Perşembe, Aralık 25, 2008

O günde Türkiye'de kar yağmıştı, tıpkı bugün gibi:))

Doca dün ilk defa çöp poşetine koymadan, elinde taşıyarak çiçek getirdi bana(maşallah), ve dün ilk defa evliliğimizin 3. senesini kutladık:) Allah ayırmasın bizim gibi sevenleri (inşallaaahhh) Sağlık ve mutlulukla nice seneleeerrrrreeeee:))..




Pazar, Aralık 21, 2008

Ya Perdeler??

İlk yurtdışına çıkışımız epey zor olmuştu. O zamanlar ikimizde İstanbul da farklı şirketlerde çalışıyorduk, evlilik için son hız hazırlıklarımızı yapıyorduk. En çok evimizle uğraşmıştık, saolsun Cancan ablam evini kira almadan bize açmıştı ve bizde oraya cici cici eşyalarla kendi zevkimize göre döşemeye başlamıştık. İğnesinden ipliğine herşeyimizi kendimiz seçmiş, zaman harcamış emek vermiştik. Evin sadece perdeleri kalmıştı almadığımız, perdeci perdeci geziyordum mesai çıkışlarında. Doca bir gün "seni çağırıyorlar" dedi. "Nasıl yani ?" dedim.

O sıralar Doca'ya sürekli Tiflis işini söylüyorlar, o da sürekli geçiştiriyordu. Açıkçası hiç mi hiç ciddiye almamıştık. Bütün herşey hazırdı işte, 24 Aralık a gün almıştık ve herşey hazırdı, perdeler hariç! "Nereye çağırıyorlar?"

"Beni ikna etmek için seni de iş görüşmesine çağırıyorlarmış". Demek yurt dışında büyük bir inşaat! Bir makine mühendisi için böyle bir projede çalışmak büyük bir şanstır. Normalde bir iki sistemi bir arada yaparken bu tarz bir işte bütün sistemleri bir arada görme şansınız doğar. Evet ben heyecanlanmıştım, doğru yerden fethetmişlerdi Doca'yı:)) Hem sadece 1 sene sürecekti. Sonra geri dönecektik evimize..

Perdeleri de gelince alırdık artık! Sonra gidiverdik evlendikten 5 gün sonra Doca, sonra ben, ansızın, neler neler oldu.. O proje bitince, daha büyük bir proje var dediler, yine heyecanlandık projeler önümüze geldiğinde! Bu da iki sene sürecekti, sonra döneriz dedik, perdeleri alır veee..

Doca ile konuşurken hatırladık o günleri.. İşte şantiyecilerin hayatları böyle başlıyor, şimdi dönmekten çok, daha güzel bir proje olsa gidermiyiz burayı bitirip diyoruz. Yaşadığımız evlerin geçici olduğunu biliyoruz, ama yine de evimizi ev gibi hissetmek için herşeyi yapıyoruz. Duvarlara hasret dolu İstanbul resimleri asıyoruz.. İşte geçici evimizden bir köşe..
Perdeler ise kaldılar yüreğimizin bir köşesinde, sevdiklerimiz de öyle, hayat nasıl sürüklediyse bizi buralara işte öyle..

Pazar, Aralık 14, 2008

Her Şey Vatan İçin:))

NOHUTLU PİLAV
ÖZEL PİŞİRİLMİŞ KAVURMA
KISIIIRRRR
MANTIII
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE
KARNIBAHAR KIZARTMASI

Doca nın işyerinde çok sevdiği bir elemanı ve eşini (Tunuslular) Türk yemekleri yedirmek için evimize davet ettik. Dünden beri onlar için hazırlanıyordum, çok uğraştım ama sanıyorum buna değdi. Eğer sadece kibarlıklarından söylemedilerse çok beğendiler yemekleri:) Menüye bakınca ne kadar uğraştığımı anlamışsınızdır sanırım, çoook yoruldum ama değdi sanırım, bütün yemeklerin adını öğrenmeye çalıştılar:)

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers