne olmuş abi?”


“Sen onu boşver bi pompa mevzusu varmış, anlat bakalım!!”


“Offfffffffff, evet abi ağustos ayında bi sipariş vermiştik, yeni geldi ama yanlış alınmış vs vs vs ...”


Boşveremedim gerçi, saha da bir kaza olmuş, işçilerden birisi ağır yaralanmış, belki de vefat etmiş.. Elim ayağıma dolaştı, eve giderken öyle dolmuşum ki arabada ağladım.. Allah ailesinin yardımcısı olsun, sabırlar versin.


Hepimizin sevdiklerini bize bağışlasın, acılarını göstermesin..

Cumartesi, Eylül 20, 2008

  • Şirket iftar veriyo diye gittik, ara sıcak verdi: ) Müdürümüze ayıp olmasın diye bekledik, yemek gelmeyince o da gitti. Bizde arkasından koşa koşa Yamyam lara gidip Kıymetli Hanımın yaptığı kurufasulyeyi yedik de midemiz bayram etti. İftar sonrasında aç kaldık anlayacağınız. En çokta taşeronların bıdılanmalarına sinirlendim, hadi biz bize olsak neyse. Elalemi davet edince keşke böyle olmasaydı.. Ama bi karides çıkmıştı sormayın, aynı babaannemin iftarda yaptığı karides: ))
  • Şirket şapka dağıttı, sineklerden kurtuldum: ) Gelip gelip saçlarımın arasına konuyor, beni sinir ediyorlardı.
  • Şirkette kullanayım diye, gece 11 de eve gittiğimde bulduğum bardak kutusundan kendime kalem kutusu yaptım, bakın çok şirin oldu: )
  • Şirket Bayramdan sonra çok sıkı çalışıcaz, Bayram iyicene dinlenin dedi! Anam anam!!
  • Şirket ramazan ayı boyunca 6:00 da çıkmamıza izin veriyo: )

6. Daha sonra devam ederim..

Pazar, Haziran 01, 2008

Pazar Nöbeti






Şantiyede her departmandan bir kişi Pazar nöbetine geliyor. Bu hafa sıra bendeydi. Malesef Doca ile aynı departmanda olduğumuz için aynı güne denk getiremiyoruz nöbetleri. İki hafta sonra da onun nöbeti olacak. Tabi ben maraba bi mühendis olduğum için arabam yok, gerçi olsaydı da ehliyetim yok. Zavallı Doca nöbetim olduğunda beni şantiyeye getirip, sonra yakınımızda ki sahilde gezmeye gitti. Bende tek başıma ofiste taşeronun teslim ettiği yangın senaryosunu inceledim. Dizayn ofis yok, sahada iş yok. Bende 3-4 gündür masamda sürünen işleri bitireyim dedim işte. Açtım Erkan Oğur dan "çayın öte yüzünde" yi, demledim türk çayımı, uzattım ayaklarımı önce okudum bi senaryoyu, sonra bilgisayardan inceledim proje üzerinde neler olacağını. Bir Pazar nöbetini de böylece yemiş oldum. Şikayetçi olduğum söylenemez, tek başıma ofisin tadını çıkarttım, ama Doca çooooooookkkkkkkkk sıkıldı bu olaydan:))

Cumartesi, Mayıs 24, 2008

Ilk Asfalt - Hayirli Olsun:):)

Pist Dolgusu Bitti, Ilk Asfalt iste boyle dokuldu!!

ASPHALT
FINISHER-Harika bir makine dakikalar icinde metrelerce kare asfalti istediginiz kalinlikta dokuyor.
Kamyon Finisher a yapisiyor ve artik finisher kamyonu itekleyerek malzemeyi ala ala ilerliyor.












Pazartesi, Nisan 21, 2008

Santiyemiz

Cadi'nizin nasil bir yerde calistigini kavramaniz acisindan bu fotografi ekleyeyim dedim. Colun ortasindayiz iste! Son durumlarda yine sefim yok, bir sure teknisyensizde kaldim. Yani hem asagida gormus oldugunuz mobilizasyon sahasinin sorunlari, hemde arkada insaatini gordugunuz binalarin (sadece ikisi gozukuyor, toplamda 13 taneler!) projeleriyle ugrastim durdum. Ama Cuma gunu Tiflis teki foremenim buraya geldi, artik mobilizasyonu tamamen ona devrettim:) Iste beyleyken beyle.

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers