Perşembe, Ağustos 30, 2007

..Kina Gecesi..

Kinaya gitmek icin isyerinden 1 saat once cikilarak, Doca nin sozlerine aldirilmayarak –“sen yarim saatte hayatta kiyafet alamazsin, hele etek hic alamazsin” - kosa kosa bir adet hoppirik etek alinir “bu kadar hizli almamin sebebi o an icin Doca ya -ohh aldim iste!!- demenin dayanilmaz hafifligide olabilir: ))” Aceleyle otele gidip bir cirpida giyinilir, sonracima kosa kosa geri ofise gidilir. Doca arkamdan “dikkat et kendine, geri donmezseniz alayim mi seni” der, ama ben yeni insanlarla tanismanin ve Tunus isi bir kina gecesine katilmanin heyecaniyla “yok yok ben kalirim orada ev var zaten, merak etme derim”. Ofiste bayan arkadaslara katilinarak, kina yapilacak sehire 1,5-2 saatlik bir yolculuk sonrasi sagsalim varilir.
Sonrasini daha farkli yazmistim ama sizi yormayayim fazla detaylarla, buradan devam edin efendim:
Gelinin icine beyaz pantalon ve bluzden olusan bir takim --seffaf gibi:)-- uzerine de kirmizidan bir carsaf giydiriyorlar, basini yine bizde ki gibi bir ortu ile kapatiyorlar.
Gelin hanim misafirlerin yanina gelirken dualar okunuyor ve ellerinde mumlar var, ama bizdeki gibi kucuk mumlar degil kocaman kocaman mumlar.Ustte gormus oldugunuz kapta kina var, bu kinanin uzeri seker doluydu, gelin hanim bu sekerleri avuc avuc uzerimize firlatti:)) Ayrica tatli bir genc kiz bana sekerlerden ikram etti, ben tam yerken bunlardan yiyenler hemencecik evlenir dedi! Doca duymasin ama beni bekar sandiklari icin o sekerlerden yedim:))Yine yukarida gordukleriniz Tunus'a ozgu kina susleri..Boyle kaliplarin icine kinayi kucuk bir poset yardimiyla sikiyorlar, iyice kuruduktan sonrada kagitlari atiyorlar, geriye asagida gordugunuz desen desen kinalar oluyor. Gelinin elleri ve ayaklarini iste boyle desen desen yaptilar..Ayrica acayip bir kina sirasi vardi ve kina yakan hanim accaayip yoruldu:)) Bu eller sirkette yeni tanistigim bir arkadasin elleri;)

Asagisi biraz tatsiz efendim, isteyen hic okumadan bu tatli kina olayini burada bitirsin :))


Benim icin zevkli ve guzel baslayan bir gece, acayip sikintili ve sinirli bitti. Malesef yeni tanistigim, sarhos bir bayan in surekli sozlu tacizlerine maruz kaldim ve anlamadigim bir sebeple surekli o kisi tarafindan asagilandim. Yanimda daha onceden tanidigim ve samimi oldugum kimsede yoktu. Kimsenin tadi kacmasin diye de butun soylenenleri yutmak zorunda kaldim, yoksa sarhos diye kimsenin asagilamalarina katlanamazdim. Zaten ben ve beni asagiladigi insan disinda kimse farketmedi, yada farketmezden geldiler. O beni surekli asagiladigi kiside agzini acip "ya sen ne dedigini bilmiyorsun, ayip oluyor" demedi!! Hala dusundukce elim ayagim titriyor. Aslinda bununla ilgili upuzun bir yazi yazmistim o sinirle, ama yayimlamak istemedim, okuyup herseyi yeniden hatirlamamak icin. Bir kez uyarmak istedim ama sen ona bakma sarhosken ne yaptigini bilmez dedi bir kisi, hic bulasmadim. Oturdum bir koseye ve eve gidip rahat rahat aglamayi, bosalmayi bekledim. Sarhos olmak insana baskalarina hakaret etme hakkini verir mi acaba? Hele ki hic tanimadigi bir insanin davranislarini, meslegini yada yaptiklarini asagilama hakkini verir mi? Ve son bir soru sarhoslar yaptiklari seylerin gercekten farkinda olmazlar mi? -Buna kesinlikle inanmiyorum- Yine mideme agri girdi, kestim ve kactim..

Çarşamba, Ağustos 29, 2007

Rent A Life!

Kiralik odalarda yasayan kiralik arabalara binen kiralik insanlar oluverdik bu sehirde. Arabaya bisey birakma cunku kiralik, her an baskasi binebilir veya araba degisebilir, e ne de olsa kiralik. Evde bisey birakma cunku, “Aaa orasi ev bile degil!” otel odasinda biseyler birakma ortalikta, her gun odana giriliyor, herseyi derli toplu tut. Ayrica o kiralik odanin kiralik kıllı battaniyesini soylede bi daha o yatagin uzerine ortmesinler. Kıllı ve kirmizi bir battaniye bunyemde agır kasıntılı alerjilere sebep oluyor zira. Hatta o kıllı kirmizi kiralik battaniyeyi dusununce bile kasıntım basliyor.

Allahtan o kasintilar benim, yazi yazdigim eller de sukurler olsun ki benim.. Aaa bilgisayarda kiralik ama!! Yuuuh demeyin!! Daha sirketimiz bilgisayarlarina kavusamadi bizde mecburen kiralik bilgisayarlarla calisiyoruz, bilgisayara yukledigin programlari sakin kaybetmee, cunku o kiralik!! Butun belgeleri masa ustune kaydet ki bilgisayari yenisiyle degistirirken araman gerekmesin!





Kiralik odamizin guya mutfagi var ama o guya mutfakta yemek yapmak icin tek bir tencere tava, bicak kasik herhangi bir sey yok. Kiralik evimizin kiralik mutfaginin kiralik buzdolabinda benim olan onlarca danoneyi DoCa ile kiralik tek bir tatli kasigini kullanarak yemek zorundayiz. Hal boyle olunce ben onu beklemeye dayanamiyor ve kakaolu Danoneyi bi guzel kafama dikerek iciyorum: ))) El benim, agiz benim, danone benim, araya benim olmayan hicbisey sokmadan danonemi bi guzel hupurdetiyorum!!







Kiralik hayatlarin kuklalari olduk, bakalim Allah sonumuzu hayr etsin..


Tunus'un en buyuk alisveris merkezinden fotolar, ciyong diye okunuyor. Yolunu bulurken baya kisiye sordukta. Sorarken Cin de bir yer ariyormusum gibi geldi: )))))))


Bu hafta program yogun:







  1. Bu aksam bir arkadasimizin kina gecesi var, oradan degisik malzemelerle ve cici fotolarla donmeyi umuyorum.



  2. Yarin 30 Agustos ve askeri atesemizin resepsiyonuna davetliyiz.



  3. Ertesi gun ise kina gecesi yapilacak arkadaslarin elcilikte nikahlari kiyilip, aksamada ufaktan bir eglencesi yapilacak.



Gelsin fotograflar, yeni yeni hikayeler bakalim, Allah tan bir terslik olmazsa hepsine katilmayi umuyoruz. Ama benim cook buyuk sorunlarim var, kiyafet gibi aldigim bir suru kilo gibii!! Iyyy! Ne yapalim artik biseyler uyduracagiz..

Pazartesi, Ağustos 27, 2007

Simdi de Fransizca!!




Arapca ile basim belada demistim ya, onunla sinirli degil.. Shakespeare’i okuyamadigi icin orta okul 3 de turkce ogretmeni tarafindan azar isiten, “sen hayatinda hic Sekspir i duymadin mi?” diye hakarete maruz kalan minik CaDi simdi gitti geldi Fransizca ya yeniden catti! O gun “evet hocam Sekspir’i cok duydum, ama hic adini okumaya calismadim!!” diye honkurmemek hala icime derttir. Zira Fransizcayi okumasi bi dert, yazmasi ayri dert, anlamasi ise evlere senliktir! Sen yaz 12 harfi, sadece 6sini oku, harf ziyanligindan baska bisey degil. Fransada cocuk kitaplari bile kalindir herhalde !! Hani kanmayin oyle kalin kalin fransizca kitaplara, cogu harfi sus olsun diye yaziyorlar, kitaplar doluyor. Okumayacaksin niye yaziyosun : )) Bunun kagidi para, murekkebi para, GB lar doluyordur bilgisayarlarda da kesin! Turkcemizin gozunu seveyim valla, “yazildigi gibi okunurBUDUR! : ))




Yemek yemege gidiyorsunuz, menulerde fransizca zaten, ben okudugumu saniyorum ama teleffuzum yerlerde surunuyor:)) En sonunda iste bu diye parmakla gosteriyorum, bunun icinde ne var? Garson ingilizce biliyorsa iyi de, bilmiyorsa gozlerimi kapatip, o piti piti karamela sepeti diye yemek olayini direk sansa bagliyorum: )))) Ama burada en buyuk sorun su ki kimse tek bir dil konusmuyor. Hani Gurcistan’da da rusca gurcuce karisik konusuyorlardi ama ikisini ayni anda konusmuyorlardi. Kendi aralarinda hep gurcuce konusuyorlardi, teknik konularda rusca konusuyorlardi. Bizde Allah a sukur derdimizi anlatacak kadar 20-30 kelime ogrenmistik, pazarda catir catir pazarlik bile yapiyorduk Palyanco’mla: )) Ama burada tamamen iki dil birbirine karisip yeni bir dil olmus. Zaten sanirim bizim burada ogrenecegimiz Fransizcayi Fransizlar anlamaz, Arapcayi da araplar anlamaz. Ha sen ikisinden birini iyi konussan anlarlar ama kulak dolgunlugu denen olay tarafindan hic sansimiz yok! Neyse olacak olacak, o da olacak..




Is olayina girersek cikamayiz diye hep erteliyorum. Cunku burada hersey karmakarisik! Biz -ongorulen tarih- Ocak ayina kadar -Tunus’un baskentide Tunus- Tunus ta kalip, Ocak’tan sonra insaatin yapilacagi col ortamina transfer olacagiz. Cole en yakin yerlesim biriminde de kendi kalici evlerimiz var, yani iki sene oturacagimiz evler. Ama bizde ongorulen tarihe hic bi zaman uyulmaz, yarin hadi gidiyorsunuz derler, yada Ocak gecer Mart gecer, Nisan gecer.. biz hala gidememis oluruz. Herseye hazirlikli olmak lazim.




"Pazar gunu kahvaltisiz olur mu, ne yaptim ettim tum imkansizliklara ragmen super duper ekmek ustu pizza yaptim, sofrayida elimden geldigi kadar suslemeyi unutmadim, ancak boyle oldu:)) bir Turk kizina tum zorluklari yenmek yakisir:P"





Perşembe, Ağustos 23, 2007

Tavsan Bacumla Msn Muhabbeti:))))


CaDi says: Bacuuu buradamin gii


tavsan says: bubamla carsiya gedup alışveriş yaptuk


CaDi says: anam agladi gii sabahtan belli calis calis


CaDi says: oh ne kadden gozel


tavsan says: et balcan neyim aldık


CaDi says: yimek mi yapcaniz


tavsan says: gelup balcan kebabu yaptık


tavsan says: şimdi fırında pişiyoo gelcenizmi


CaDi says: hee gelek aksam yimegeene


tavsan says: valla gıs ne güsel oluu gelün emü


CaDi says: oluuu geluukene ben ne edem de getirem bacuu


tavsan says: senün herüf seve balcanu kebabu


CaDi says: oo bayulu bayuluuu


tavsan says: anam kömbe yapuvee


CaDi says: kombe itin olmus bacuuu


tavsan says: senün elleründen bek güsel oluu



CaDi says: daha ondan gayru ne isteen


tavsan says: baska şeyin geree yoo


tavsan says: anamda davuk suyuna bulgur bilavu edeyyo


CaDi says: anam anam oyyy gozunun yagini yedigim


CaDi says: salap sulap yaladigim anam


tavsan says: orada yimeklee nasuu bacuu


tavsan says: yarunada ben davuklu börek edivercem


CaDi says: allah seni inandursun bacuu daha bi tabah yemegee bitiremedim geldugumden beruu


tavsan says: bol baharatlumu salçalu kalçalu mu


CaDi says: ben gelmeyum de kimler gelsun oraya anam babam


tavsan says: anaa neyekine porsiyonlar mı çok büyyük


CaDi says: yook gii onume goyduklari yimegee itin onune goysan yimez


CaDi says: peeh


tavsan says: aboooo neyekine


tavsan says: turk lokantası yok muu


CaDi says: baska bisey bilmiyollar


tavsan says: ne biliyollar


CaDi says: et patatiz yumurtadan gayrisini bellememislee, her halta garusturuveriyollar


tavsan says: ayy fransalarda benum heruf bir et yemiş pişmemiş


tavsan says: götürün pişirinde gelün demiş


tavsan says: 3 kez gitmiş gelmiş et


CaDi says: haha


CaDi says: Bacuu o gavullar oyle severimus


tavsan says: çiğ hala gii



CaDi says: cok pismis istersen orada senu benu begenmezlermis


tavsan says: işte orada fransız sömürgesi ya


CaDi says: amaan netcen iste


CaDi says: gavur memleketi nire olussa ossun


tavsan says: anam sen onları begenme


tavsan says: ne demek senu benu begenmezlermiş


tavsan says: çiğ et yeye yeye sarkozi akıllı olmuş pis heruflee!!


VE CADI KOPAR !!


CaDi says: hahahahahahahahahaaa

Pazartesi, Ağustos 20, 2007

Iste Tunus'tan Ilk Foto'lar -yogun istek uzerine-

..Sidi Bou Said'den fotolar..

...Tunus'un en guzel sokaklari...



...En guzel manzarasi buradaymis...








..Yasemin ciceklerinin pesi siraa, keske kokusunuda ekleyebilsem sayfama..




...Kapilar ve pencereler bu semtte mecburen mavi, ama iscilikleri cok hos...




Buranin en meshur tatlicisindan tatlilar bu zarif kutuda hediye, lutfen sizde buyrun;)







...Santiye'nin yapilacagi alandan, yani colden fotograflar...








..Heryer dumduz, onum sagim solum saklanmayan ebe sobee!..







...Oyy oyyy gozlere bak gozlereeee...


NOT: Her yaziya farkli bir template yapmaya karar verdim, benim gibi kararsiz bir teraziden de fazla bisey beklemeyin zaten:))

Cumartesi, Ağustos 18, 2007

Ayva Yaem Yaem : )))

Bizde ki selpak satanlar gibi burada da bu ciceklerden satiyorlar, almazsan aldiriyorlar:) Doca da bana aldi netekim, yasemin pek guzel kokuyor..

Gectigimiz carsamba gunu bi dolu aksilikle birlikte ucaga bindim, soyleki ben bavulumu 30kg a gore toparlamis hatta 2-3 kiloya ses cikarmazlar diyerek iyice herseyi ziplemistim. Sonra birde koca sirt cantasi zipleyip –burada ki sinirim 8kg degil tabiki agir oldugunu caktirmazsaniz sorun yok, yani beni yere devirmeyecek kadar di : )- boynumada bilgisayarimi takip gittim Tunus air yolcusu olmaya. Zaten ufak tefegim, omuzlarim cikti bu kadar mali tasiyacagim diye! Gittim ama bizim pek sevgili ve saygideger arkadaslarimiz bize yer kalmadigi icin-nasi bi bahane ise- 30kg luk degil 20 kiloluk biletlerden almislar. Ve lutfedipte bize soylememisler. Bi an kulaklarimdan alevler fiskiracak sandiysamda yine sogukkanliligim ve dar zamanlarda hizli calisan kafam sayesinde bir iki tanisi araya sokarak ve havas gorevlisi kizla bir olup, Tunus’lu amcayi kafalayarak 20 yerine 30u gecirdik, benle birlikte iki arkadasada ayni seyi yapmislardi! Ucak epeyce bi pisti ayricana ve yemeklerde tuhafti. Tabii Thy nin steril ve leziz! Yemeklerinden sonra bunlar bi acayip geldi.




Ucak havalandiktan sonra kitap okumaya dalmistim ki bi adam yuksek sesle dua okumaya basladi, aha dedim dusuyoruz!!! 24 bolum lost izleyip-bkz:eksisozluk- ucaga binersen boyle olur, koltuga yapisip pencereden kendime guzel bi ada secmeye koyuldum; bi yandan da, adam bu bilmedigim duayi okurken icimden dua etmeye basladim, adam sozunu bitirince AMIIN deyivermisim, sonra adam ingilizce konusmaya baslayinca dank etti, meger kaptan pilot konusuyormus : ))) Her arapca konusan dua mi ediyor kardesim!!




Sagsalim indik havalimanindan Doca aldi beni, ozlemisim keratayi. Sonra yeni is arkadalarim ve yeni gecici! Evimizi gordum. Aslinda gecici 3 aylik evimiz ev degil bi otelin 1+1 apart dairesi. Iste anlayacaginiz gocebe hayatina devam: (( O gun bugundur de bil fiil calisiyoruz. Basladi santiye temposu yani, sabah 8 aksam 8 gidiyor! Cumartesi dahil: ( Aman sanki zorla gonderdiler iki sene daha sikicaz disimizi ne yapalim ama dimi..




Tunus’a gelirsek ayni bizim guney kiyilarimiz gibi zaten karsi tarafi, gerci buraya herkes tatile gelipte biz calismaya gelince insana koyuyor; hele sabah otelde millet pikir pikir uyurken biz ise gelince off offff cekiliyor ama ne yapalim.




En buyuk sorunum dil bilmemek, arapcanin bende iki farkli etkisi oluyor. Ciddi konustuklarinda AMINN diyesim geliyor, boyle sen sakrak konustuklarinda da AYVA YAEM YAEM diyerek direk gobek atmak istiyorum. Pavlovun kopegi gibi nasi sartlandiysam arapca konusunda: )))




Fotograflari bi ara eklerim, saygilar selamlar hurmetler efendim…



bum bum bampirim bulu bulu, bum bum bampirim baga baga : ))))



Simdi hep beraber



veli vel veli vel veli



velveli vee veli vel,



veli vee veli velveliveliveeli



ya veli ya veliveliveliveeli



ya veli ya veliveliveliveliveli



Ohhhh kiviiir yandaaaaan...

Salı, Ağustos 07, 2007

Leylek Havada!!

Mühüm Not: Dikkat Hamişler için yan etkileri üzerinde deneyler yetersiz olduğundan, doktorunuza danışmadan bu yazıyı okumayınız, hele fotoğraflara hiiiiç bakmayınız!! Neme lazım canınız falan çeker, başımıza iş almayalım:)))




Adımı leylek koyacağım, yapı itibariyle bana uygun değil aslında, daha kısa, bodur piliç tadında göç eden kuş isimlerinden de şu anda aklıma gelen olmadığından mecburen Leylek diyeceğim. Haa bak Ördek fena olmayabilir:))) Dün son yapmış olduğum yolculuğumdan dönerken düşündüm de, ben onyedi yaşımdan beri hiçbiryerde iki-üç aydan dahafazla aralıksız yaşamadım. Sadece Tiflis'te non-stop çalıştığım 8 ay dışında. Liseyi bitirip, ilk sene sınavı kazanamayınca, onyedi yaşımdayken doğup büyüdüğüm şehirden ayrıldım. Cancan Ablamın yanına gittim ilk olarak, çok net hatırlıyorum o yolculuk yalnız başıma yaptığım ilk yolculuktu,
nasılda heyecan yapmıştım. Orada onların kızı oldum, saolsunlar öyle iyi baktılar bana, ama sürekli Ankara'ya gidiş gelişlerim devam etti, sonra başka bir şehirde üniversiteyi kazanınca tastamam gurbet yolları gözüktü bana. Sadece bi yere gidip gelmiyordum üstelik, benim her evde, her şehirde bir odam vardı. Cancan'ın evinde bi oda, Tavşan'ın evinde bi oda, Teyzem'de
bi oda, Annem'in evinde zaten odam vardı:)) Gerçi bu odalar şimdiler de başka sıpalar tarafından kapıldı ama
-ablamlar birer çocuk yaptılar, ankara'da abimin sıpaları kaptı benim odamı, İstanbul'da kuzen bacımın oğlu oldu!!- olsun ben gidince bana yatıracak her zaman bir yerleri vardır:) Yaz tatillerinde de sürekli gezdiğim için bana yine leyleği havada mı gördün derlerdi.

Velhasıl kelam, ben bir önceki haftasonu Ankara, Geçtiğimiz haftasonuda Bacularımın yanına gitmek suretiynen eski günleri yad ettim. Gitmek görmek güzelde, gelirken insanın boğazına kilitlenen yumru yokmu, her ne kadar ağlamak yooooook, gülmek vaaaaar desekte, olmuyor olamıyor.



Ankara'da süpper bir hafta sonu geçirdim, maşallah yeğenlerim cıvıl cıvıllar, kuduruklar.
Hatta çiftlik dondurması bilene yedim:) Küçük prens ise artık eşşek kadar olmuş, sıpanın ayakları benim kadar, boyuda maşallah bana çok az kalmış. Gerçi ben bodur tavuk olduğumdan her halükarda boyu beni geçerdi:)) Halasının balı, ben sıcak nescafeden yandığım için çok üzülmüş ki, gitti bana soğuk kahve aldı, süt aldı. Dolaptan buz aldı, onları kattı karıştırdı, ne renk pipet istediğimi bile sorduktan sonra önüme getirdi. Hayatımda içtiğim en güzel kahve idi:)) Daha sonra kalan kahveleri ablamların yanına gelen annemle beraber bana göndermiş, halam içsin diye. Ben o sıpayı yerim ama yaa, maşallah çok tatlıdır bu çoooook. Tabii Jounier Cadı'yı unutmamak lazım, o da kucağımdan inmedi oradayken, halaaa diye boynuma sarılınca onlar dünyalar benim oluyor. Küçük presin bana sıkı sıkı sarılarak, söylediği laf ise evlere şenlik, "Halaaa sen hiç değişmiyorsun, hep çocuk gibisin:S" Valla üzülsem mi sevinsem mi bilemedim:)



Ablamların orada ise tam şenlik vardı, yabancı uyruklu olan eniştemin iki kız kardeşi, eşleri, çocukları onların üç çift arkadaşı, onları eşleri çocukları. Gerçi onlar kendilerine iki tane yazlık kiralamışlardı ama, annem rahat durmadı, yemeğe alıcaz diye. Bizde elin yabancılarına Türk yemekleri yedirelim dedik, çünkü kendilerinin yemekleri bir harika. Gerçi ben pek bişey yapmadım ama annem ve Cancan ablam resmen döktürdüler. Pamukellim bi gün saymış evde tam 24 kişiymişiz:) Menüyü saymak ve hiiç unutmamak istiyorum. Mantı, cevizli içli köfte, zeytinyağlı-laar:)- Fırında Levrek, Kakaolu kek-bitek bunu ben yaptım-, elmalı turta. Ay
sayınca az olmuş gibi geldi ama yemelere doyamadım. Doca sende okuma bunları:P Rejim olayına devam, go go go seni kesseler acımaz aşkım:P Allahım sen herkeslere ağız tadıyla yemekler ver yarabbim. Bu yemekler olmasa ne olurdu, insan sevdiklerinin yanındayken kuru ekmek yeter beee. Ahhh ahhh yine içlendim. E geldim yine kürkçü dükkanına, kürkçü dükkanıda mayonez:P Bu arada pamukellim ve Tosun paşam'da pek tatlılardı. Aslında haftaya abimlerde ablamlara gidecek acaba yine mi gitsem:P Bütün yeğenlerim bir arada, mest olurum herhalde. Yok yok ben uslanmam, zaten buna cüzdanda dayanmaz:)) Pamukellimle sayfamda ki yabancı şarkının sözlerini bulduk, ve bağıra bağıra söyledik, kek yaparken dibini kaşıkladık,
fingirdeyip durduk.Elcağızımızla birbirimize boncuklardan bileklik yaptık.




Tosun paşama ise kendinden 4,5 ay küçük yaramaz kuzeni gidip gelip bi tane geçiriyordu, bu zavallım da dudaklarını büküp "annee, ben üsüldüm" diye ağlıyordu. Eşşek sıpasına bak yaaa, hem misafir gel bide bacak kadar boyunla benim yeğenimi döv! Bizimkisi garibim bilmiyo ki hayatında dayak ne demek, vurmak ne demek! En sonunda ben nasılsa türkçe bilmiyorlar diye, ve çaktırmadan sırıtarak paşam sana vurana sende vur böyle bi tane geçir, acısını anlasın bi kere, sana vurmaz diye öğütler verdim ama tutarsa:))) Bana kalsa çakıştırırdım bi iki tane o sıpaya, öyle vurulmaz böyle vurulur diye ama tatlıydı kerata:P E napıyım o da vurmasaydı yeğenime yaaa!!



Şimdiden söyleyeyim, siz bana Allah kavuştursun demeye doyamazsınız boşuna uğraşmayın:)) Benin hayatım gurbet olmuş on senedir,
yollar bile aşındı gidip gelmemden.
İşte artık havada ki leylek ben oldum, yada ördek ne derseniz:))

NOT: Bi kaç kişiden blogumu görüntüleyemedikleri ve yorum yazamadıkları ile ilgili şikayet aldığım için şimdilik bu template i kullanacağım. Sorun template den mi kaynaklanıyor bilemiyorum ama deneyerek göreceğiz artık, o yüzden şaşırmayınız:)

Çarşamba, Ağustos 01, 2007

Doca'ya mektup:)) * İstanbul Hatırasıı




Günaydın şeker,


Bugün sen gideli tam bir hafta oluyor. Yukarda yine oturacak yer olmadığı için S.ların odasına geldim, beni içerdeki odaya aldılar:) Müdür hanım geldi diyorlar, burası müdür odasıymış güyaa:)) Ayrıcana dün beni hiç aramadın, gerçi akşam msnde görüştük ama olsun:( Eğer gün içinde msne gireceksen, yandakilerin wireless netini kullanabilirim, haber ver yeter:P


Evdekilerde iyiler, babaannen her gün iki çeşit yemek yapıyor, umarım kilo almam daha fazla:)) Dün Mayonez zorla bana saçını boyattı kızıl olacak diye. Bide bunalım takılıyo ya, boyayımda biraz morali yerine gelsin dedim ama daha evvel saçını siyaha boyamışlar ve saçının dipleri kızıl, uçları siyah kaldı:)) İğrenç oldu ve yine bunalıma girdi:) Tabii saçı boyayan ben olduğum için günah keçiside ben oldum:) Boyasan suuçç boyamasan gene suç:) Aslında direk beni kesecekti ama Allah'tan ona demiştim cuma boyayalım, güzel olmazsa iki gün sonra yine boyarız diye:)) O yine acele etti anlayacağın:)


Wampircik, bu hafta öğlenden gece 10 a kadar iki kursa birden devam ediyor. Cumaya kadar böyle gidecekmiş, sonra öteki guruba katılacakmış. Ayrıca bilgisayarının ekran kartı harbiden arızalı, birden bire ekranda binlerce yeşil çizgi çıkıyor ve bilgisayar kilitleniyor haberin olsun. Gidip onu değiştirecek.


Sabahları ben Mayonezle çıkıyorum evden, beraber yürüyoruz o servise biniyo ben köprüye devam ediyorum yürümeye. Bizimkini servis sorumlusu seçmişler bi havalarda sorma, ama bugün saçından dolayı azcık havası söndü:)) Hatırlıyormusun, üniversitede tutturmuştu bi dar vakitte saçımı kestiricem diye, iyi bi yer araştıralım abuk sabuk bi yere gitme demiştim ama nafile. O dakika, o an kestiresi tutmuştu da, yoldan geçen teyzelere kuaför sormuştuk:) Onların tarif ettiği yere gidip kendini bi güzel kırktırmış, sonraki bir ay burnumuzdan getirmişti berbat oldu diye:)) Gerçekten de minibüs şoförleri gibi olmuştu!!!


Bu arada bilgisayar çok ağır, artık taşıyamayacağım, omuzlarım çöktü. Çocuklara soracağım burada bıraksam bişey olurmu diye, bi de sanki her an biri elimden çekip kaçkap:) yapacak gibi geliyo, İstanbul'dan korkuyorum. Hem malesef çantanın üzerinde kocaman, bilgisayar olduğu yazıyo:)) Bide her sabah güvenlikte cihaza bilgisayarı ayrı, çantayı ayrı koyma derdinden kurtuldum. Personel kimliğini takınca gerek kalmıyo:))


Keşke sende tembellik etmesende yazsan bana bişiyler, mesela yeni evimizin fotoğraflarını göndersen şeker? Çok merak ediyorum, bide etraftan çekip yollasan olma mı bea?


Seni de çok merak ediyorum, şu telefonunda açılamadı gitti. Benim bildiğim hattı alırsın iki gün sonra açılır! Rejimin nasıl gidiyor, kulağın için doktorun verdiği antibiyotikleri kullanıyormusun, bide kulak damlan vardı ama sen hayatta onu kendi başına yapmazsın!!


Neyse şeker bana cevap yaz olurmu? s.ç.ö. , Allaha emanet ol..


h.k. , minik Cadın..


Not: Bu arada hepsinin maaşı yattı ama benimki yatmadı, kredi kartımda dolmuş taksitlerden cebimde de az kaldı şeker. Bana harçlık gönderirmisin? Garanti hesabıma göndersen acaba çekebilirmiyim direk bankaya gidince, kartım çıkmadı daha biliyosun. İşbankasının da burada şubesi yok.. Amaan işte, sen bilirsin artık.


Diğer Not: Bi daha baktım yatmış maaş şeker, merak etme;)

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers