Pazartesi, Kasım 03, 2025

 Nasil gecti habersiz o guzzzelim yillarim. 


Teyzemi kaybettigimizi yazmistim, esi olan enistemizi de :(

Ve ah genc yasinda kaybettigimiz yurek yakan hic gecmeyecek olan acimiz tavsan ablacigimin esi biricik abimiz guzel kalpli insan :(

Blogu acinca da anmadan gecemem sevgili asortik krep caglamiz, her aklimda geldiginde gogsumu sikistiran  bir buyuk bir aci.

Iki oglum oldu be gunluk. Ikisi de ergenlikte biri ortasi biri basinda Allah alnimizin akiyla buyutmek nasip etsin insallah.

Eski yazilardaki heyecanimi okudum vay be dedim. 

Uzun yillar oldu calismayi biraktim. 

Yaslandim, olgunlastim. 

Yine baska bir ulkede yasiyoruz ailecek. neydi dogdugumuz degil doydugumuz yer.

Dunyaya uzulmekten kendimize sukretmeye utanir oldum.

Ve yine oyle bir gun,

Merhaba

Pazar, Haziran 10, 2012

Nihayet yaz geldiiii!!

Yaz geldi de sanki hayat daha mı yorucu oldu nedir? Kışın günde bir kez hava güzelse çıkıyorduk bahçeye ama bahar geldiğinden beri hergün çıkmaya başladık. Sonra ise serseri mayın kedi gibi kapı tırmalamaya başladı ve günde ikiye çıktı bahçe seramonilerimiz:))

Serseri mayın genelde çok gözlemci bir çocuk, bahçeye çıktığımızda yeni bişeyler varsa (abiler oyun oynuyorsa vs) bir süre durup onları seyrediyor, henüz küçük olduğu için aralarına katılamıyor tabi. Ki zaten aralarına katılmak gibi bir derdi de yok, henüz çok bireysel takılıyor, arada sırada kaynaşıp koşturuyor çocuklarla ama genelde çok bireysel. Bu yaşta da böyle olurmuş zaten. Yeni huyumuz da herkesin elindeki oyuncağa sarkmak:S milletin bisikletine tabancasına (ikisi favorisi) dadanıyor, kimi veriyor kimi vermiyor, ben mahçup mahçup izin istiyorum. Bugün yetmedi zemin katta oturan birinin balkonunda bisiklet gördü tutturdu ona binecekmiş!!!

Gebelikte başladığım hastane eğitimleri sonra sonra sosyal paylaşım sitelerine taşındı ve o sayede pek çok arkadaşım oldu, hepsinin serseri mayın ile yaşıt çocukları var ve aramızda çok güzel bir arkadaşlık gelişti. Bu arkadaşlarımdan bir tanesi de çocuk gelişimi uzmanı. O kadar faydası oluyor ki o kadar olur:)

Neyse bizim bahçe seramonilerimize bir de havuz eklendi!! Sabah bi posta (kahvaltıdan sonra) parka çıkıp, kah karınca kah kelebek kah böcek kovalıyoruz. balıklara yem atıyoruz, yerleri tebeşirle boyuyoruz. salıncak kaydırak artık ilgisini çekmiyor ama bir dönem de onlarda çok vakit harcadık. eve gelip sızarak uyuyoruz. Yok canım ben uyumuyorum, nerdeeee!! Ben o sırada paşanın öğle yemeğini hazırlayıp evi derleyip toplamakla uğraşıyorum. Paşam uyanınca acıkana kadar biraz da evde oyalanıyoruz, yemek yiyoruz (bu sıralar yine zor yiyor, diş derdi bittiğinden beri ne güzel yiyordu halbuysa), sonra yine kapı tırmalanmaya başlıyooor.. Akşam güneşi çökünce çıkarıyorum artık çünkü hava çoook sıcak!! Bu seferde havuza girmek için debeleniyor, e tabi onca çocuk fingir fingir yüzerken bu sıpacık durur mu! Havuzdan sonra çok yorgun ama aynı zamanda aç oluyor. İşte henüz bu dengeyi kuramadık, aç ama yemek yemek için uğraşamayacak kadar yorgun olunca hemen emmek istiyor. Eline atıştırmalık birşeyler vermeye çalışıyorum o anlarda.

Kısaca serseri mayın ile hayat iyice yorucu olmaya başladı.. Doca yı sormayın.. Yoğun iş hayatına birde yüksek lisans stresi bindi, kendisi bi odaya kapandı çalışıyor. Bir haftalık çalışmayla (işten gelip odaya kapanıyor) sınavları verirse helal olsun diyeceğim, üstelik derslere de giremedi.. Yani ondan ne bana ne serseri mayına fayda yok.. 

Pazartesi, Mayıs 21, 2012

Bebekle Seyahat

Serseri Mayin 2 aylikken zaruriyetten yaptigimiz ilk yolculugumuzu not defterine eklemistim bile, sonrasi biraz mecburiyet biraz keyfi.. Bu yonde uzun uzun yazmaya vaktim yok ama bebekle seyahat etmek isteyenler, sorulariniz
olursa memnuniyetle
cevaplarim;) Umarim bu gunluge yenileri de kazasiz belasiz saglikla eklenir..

Travel from İstanbul in 2011
To Ankara by car in February
To Malatya by plane in April
To Usak by car & plane in May
To Mugla by car (Dalyan&Fethiye) in July
To Balikesir Cunda by car in Agust
To Skopje by plane in Agust
To Ankara by car in September
To Munchen by plane October
To İnsbruck by car from Munchen
To Salzburg by car from Munchen
To Malatya by plane in November
To Ankara by car in December
2012
To Wienna by plane in April
To Bratislava by car from Wien
To Orlando, FL by plane in May
To Antalya by plane in May
To Ankara by plane from Antalya in May

Cuma, Nisan 13, 2012

Özenli bir sofra için Ufak bir dokunuş..



ikea dan 5 liraya aldığım peçeteliğe, yine ikea dan aldığım peçeteden dekupaj yaptım. misafir sofram şık şıkırdım oluverdi:D

Daha fazla yazamıyorum serseri mayın bırakmıyooooo, bu kadarı bile sabahtan beri yazmak için uğraşıyorum!!


Perşembe, Mart 29, 2012

Sevgi Emek'tir :))



Face de takıldığım arkadaşlarla çekiliş yapıp birbirimize hediyeler gönderiyorduk ama olay artık çekilişi falan aştı, laf lafı açıp konuşurken de aklımıza gelenleri birbirimize göndermeye başladık. Birinin birşeye ihtiyacı olsun, efendim birinde bi yetenek olsun hemen paslaşıyoruz. Allah bozmasın muhabbetimizi:)


Bilenler bilir 7 Nisan gününü çok severim, hiç atlamam her sene bi çabam olur. Bu sene de arkadaşlarla konuşurken Eşimin VAV koleksiyonu yapmaya başladığını ona 7 Nisan da güzel bir VAV resmi vermek istediğimi söyledim ve canım arkadaşım eşim için VAV harfi işleyebileceğini söyledi. Hatta yaptı gönderdi bile bayıldım o tertemiz işçilik ve emeğe, bunu bir fotoğrafa bakarak kendisi çıkarttı. Ellerin dert görmesin inşallaaahhh!!

Serseri Mayın'a kendi elleriyle ördüğü bir Şirin baba, bana da çok sevimli bi kitap ayracı göndermiş:)) Hepimizi sevindirdi, Allah ta onu sevindirsin inşallah:))

Ben de bu hobi işlerine merak saldığımda aldığım dikiş kutusunu kimin için süsleyeceğimi buldum!!

Ham kutuyu önce iyice zımparaladım, sonra astar olarak beyaz ahşap boyası ile boyadım. Üstüne ve yanlarına dekupaj ile istediğim resmi yapıştırdım, kalan kısımlarını eskitme boyası ile boyadım. İçine kırmızı kumaş yapıştırdım (aslında sadece kapak kısmındakini yapıştırdım, diğerlerini içine serdim ki kirlendikçe temizlenebilsin) Boyut kazandırmak adına, istediğim objeleri de hamur kabartma ile hazırlayarak, üzerine yapıştırdım ve işte hayatımda yaptığım ilk ahşap çalışması karşınızdaaaa!!



Tabi fotoğrafta gözükmeyen ufak tefek kusurlarım var ama kursa gitme imkanım olmadığı için internetten kendi kendime kazınarak öğreniyorum. İlk olması dolayısıyla benim için manevi değeri büyük olan bu hediyeyi umarım arkadaşım da beğenir. Berahobi Evi (http://berahobievi.blogspot.com/) nin sahibi gül yüzlü Dilek'im, kutu boş gelmiyor içine de sevgilerimi koydum:)))




Salı, Mart 20, 2012

Hamurlar yemek için midir, Sanat için midir?





Hamur kabartma ve dekupaj teknikleri ile yaptım, bunlar ilk mamullerim kusurları var tabi ama kafamda bi metodoloji oluşturdum bir daha ki sefer daha profesyonel olacak (umarım).

Dışarı çıkamıyorum, e serseri mayın da büyüdü artık, yürümeye başladı ve yerlerden kurtuldu:) Bende hergün yer silmekten kurtuldum:D Dedim ya hobi sahibi olduuummmmm..
Bu defa bir yoğurt kovası ve banyonun yerini soran misafirlere kolaylık olsun diye, banyoya kapı süsü yaptım:)

Bu halleri verniksiz, vernikleyince daha bi adama benzediler şimdi kuruyorlar..

Bu arada haftasonu çok güzel geçti, c.tesi günü kuzen bacumla fındığım yemeğe geldiler, Pazar günü de Cancan Ablam, Pamukel imle ve Doca nın kardeşleriyle vakit geçirdik. Çocuklar için de harika bir gündü!

işte bu da verniklenmiş ve kapıya asılmış son hali, vernik iyi bişeymiş yaw:))



Cuma, Mart 16, 2012

Yiyek Semirek Etkinliği


Dün bir grup (içinde serseri mayın ın biberondaki anne sütünü kafasına dikmesiyle zorla süt kardeş olduğu boncuk ve annesinin de olduğu ) tanışa tanışa pekişmiş insan topluluğu evimize şenlik getirdi, gırgır şamata kakara kikiri makara kukara yaptık. Ee bi de yedik içtik semirdik elhamdülillah, Rabbim olmayanlara da versin. Her yemeğimizi ağız tadıyla yemek nasip etsin.

Bu arada serseri mayın herkese gülücükler, tatlı bakışlar attı, oyunlar yaptı. Çook mutluydu çook! Misafirlerin elini tutup işaret parmağı havada bu bu diye bişeyler gösteriyor konuşmaya iletişmeye çalışıyor:)) Bebek daha herkes onu seviyor sanıyor, o da herkesi seviyor. Dışarıda hiç tanımadığı insanlara eğilip bakarak gülücük atıyor, göz teması sağlamaya çalışıyor. Bazısı görmüyor tabi bizimkisi de şaşırıyor o zamanlar çok üzülüyorum o tepkisine. Ha bide görüp tepki vermeyenler var, onlara da acıyorum. Yazık içlerinde bir bebek gülümsediğinde karşılık verecek kadar bile merhametleri yok..

Not: Avni li mumluğu mu kıran temizlikçi aplayı da nezdinizde kınıyorum, bööhhüüüü


Cumartesi, Mart 03, 2012

Avanağım Avnimmmm..



İşte bunlar da şahane süper über mama kavanozundan mumluk tasarımlarım:))) Serseri Mayın ın kavanozları bi işe yaradıi iyi ki atmamışım dedim.

Avni sevdamı bilenler bilir, Cancan ablamın bana aldığı kitaptan avni figürleri kavanozumu süsledi.



Bunu tamamen atmasyon yaptım, gerçi diğerini de atmasyon yaptım. Bunu pek beğenmedim ya hemen küçülttüm böyle atmasyon diye:)) ilk denemem ;)





Cuma, Mart 02, 2012

Bir Ev Hanımı Olarak Cadı:))

Oyyyy ben ne edem nerelere gidem, yazmayalı hatta bloga girmeyeli o kadar olmuş ki nasıl yapacağımı şaşırdım:))
Nesli bu yazı senin için yavrım:D Tek ısrar eden sendin yaz yaz diye o yüzden sana İthaf ediyorum.
Cadı evde kalıp çocuk bakarsa ne olur? Ne olacak, yaramaz serseri bi sıpası olur, akşama kadar oyunun yaygaranın bini bi para olur. Akşam olunca da anaaa akşam olmuş şimdi ne yiyeceğük ki olur:D
Yavru kuşuma şimdilik Serseri Mayın diyeceğim çünkü yürümeyi öğrendi öğreneli sağa sola çarpa çarpa vurmadık yerini bırakmadı, bi de tırmanıyo heryere görmeniz lazım, evlere şenlik (sahiden şenlik). Geçen telelvizyonun yanında yakaladım, henüz düşmemişti. Aldık oradan efenime söyliyim (Nesli sadece sen
okuyacakmışsın gibi geliyo valla ama olsun) sonra videoya çekelim dedim netekim izin verdik tırmanmasına bu defa ama hırik herif bi düştü aşağı abooowww dizimin bağları çözüldü bembeyaz oldum, O mu? O acuk zırladıktan sonra hiçbişey olmamış gibi yine oraya tırmanmaya çalıştı hatta önüne engeller koyup tırmanmasına izin vermediğimiz için de düştüğünden daha fazla ağladı!!! İnsan bi ders alır dimi, bi daha yapmaz falan nerdeeee.. Artık niye Serseri Mayın dediğimi daha çok anlamışsınızdır umarım, yerleşti beyinde dimi:))

Neyse ben evde fazla kaldım kanımca, kendimi hobi şeysilerine vurdum elimde tutkal, serseri mayın uyudukça heryeri tutkala buluyorum. Ahanda çalışmalarım buyrun bakın:

Bu sabunlar çok sevdiğim bir arkadaşıma hediye gidecek, ama beyaz bi sepet bulup ona da böyle desen yapıştıracağım süsleyeceğim öyle gidecek;)


Bunlar süt oğlum (evet bi süt oğlum oldu :)) ve bizim Serseri Mayın için yaptığım badiler.


Bu ilk denemem hediye kutusu olacak;)



Bu da Doca ya yaptığım ilaç kutusu, günlük ilaçlarını bu kutuya koydum. Malum şeker ve tiroid hastası olduğu için aksatmaması gerek, bende kahvaltı yaptığı yere koydum ki unutmadan her sabah ilaçlarını alsın Doca cum.

İki tane de mumluk yaptım ama şu anda makinemin şarjı yok, yarın bi gün onları da eklerim inşallah. Becerebildiysem bi tanesi bomba bişey olacak heyecan yaptım:) Evet bundan sonra yazacak bişeylerim olacak gibi, daha da ötesi yazmaya isteğim var:D


Cumartesi, Mayıs 14, 2011

Şahit Cadı:)


16.04.2010 da sabah erkenden yapmıştım testi, ertesi gün arkadaşımın nikahında şahit olmak için Ankara ya gidecektim:) Hayatımın ilk nikah şahitliğinde hamileydim! Doca ve benden başka kimse bilmiyordu ama:)) Birbirimize bakıp gülüp duruyorduk:)

Hamileliğimin ilerlediği hatta bazılarının "daha alışveriş yapmıyorsunuz dimi ne olur ne olmaz" diye konuştuğu günlerde, bana yine Ankara'dan bir paket geldi!! O zamana kadar bebeğimin dünya üzerinde ki tek malı Pamukel limin getirdiği bir çift çoraptı!! O çorapları yastığımın altına koyup uyurken, bu pakete o kadar sevinmiştim ki o kadar oluuurrr!! Masanın üzerine dizip fotoğraflarını çekmiş, hepsini tek tek sevmiştim gelen şeylerin:))

İşte şimdi şahidi olduğum canım arkadaşım hamilee!! Allah sağlıkla sıhhatle kavuşmak nasip etsin Elif'ine!! Ben de ne zamandır bir heyecan onlara paket hazırlıyordum, bugün nihayet gönderdim:))) Eminim o da benim gibi çok heyecanlıdır, dualarım onlarla!!!


Çarşamba, Ocak 05, 2011

Yavrukuşumuz Geldi :))




Allah a şükür yavrumuza kavuştuk, Rabbim tüm isteyenlere nasip etsin bu duyguyu inşallah:)

Cuma, Aralık 17, 2010

Töbe Bismillaaahh!!

ÇİLLER SİYASETE DÖNMEK İÇİN ŞART KOŞUYORMUŞ, BENDE ŞART KOŞUYORUM, DAHA KOMİKLERİNİ SÖYLEYEBİLİRSEN GEL:)))


1- Miting konuşması sırasında ezan okununca susmayan Çilleri dürtükleyip sustururlar.

Çiller susmayı abartır, "saygı durusu"na geçer. ezan bittikten sonra ise

"işte bu ramazan sesleri semalarımızdan hiç gitmesin diye bize oy verin" der.

2- Samsun'lulara “Merhaba Antalya” der.

3- "Trabzon'u Akdenizin incisi yapacağız" der.

4- Haydar Aliyev'e “Haydar Ali Bey” der.

5- "Serhat şehri Erzurum'lular" der.

6- Samsun büyükşehir olduktan altı ay sonra Samsun'da "sizi büyükşehir yapacağızdııır" der.

7- “hükümet ekonomiyi düzeltmek için ha bire becelleşiyor” der.

8- “Cenabi Allah'i size emanet ediyorum” der.

9- Beşiktaş Nevzat Demir tesisleri temel atma töreninde :

- “Ey Beşiktaşlılar, nam-ı diğer "karakaltarlar”... 1913'te kurulan bu klüp 100 yaşına giriyor” der!!

10- Sonra bir gün seçim kampanyası dahilinde Erzurum’a gider. Malumunuz Erzurum'un yöresel bir şivesi, onlara özgü kelimeleri vardır.

Örneğin;

tırlik: kekeme, zor konuşan

gıdık: gidi, boyun

bıdık: kadinlarin cinsel organi

Sayin Tansu Çiller konusmakta, onu dinlemeye gelen halk coşkuyla alkışlamakta, tezahurat yapanlar bulunmaktadır. Bu sırada bir ses kalabalığı yırtar:

"bıdiğini yirim gız senin"

Nasil olur bilinmez Tansu hanım bu sozu duyar, hemen yanindaki il baskanina dönerek, "bıdık ne demek" diye sorar.

Adamcagiz utandığından mı Tansu hanımın morali bozulmasın diye mi bilinmez "ciğer" diye cevap verir,

Nerden bilsin olacağı! Tansu Çiller konusmasini su cümle ile bitirir:

"bacınızın bıdığı sizlere feda olsun"

11- Sivas halkına "bu bacınızzzz sizi il yapsin mıııııı?" der, Sivas’lilar cevap veremez, donar kalırlar!!

12- Çiller, Anap iktidarında tarım ürünlerine kota uygulanmasını halka şikayet eder..

tç: köylününün ürettiklerine kotayı kim getirdi?

kalabalık: dyp! (alkışlar)

tç: ??? hayır.. hayır... kota bu... kotayı kim getirdi?

kalabalık: dyp! (alkışlar)

tç: ??? anap ya anap... şimdi soruyorum kotayı kim getirdi?

kalabalık: anap! (alkışlar)

tç: ??? (mavi ekran)

13- Nato olağan toplantilarinin birinde Tansu Çiller, yanindaki burokrata sorar :

- Rusya temsilcisini goremiyorum. neden katilmadilar, mazeretleri mi var ?

- Efendim Nato zaten Rusya'ya karsi kuruldu !

14- Tansu çiller, 7 temmuz günü Yalova'lılara 77'nci il oldukları müjdesini vermeye çalışır...

Çiller : yedi yedi daha ne edeeer?

Yalova'lılar: ondööört...

Çiller : hayııır. yedi yedi daha ne edeeer?

Yalova'lılar: kırkdokuuuz...

Çiller : hayııır. bugün günlerden neee?

Yalova'lılar: cumartesiii...

Çiller : hayııır. bugün ayın kaçııı?

Yalova'lılar: yedisiii...

Çiller : aylardan neee?

Yalova'lılar: temmuuuz

Çiller : yedi yedi daha ne edeeer?

Yalova'lılar:???

15- Tansu çiller, kurban bayramı'nda Samsun'lu hemşehrilerine seslenir: "Sevgili Samsunlular, mübarek ramazan bayramınızı... (arkadan bir görevli "kurban bayramı efendim" diye uyarır.) mübarek ramazan bayramınızı olmasa da, en az onun kadar mübarek kurban bayramınızı kutlarııım..."

16- Prof. Dr. Tansu Çiller'in anıtkabir defterine yazdığı, komikliklerle dolu yazı da son derece tesirli bir bombadır:

"Yüce önder. ulu ve büyük atam! doğru yol partisi'nin 14'üncü yılını idrak ediyoruz. (sonra 14'ün üzerini karalamış, 15 yapmış) laik türkiye cumhuriyeti'nin ve demokrasinin bekçileri olarak 16'ıncı yılımızda huzurundayız... davamız yarım asırlık yani 65 yıllık bir davadır. milliyetçilik ve çağdaşlık yolunda yarım asırdır yani tam kırk yıldır yürüyoruz. bu ülkenin çimentosu olmanın sevinci içindeyiz. biz bu ülkenin çimentosuyuz. bizimle tuğlaları yapıştıracaklar, duvar örecekler, bina yapacaklar, içimize girecekler. ilkelerinin ışığı altında partimizin 17'nci yılını kutluyor saygılar sunuyorum. görüşmek üzere..."

17- Yine Samsun Mitinginde:

Çiller: Kırat’ın yemini verecek misiniz? (Oy istiyor)

Vatandaşlar: Eveeeeettt!..

Çiller: Biz de sizin yeminizi vereceğiiizzz!!

18- Mesut Yılmaz a bişeyler söylemeye çalışır: “Deccal değil Yılmaz olsan ne fark eder?”

19- Yine bir mitingde: “Sekiz yıl Özal’a verdiniz, onun iki yılını ananıza verin, o zaman Türkiye şahlanıır!!” der.

20- Tansu Çiller başka bir miting sırasında da vatandaşlarla karşılıklı iletişim kurmaya çalışır:

“Bu bacınızın önünü kesmek isteyenler vaaaaaaar! kestirecekmisiniz bacınızın önünü haaaa! sorarım size kestircekmisiniz!"

kalabalık: kestirmiceeeeeeez!

Pazartesi, Ekim 25, 2010

25 Ekim

Zaman akıp gidiyoooorr..

Salı, Ekim 05, 2010

Son Durum

Yavru kusumuzu bekliyoruz..

Perşembe, Nisan 01, 2010

vıkvak

Ben kim mutfak yaptırmak kim! Eskiden adını bile söyleyemezmişim zaten :) Sen yıllarca mutfağa vıkvak de, sonra da yaptırdığın mutfak değil vıkvak olur :))) aslında herşey güzel oldu da hala bitemedi yaaa, arada iyi ki Ankara ya kaçamak yaptım. Yoksa kuru yemekten kuruyacaktım :))

Çarşamba, Mart 17, 2010

öğrencilik günlerine dönüş :)


Nihayet wampir ler ev alıp kendi evlerine taşındı, bizde evde tadilata başladık. Fotoğrafta benim Aralık tan beri kaldığım oda, Doca gelince birlikte kalmaya başlamıştık.

Evde boya badana yapılınca yemeği de burada yedik.
Bez dolap, bilgisayardan televizyon izlemek, yatağın başucundan masa yapmak ve hala kanepede yatmak :)

Mutfağın 5 sene önce praktikerden aldığımız dolapları değişiyor. Yine iyi dayandı, önce kiracı sonra wampir kullandı. İstikbal den fiyat aldım, sadece dolaplar tezgah hariç 9000 lira tutuyordu, tezgah ve kırım işi ile birlikte 11200 lira!! bide davlumbaz ve ocak olursa en adisinden 12500 lira!!

Ben bi mobilyacı buldum, İstikbal de ki ukela mimar ın çizdiğinden çok daha kullanışlı olarak üçte biri fiyatına yapacak :)
Allah ağız tadıyla kullanmak nasip eder inşallah.

Pazar, Şubat 07, 2010

Canım Ailem

Küçük ablamın oğlu Tosun Paşa der ki: Annem geliyo!

Ben: Hayır benim ablam geliyo!

Babam: Asıl benim kızım geliyo!

Abim: Benim kardeşim geliyo!

Abimin kızı junior Cadı : Haayııırrr benim halam geliyo!

Büyük ablamın kızı Pamukel : bilemediniz benim Teyzem geliyo!!

Minicik bir evde cümbür cemaat yiyip, içmeyi, gülüp ağlamayı çook seviyorum. Allah bozmasın ağız tadımızı :)) Maşallah diyip dilimi ıssırıyorum :)

Salı, Şubat 02, 2010

Obilip Şubilip Bubilip

Tavşan ablamdayım. Tunus defterini, hatta yurtdışı defterini kapattık. O kadar ağladım yerim yurdum yok diye, al hayrını gör dercesine bi anda hayatımız değişti!

Hani şu 5 gün oturup perdesini bile almadan gittiğim ev varya, oraya yeniden yerleşilmeye çalışılacak. Alışverişe vurdum kendimi. Nevresim, yorgan, battaniye, çatal, kepçe.

Yatakodası takımımız pert olmuştu, öteki odaya taşımak için o zamanlar 100 lira isteyen adamlara kızıp Doca ile kendimiz taşımıştık, epey bi hasarlıydı, yeniden kurulabileceğini hiç sanmıyorum. O alınacak, perde, portmanto, banyo, boya badana.. Bütün bunlar bir sürü para!

Türkiye amma pahalı bi yer yaw! Hele İstanbul!! Özellikle Tunus tan sonra!!!

Yarın yeni işinde ilk iş günü olan Doca ya çok kızgın olmama rağmen, muvaffakiyetler diliyorum, dövücem o olacak! Kendimede yeni ve güzel bir iş diliyorum..

Happy Tree Friends i yeni keşfettim bu arada, çok gülüyorum:) Aklımda onun müziği şimdi zıbarıp yatıyorum.
lim lim lim liri li li li lim lim lim liri li li li

Cuma, Ocak 22, 2010

Vanlı Ustam :)

Ablamlar ve kuzen bacumla ben daha istanbulda çalışırken hergün mailleşirdik. O mailleri okumaya başladım bugün, aradan 5 yıl geçmiş. Daha Doca ile evlenmemişiz, İstanbul da ablamların evine yerleşmeye çalışıyoruz. Eşyalarımızı falan alıyoruz. Ben o sırada bi yerde çalışıyorum. Ustabaşımla maceramızı yazmışım kızlara: ))

“Vanlı Hasan Usta İSKİ nin kursuna gitmiş, adama bir kart vermişler kursa katıldığına dair. Ama üzerinde başkasının fotoğrafı var!! Bizim ustada kartı alırken söylemiş bu ben değilim diye, bizi yarın arayın resminizi bulamazsak yeni resim getirin demişler. Bundan sonrasını anlatıyorum kıslar:

Önce bana: Cadı Hanum Bacum, beğim fotoyu yonliş basmışler, garta bir baktım başkası, dedim acaba bütün gartlara bu herifin fotoğrafınımı yapiştiriyorlar: ) Aha şimdi onu bir arayacagım bakalım ne olmiş?

Sonra ustam İSKİ ye telefon açar:

Hasan usta: beğim fotografım yonliş basilmiş, yani ya başkası var üzerinde! Adım Hassan, hee tamom bekliim.

İski: bende bir fotoğraf var ama kendinizi tarif edermisiniz?

Hasan usta: yani ben nassı diyem, accuk beyle kafamda saç yok - basbayağı dımdızlak kel bu adam -, beyle esmerim, birazda aham beyle gaşlarım beyle kalın yani gürdür ve bitişşik!!! "

Perşembe, Aralık 24, 2009

Welcome Back :))



1.
4+7, 5+6, ...+.... :) Sırada ki toplama kaçtır :P Yok yok matematik sorusu değil evlilik yıldönümüz:)) Docaaaaa, özledim seni hadi gel artık!! 4 yıldır evliyiz.. 11 yıldır beraberiz, Allah nice güzel yılları birlikte geçirmek nasip eder inşallah!!
2.
Tunus macerası benim için bitti. Türkiye deyim. Ancak toparlanıyorum. Elhamdülillah ikinci projemizide bitirdik, ve işletmeye devrettik. Doca halen Tunus ta işletme ekibine destek veriyor.



3.
Bundan sonra bloguma daha çok zaman ayırmak istiyorum. Merak edenler için henüz yeni rotamız belli değil. Doca nın da işleri bitsin Tunus ta inşallah o zaman bir yerlere gideceğiz.

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers