özel günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mayıs 14, 2011

Şahit Cadı:)


16.04.2010 da sabah erkenden yapmıştım testi, ertesi gün arkadaşımın nikahında şahit olmak için Ankara ya gidecektim:) Hayatımın ilk nikah şahitliğinde hamileydim! Doca ve benden başka kimse bilmiyordu ama:)) Birbirimize bakıp gülüp duruyorduk:)

Hamileliğimin ilerlediği hatta bazılarının "daha alışveriş yapmıyorsunuz dimi ne olur ne olmaz" diye konuştuğu günlerde, bana yine Ankara'dan bir paket geldi!! O zamana kadar bebeğimin dünya üzerinde ki tek malı Pamukel limin getirdiği bir çift çoraptı!! O çorapları yastığımın altına koyup uyurken, bu pakete o kadar sevinmiştim ki o kadar oluuurrr!! Masanın üzerine dizip fotoğraflarını çekmiş, hepsini tek tek sevmiştim gelen şeylerin:))

İşte şimdi şahidi olduğum canım arkadaşım hamilee!! Allah sağlıkla sıhhatle kavuşmak nasip etsin Elif'ine!! Ben de ne zamandır bir heyecan onlara paket hazırlıyordum, bugün nihayet gönderdim:))) Eminim o da benim gibi çok heyecanlıdır, dualarım onlarla!!!


Cumartesi, Ekim 10, 2009

Heepii de börtdey to mee!


..Umman'nın (Sponge), Libya'nın (Elf) ve Tunus'un (Meloş) gülleri..



Palyanço'dan sonra yeni şantiyede kimseyle çok yakın arkadaş olmayacağım, ayrılmak yıkıcı oluyor demiştim, büyük konuşmuşum. Elf ve Sponge dan ayrıldık bile, yıkıldım.. Meloş'umla başbaşa kaldık. Biliyorum onunla da bir gün ayrılacağız, bari buradan beraber gidelim nereye gideceksek..

Sponge, Meloş, Elf hepinize çoookkk teşekkür ederim, hala ağlıyorum..

..Sizi seviyoruumm..

Pazartesi, Eylül 28, 2009

İyi ki doğdun Doca'cım, İyi ki varsın :))


Doca nın Konfüçyüs'ten nesi eksik :))

Salı, Haziran 02, 2009

Şampiyon Beşiktaş'ım!


ÖNCE ÇİZDİK; 

SONRA YAPTIK! 

Sevgili Beşiktaş Taraftarları,  

 

Öncelikle hayallerimizi gerçekleştiren takımımıza ve siz sevgili taraftarlarımıza teşekkür ederiz. Şanlı Bayrağımız Avrupa nın ve Afrika nın en yüksek hava trafik kontrol kulesinde emir ve görüşlerinize hazırdır:)

 

Sevgi ve Saygılarımızla,

 

Tunus Beşiktaş’lılar Derneği

Perşembe, Nisan 23, 2009

23 Nisan..



"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz 
geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız!
 Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli
 olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz." 

Mustafa Kemal ATATÜRK.

Pazartesi, Nisan 06, 2009

Sene-i Devriye (07.04.99)


Verona dan Roma ya giderken yanımda oturan Tunus lu amca bu defa Roma’dan Tunus’a giden C29 nolu kapının önündeki bekleme koltuklarında yanıma oturdu. Sanırım kendisi fazlaca uçağa binmemiş. Sürekli bir telaş halinde ve ne yapacağını bilmiyor. Selam verdim ve oturmasını işaret ettim. Saati gösterip beklemesi gerektiğini anlatmaya çalıştım. Sanırım anladı ve gülümsedi.

Ellerim yoruluyor artık, kalem tutarak eskisi gibi uzun uzun yazamıyorum. Tıpkı küçükken ablamın klavye kullanışına özendiğim gibi yeğenlerimde benimkine özeniyor olmalılar.

“Halacım sen bilgisayar uzmanımısın??” :)

Gülümsüyorum sadece, o günler aklıma geliyor. Kot pantalonumun paçasını kesip, püsküller yaparak Tavşan ablamla, Cancan ablamın çalıştığı yere gidişimiz. Onun yeni mühendis olduğu, taptaze, dumanı üstünde bir azimle çalıştığı günler. Mühendis, güzel bir bayan, araba almış ve ailesinden uzakta başka bir şehirde çalışıyor.Tam hayallerimde ki gibi..

O kadar çok istedim ki Özgür olmayı, 17 yaşındaydım, evden arkama bakmadan koşa koşa çıktığım gün. Ne demekse Özgür olmak, babamın dizlerinde uyumak dururken, annemin üşümeyeyim diye üzerime örttüğü pikeye sarılarak.. İlk defa yalnız başıma yolculuk yapmıştım ve bu defa artık evlenmiş olan Cancan ablama gidiyordum. Çok büyüdüğümü sanıyordum, şimdiyse korkuyorum daha fazla büyümekten. O kadar çok çalışmamıştım ki üniversite sınavına, eniştem babama ne diyeceğini düşünürmüş sınavı kazanamadığımda.

Kazandığımda en çok o sevindi sanırım :) Bense ne yaptığımı bildiğim için emindim, üç tercihimden birisi gelecekti ama neresi. Sonunda Tavşan ablamın bana yazdırdığı yer yani Doca ile tanıştığım yer oldu..

O kadar yalnızdım ki yurtta, sıkıntıdan odayı temizliyor, oda arkadaşlarımın ayakkabılarını, dolaplarımızın hiç silinmeyen üstlerini siliyordum. “Şimdiki gibi bir teenager Kanadalı bir grup başımı şişirmiyordu en azından! Hala C29 kapısında bekliyorum..” Yurttan çıkıp en yakın gazeteciye kadar yürüyordum, çanta almıyordum, telefonumu ve cüzdanımı ceplerime koyuyor, önüme baka baka en asık suratımla yürüyordum, korkuyordum çünkü o şehirden!

En güzel saatler ise okulda geçiyordu, yeni bir dil öğreniyordum, hazırlıktaydım. Tam lise sırasında ki gibi davranıyordum, geveze durmaksızın espriler yapan, herkesi kendisi gibi sanıp rahat rahat konuşan. "Tamam teenager ları anlayabiliyorum, şimdi gülüp gürültü yapmayacaklar da ne zaman yapacaklar ki? :)"

Öyle rahattım, biz lisede erkek kız ayrımı bilmezdik, hep arkadaştık. Birlikte kar topu oynar, konuşur güler kopya çekerdik. Ben burada da aynıydım. Meğer burası aynı değilmiş. Bütün sınıf benim kimi sevdiğim konusunda sürekli kararsız kalmış. Ben herkese mavi boncuk dağıtan bir kızmışım, sanki ne yapıyorsam??

Halbuki ablamlar demişti, okulun ilk yılları herkes birini bulmaya çalışır, bu ilişkilerde hep kötü biter. Sen dikkatli ol diye. "Ben sadece Dostum dünyalı, yurtta yalnızlıktan sıkılmış bir zavallı!"

Ben bütün bunlardan habersizim, derste bik bik konuşuyor, tenefüslerde herkese gülücükler dağıtıyorum.

Doca o zamanlar uzun saçlı, uzun favorili ve sınıfta ki en medeni insanlardan birisi. Ders arasında pencere kenarına oturuyor ve bana yazılacağı kulüpleri anlatıyordu. "Ne zaman, nasıl" sorularımın sonunda diğer ders arasında koşa koşa kulüplere yazılmaya gittik. Orada Geynç le tanışmıştım. Doca nın oda arkadaşı, nasılda çocuktu, bizim gibi. Sakalsız ve daha kısa boyluydu.:)

Derse yetişemedik, kantine gidip 2 çay aldık. O kadar çok devamsızlık hakkımız vardı ki, gelmeyin derslere biz böyle rahatız der gibiydiler, bizde rahattık! O gün tanıştık iyice, nerelisin kaç kardeşsin? O en büyük, ben en küçük! Ya demek kızkardeşin var ve benden 3 ay küçük. O zaman bende onun bir kızkardeşi sayılırdım, o gün kendime komik ve düzgün bir abi bulduğumu düşünmüştüm. Komik abi "bugün sinemaya gideceğiz, sende gel" dedi. Atladım tabii, odaya gibip sıkıntıdan ayakkabıları silmemek için..

Komik abinin bütün planlarında bende vardım artık, kısa zamanda edindiği arkadaşları benimde arkadaşlarım olmuşlardı. Ramazan geldiğinde birlikte diğer bölümlerde okuyan arkadaşlarımıza masa tutuyorduk yemekhaneden. Biz 3'te çıkıyorduk dersten, iftara kadar şamata, gevezelik. Kapıda ezilmeyeyim diye bana yaşam üçgeni yapardı Komik abi, kolunu kapıya dayardı bende orada kalabalığın geçmesini beklerdim. Severdim onu, gerçekten tıpkı bir abi gibi.. O sene tüm ramazan orucumu ilk defa tutuyordum, artık büyümeye başlıyordum.

Bana sevdiği bir kızdan bahsetmeye başladı, çok seviyordu ama söyleyemiyordu. Ne yapması gerektiğini soruyordu, git konuş diyordum. Kıza onu sevdiğini belli etmeye çalışıyormuş ama kız anlamıyormuş. Ben "salakmış" diyor, gülüyordum. "salak değil çok saf sanırım" diyordu. İnsan anlamaz mı canım onu seveni, Komik abi bu kıza çok aşık olmalı salak dedirtmiyor, ayıp mı ettim acaba?

Bu sırada oda arkadaşlarımla bir nebze olsun tanışıp daha samimi olmuşuz. Bir akşam onlarla yemeğe gidiyoruz. Çıkışta bangır bangır müzikli bir yoldan yurda giden arabaların kalktığı durağa gidiyoruz. Telefonum çalıyor, Komik abi arıyor. "Nerdesin" diyor müzik sesini duyunca, bende "sanane" yi yapıştırıyorum. Hayret bişey! Sesi bi tuhaf konuşmaya başlıyor. "Yanımda bir arkadaşım var ve seninle konuşmak istiyor, senden çok hoşlanıyormuş!" (abiymiş böyle abilik mi olur, Resmen beni arkadaşına ayarlamaya çalışıyor!!) Midem bulanıyor aniden, "saçmalama" diyorum. O konuşma sırasında tek söylediğim buydu! "Saçmalama"

Tabi ki telefonu başkasına vermiyor, yine kendisi konuşuyor "kızma, senden gerçekten çok hoşlanıyorum", " saçmalama".

Erken pes ediyor ters tepkim karşısında, "tamam hepsini unut bunların, seni ve arkadaşlığını kaybetmek istemiyorum, hepsini unut"

"tamam"

Ertesi sabah o sınıfa yolda korkarak yürüdüğüm o en asık suratlı halimle gittim. Saçlarını kestirmiş, çok kötü kesmişler. Ama ben ne kadar asık suratlıysam, O da abartılı bir şekilde neşeli. Bütün sınıfı kudurtup, dersi kaynatıyor. Bir tek ben yokum aralarında, somurtuyorum bir köşede. Bana da bulaşıyor, kalem fırlatıyor. Bakışları birşey değişmedi lütfen kaldığımız yerden devam edelim diyor. Bende öyle olsun istiyorum, çünkü onun gibi bir arkadaşı kaybetmekten korkuyorum. O gün hemen olmasa da, herşey zamanla eski haline dönüyor, ya da ben öyle sanıyorum.

Kendi durağında inmiyor, beni kızlar yurduna bırakıp geriye yürüyerek yurduna dönüyor. Eskiden de yapardı, çünkü konuşmalarımız bitmezdi. İki geveze.

2 ay geçiyor aradan, hatta bir gün bir kız bana onunla çıkıp çıkmadığımızı soruyor da ona hayatımın en kızgın haliyle yarım saat nasihat çekiyorum. "İnsanlar arkadaş olmamaz mı? Bir kız ve bir erkek çok iyi anlaşıp sadece arkadaş olamaz mı? İlk okulda da kan kardeşim erkekti benim. Artık böyle şeylere alışmamız gerek." Kız sorduğuna çoktan pişman olmuştu ama benim hararetli konuşmam bitmemişti.

Bir hafta sonra anladım asıl kime nasihat çektiğimi. Öğle yemeğine gidiyorduk, saçlarını daha güzel kestirmiş, traş olmuştu. İnce sütlü kahve bir gömlek giymiş, kahverengi kumaş bir pantalon ve yine kahverengi güzel ayakkabılar. Zayıflamıştı, bahar gelmiş, güneş yüzüne vururken o elleri cebinde yanımızda ki arkadaşlardan birisiyle konuşuyordu. Gülümsüyor ve güzel gamzesi süslüyordu yanağını, maşallah.. Ona daha önce hiç böyle bakmamıştım, ılık ılık birşeyler aktı içime, bahar gelmişti, onu hiç böyle görmemiştim.Gördüğüm adam çok yakışıklıydı.

Hemde o iki ay boyunca hala beni sevdiğini beni ürkütmemeye çalışarak bana iyice hissettirmişti, ya da ben eskisi kadar salak değildim, artık biliyordum. Bazen gerçekten beni unuttuğunu düşünüyordum, eski günlerde ki gibi diyordum. Bazen bir bakışı yada davranışı karşısında ne yapacağımı şaşıyordum, elim ayağıma dolaşıyordu. O gün bahar şenlikleri için sınıftakilerle sözleşmiştik, akşam oda orkestrasının konserine gidecektik. Akşam gittiğimde sınıftan sadece bay tuhaf gelmişti. Kocaman çeneli, sarışın ve sınıfın en ilginç adamlarından birisi."Bay tuhaf neden buraya oturdun?". "Salona girdim, heryer kıpkırmızıydı, ama burası daha yoğun bir kırmızıydı, o yüzden buraya oturdum!"

Ertesi gün anlattım kahkahalarla, "hepiniz sattınız beni, o konseri bay tuhafla izlemek zorunda kaldım!" Komik abi "bu akşam da var mı, yine gidelim" "Evet var, tamam gidelim"

Bu seferde ben unuttum işte gitmeyi. Akşam yurtta pijamalarımı giymiş, ranzanın üstünde ki yatağımda çoktan kitap okumaya başlamıştım bile. Telefon çaldı, Komik abi "ben geldim kimse yok, hadi gel". "tamam" deyiverdim. Kimse yokmuş, biliyorum konuşacak benimle, ne yapacağım??

Hayatımın en uzun ve en kısa konseri. Komik abi susmuyor, salonda çıt çıkmıyor ama o sürekli konuşuyor ve insanlar artık rahatsız oluyorlar. Ben gülmemek için yanaklarımı ıssırıyorum, sus diyorum susmuyor. Çıkalım deyip duruyor, sonunda etrafımızdan cık cık cık sesleri yükselince tamam diyorum, çıkalım!

Ve yine hayatımın en uzun en heyecanlı en kısa ve en güzel yolunda yürümeye başlıyoruz. Karanlık yolda, yanyana yürüyoruz. Konuşuyor, ama bu kez ben konuşamıyorum. "seni seviyorum" diyor, ılık bahar rüzgarı yüzümde geziyor, kalbim pırpır atıyor. "hemen nasıl seni seviyorum diyebiliyorsun, herkese böyle mi dersin" Yeminler ediyor, "ilk defa sana söylüyorum, ama gerçekten seviyorum" Konuşamıyorum, oysa susmuyor. Nihayet yurdun önüne geliyoruz, bana "düşün" diyor, sonra "yok yok düşünme, sen hep mantığınla hareket edersin bu defa kalbinin sesini dinle". Ona hayatımın en iddaalı cevabını veriyorum, "düşünmeyeceğim, çünkü daha önce düşündüm. Bugün senin konuşmana izin verdiğime göre tamam" diyorum, gülümsüyorum, o da gülümsüyor gözleri ışıl ışıl. "ama kimse bilmeyecek, hele sınıftan hiç kimse". "söz veriyor"

Yurda giderken saatime bakıyorum, saat 21:30, 7 Nisan 1999.

Ve bugün bende söylüyorum, çok uzun zaman söyleyememiştim, beni okumaya gönderen aileme haksızlık ettiğimi düşünerek, bunu düşünüp ağladığım da çok olmuştu. Şimdi içini doldurarak ve daha anlamlı söylüyorum, Ben de geçen 10 sene sonuda hala ve daima "SENİ ÇOOOOOOOKKK SEVİYORUM"

ALLAH HERKESE BİZİM Kİ GİBİ GÜZEL BİR AŞK NASİP ETSİN, HERKES ÇOOOOK MUTLU OLSUN. ALLAH BİZİ HİÇ BİR ZAMAN BİRBİRİMİZDEN AYIRMASIN, ÇÜNKÜ BEN BUNA DAYANAMAM..

Yazmaktan parmağım ağrımış ajandan elimde, kanadalı çocuklarla birlikte iniyorum uçaktan ve beni bekleyen Doca ma bir kez daha sarılıyorum, MAŞALLAH ALLAH IM, SANA ŞÜKÜRLER OLSUN.

Hey kanadalı çocuklar, sizde sevin birbirinizi, en az bizim kadar!!

Pazartesi, Ocak 19, 2009

Hoşgeldin Damla Bebek:)




Mayonez ve Süpsüpü'nün kızı Damlaa!! Aramıza hoşgeldin.. Bi Damla'cık minicik, burda böyle büyük gibi gözüktüğüne bakmayın:) Hemde MAŞALLAAHHH pek tatlı:)) Allah analı babalı sağlıklı hayırlı bir evlat olmasını nasip etsin inşallah!! Allah çok isteyenlere, olmayanlara da böyle bir fıstık nasip etsin.. 


İlave: Bebiş de annesi de çok iyi.. Hastenden çıktılar evlerindeler, bebiş 50 cm 3400gr olarak doğdu. Ancak sanıyoruz sezeryan sırasında sağ kol altı bi aletle yakmışlar, ve banyo yaptırırken gördüler. Deriside soyulmuş, çok fena. Günde iki kere pansuman yapılıyor, umarım bir an önce düzelir.

İlave2: Doca da şeker ve kasık fıtığı çıktı. Doktor hemen ameliyat dedi. Önce şekerini düşürdüler, şimdi de ameliyat olacak. Offff dememek lazım biliyorum ama hem bebiş için hemde Doca için hastanelerde çıkamadık geldiğimizden beri, yani evet bizde Türkiye deyiz.. Dua edin bizlere, selamlar sevgiler..

Perşembe, Aralık 25, 2008

O günde Türkiye'de kar yağmıştı, tıpkı bugün gibi:))

Doca dün ilk defa çöp poşetine koymadan, elinde taşıyarak çiçek getirdi bana(maşallah), ve dün ilk defa evliliğimizin 3. senesini kutladık:) Allah ayırmasın bizim gibi sevenleri (inşallaaahhh) Sağlık ve mutlulukla nice seneleeerrrrreeeee:))..




Salı, Ekim 14, 2008

Evet Cadı'yım:)

Bu doğum günümde tam 3 süpriz parti oldu, daha önce hiç bu kadar organize süprizler yaşamamıştım: ) Ankara da bizim kerataların yaptığı, taşeronumuzun kendi ofislerinde yaptığı ve işyerinde arkadaşlarımın düzenlediği.. Sonuncusundan bir kaç foto eklemek istiyorum, benim için unutulmaz anlardı. Hele bu pankartı görmelisiniz!!

Yeniden herkese teşekkürler ediyorum, o kadar utandım ki anlatamam: )) Evet Cadı'yım ve bende sizleri seviyorum: )))

Ama şu anda canım çok sıkkın, ağlamak istiyorum ama sebebi yok. Böyle bi kötüyüm sormayın.. Hayırdır inşallaah..

Perşembe, Ekim 09, 2008

En Güzel Hediyelerim..

Türkiye deydim, gelipde arayıp soramadığım arkadaşlarım affedin beni, koştur koştur geçti ve ailemle hasret giderdim..
Koyu pembe çoraplar benim, diğerleri beni uyutmamak için üstüme yatan yeğenlerimin:))) Doğum günümde orada olamayacağım için bana erkenden, SÜPRİZ bir parti yapmak için çırpınan bıcırıklarım, abim, ablalarım ve eşleri.. Hepinize çoooooooooooookkkkkkkkk teşekkür ederim. Sizin bana en güzel hediyeniz sevginiz! Hepinizi ÇoooooooooooKK seviyorum, Allah a şükür iyi ki varsınız..
Maşallah, böyle bir ailem olduğu için binlerce şükür..


NOT: SİNEM, Sevgili Ada nın annesi, benimle aynı gün doğan güzel blog arkaşım!! İYİ Kİ doğmuşsun:)) Bana yazı yazmayı hatırlattığın için de teşekkürler:) Seni ve yakışıklı Ada yı öpüyorum, bir gün birlikte kutlarız belki de doğum günümüzü:)))

Cumartesi, Haziran 21, 2008

Ooooo Ooooooo Oooooooooo TÜRKİYE!!



Herşeye rağmen hırvat hakem! e (penaltı kaçırdıktan sonra Hırvat futbolculara nasıl teselli verip, gözyaşlarını sildiğini gördünüz mü? Adam ı mahkemeye vermek istiyorum, maddi manevi yıprattı hepimizi, Almanya maçına çıkaracak adam kalmadı sayesinde!!!) rağmen nası yendik amaa! Tunus u inlettik dün gece, biz maçı izledik, bütün turistlerde yollara yığılıp bizleri izledi:))

Pazartesi, Mayıs 26, 2008

Bir Suprizim Var Cocuklar!!!!!!


Harika bir Haberim Vaaaaaarrr!! Ama hemen soyleyemem:)

Çarşamba, Nisan 23, 2008

23 NISAN

TUM DUNYA COCUKLARININ BAYRAMINI KUTLARIM, YASASIN 23 NISAAANN!!


Kaynak: 1.resim bilinmiyor, 2.resim google:)

Pazartesi, Nisan 07, 2008

9 sene dile kolay:))


Bir nisan aksami Doca nin israrlarina dayanamayip tamam demistim:)

Bana sen hep mantiginla hareket ediyorsun, lutfen bu sefer duygularini dinle demisti.

Aslinda uzun uzun anlatmaya baslamistim size o gunleri. Ama Doca ile iyi bir carpistik dun, sinir oldum biraktim, sonra yazmaya devam edersem yayimlarim:) Neyse yine de bos gecmek istemedim.

Atissak da, kapissak da, Allah sevenleri ayirmasin diyorum. Nice nice yillara bizlere, sizlere, ellere ellere, eller havayaaa, sappii sappii ohhhh:)Iyice siyirdim ben sanirim:))

Pazartesi, Mart 24, 2008

DoCa!!

You're a pArt time loVer and a full time fRiend


wE sure aRe cute for tWo uGly people


i doN't see what anYone can sEe, in anyOne else


BuT YoU


Perşembe, Aralık 27, 2007

Hosgeldin Gorkem Efe


Bakin bakin kim geldiii, Guzel Palyanco'm dogum yaptiii ne nur topu gibi bir oglan geldiiii:)))) Masallah ikiside cok cok iyiler!! Orada olup opup koklamak lazim bu pembis oglaniiii!! Mujde mi isterimmmm..
Burada da babasindan dogum hikayesi var minik Efe nin:)))) :



Andy den kelimeler kifayetsiz kalmis efendim:)

Salı, Aralık 18, 2007

Aid Mabrouk !!!


Emre'cimin dedigi gibi bize hergun bayram, size senede iki defa:)) O yuzden kutlamak lazim bayraminizi:)))

Aid'iniz Mabrouk olsun sekerlerim, Allah hayirli bereketli bayramlar nasip etsin, nice nice bayramlara tum sevdiklerinizle kavusmaniz dilegimle..






Burada You tube yasak, IP numarasiyla girip linki ekledim ama calisip calismadigini goremiyorum. Bir sorun varsa haber verin emi canlarim.. Tekrar kucuklerimin gozlerinden, buyuklerimin ellerinden, yasitlarimin yanaciklarindan operim..

Çarşamba, Ekim 10, 2007

Iyi ki Dogdum-k mu:)


Tatlıım beniim,




Seni düşünürken gözümün önüne annemlerdeki masanın karşısındaki duvarda asılı duran, büyütülmüş, hani sen anasınıfına giderken, elinde legolarla oynarken, okulda çekilmiş , kocaman kocaman D olmuş kara gözlerle, yay gibi dudaklarıyla gülümsemesi dudaklarındaan başlayııp yanaklarıda geçiiip, gözlerine kadar geleeen, miniiiik meraklı köftemiiz:))) geliyor




Canım yaa, ne kadar sana ait yüzlerce resmin olsa da benim cadım (aslında o zamanki lakabın meraklı köfte idi ya) işte o resimdeki cadı. Hep o gelir aklıma. Hatta anasınıfına kayıt için çektirdiğimiz resmin hala, tüm sevdiklerimin vesikalık resimlerini saklıyorum yaa, onların en üstünde abim ve ablamla yanyanalar...
Senin de gözlerin yaşardı değil mi?




Hani sen o zamanlar "m" ile başlayan kelimeleri söyleemezdin yaa;
masa: vasa, mutfak:vıkvak derdin yaa, hani o meşhur yeşil örtü ile kırmızı minderlerle sandalyeden evler yapıp altında oynamaya çalışırdık yaa, hani benim okul arkadaşlarım aradığında telefona ben gelene kadar üüüfff üfff diye üflerdin yaa, hani sen hasta olduğunda anneme dikişde yardım edip de kazandığım parayla sen mutlu olursun diye oyuncak ses çıkaran telefon almıştım da sen elinden bırakmazdın yaa, hani canım annem seni bana emanet edip de, dışarı gidip işlerini halledeyim diye çırpınırken, ben seni, ballı ballı geliyor diye korkutup bağırttırırdım yaa ( ne olur seni korkuttuğum için affet beni hakkını helal et emi), hani annemin verdiği okul harçlığımdan aldığım çokomeli sana getirir verirdim de onun parlak kağıtlarını düzleştirip defterimin arasında saklardım yaa, sen de benim okuldan gelişimi salondaki pencereden cama yapışıp beklerdin de beni görünce çırpına çırpına kapıya koşup açardın yaa...




Valla bak çoook özledim seni çooooooook.
Şöyle sıkı sıkı sarılsaydık değil mi hiç ayrılmasaydıık,




Doğum Günün Kutlu Olsuuun,
Allah hep mutlu sağlıklı ve huzur dolu sevdiklerinle beraber, uzuuun bir ömür geçirmeni nasip etsiin.
Öpüyoruz seni kocamaaan,




Tavsan Ablan ve Ailesi:)
Sevgi ile kalıın.......



Not: Tavsan ablam bu yaziyi yorum olarak birakmisti bana, sabah sabah gozlerimden damla damla yaslar akti, Cancan ablam da asagidakileri yazmis mail ile, kislar gozume makyaj yapmistim tamda, yapilir mi bu bana:))) Allh beni sizlerden mahrum birakmasin, operim kocaman kocaman!! Ablamdan o sakladigi fotografimi istedim bakin ne geldi, basinda kocamaaan kurdelasi ile cingoz cingoz bakan Cadi:) 5 yasinda iken efendim:))



iyiki varsın uzakta olsanda varsın, allaha şükür.
allaha şükür ki seni bize verdi ve tanıdık ne güzelsin
seni çooook seviyorum ablacım
öpucuk kucak vs.vs.vs....Cancan



Not: Seker Ada'nin guzel annesi ile dogum gunlerimiz ayni, gecen yil ben baskin davranmis onunkini kutlamistim, bu sefer o benden once davranmis:))



Sinem'den: Cadıcım Cadıcım yaşasın bu yıl ben yetiştim. Doğum günün kutlu olsun canım.Mutlu yaşlaaaaar:))



Sinemcim Canimcim, seninde dogum gunun kutlu olsun, Allah herseyi gonlune gore versin, kocamn kocaman opucukler:))))

Cuma, Eylül 28, 2007

Mutlu Yillar Docis, Iyi Dogdun!!

Seninle hayat boyu bir kuru ekmegi paylasacak..












Gelecege guvenle bakacagim..












Ve Allah'in izniyle, her zaman yanimda yuruyecegini bilecegim..














Sende bil:))) - You will never walk alone!!

Çarşamba, Eylül 12, 2007

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers