Pazar, Şubat 07, 2010

Canım Ailem

Küçük ablamın oğlu Tosun Paşa der ki: Annem geliyo!

Ben: Hayır benim ablam geliyo!

Babam: Asıl benim kızım geliyo!

Abim: Benim kardeşim geliyo!

Abimin kızı junior Cadı : Haayııırrr benim halam geliyo!

Büyük ablamın kızı Pamukel : bilemediniz benim Teyzem geliyo!!

Minicik bir evde cümbür cemaat yiyip, içmeyi, gülüp ağlamayı çook seviyorum. Allah bozmasın ağız tadımızı :)) Maşallah diyip dilimi ıssırıyorum :)

Salı, Şubat 02, 2010

Obilip Şubilip Bubilip

Tavşan ablamdayım. Tunus defterini, hatta yurtdışı defterini kapattık. O kadar ağladım yerim yurdum yok diye, al hayrını gör dercesine bi anda hayatımız değişti!

Hani şu 5 gün oturup perdesini bile almadan gittiğim ev varya, oraya yeniden yerleşilmeye çalışılacak. Alışverişe vurdum kendimi. Nevresim, yorgan, battaniye, çatal, kepçe.

Yatakodası takımımız pert olmuştu, öteki odaya taşımak için o zamanlar 100 lira isteyen adamlara kızıp Doca ile kendimiz taşımıştık, epey bi hasarlıydı, yeniden kurulabileceğini hiç sanmıyorum. O alınacak, perde, portmanto, banyo, boya badana.. Bütün bunlar bir sürü para!

Türkiye amma pahalı bi yer yaw! Hele İstanbul!! Özellikle Tunus tan sonra!!!

Yarın yeni işinde ilk iş günü olan Doca ya çok kızgın olmama rağmen, muvaffakiyetler diliyorum, dövücem o olacak! Kendimede yeni ve güzel bir iş diliyorum..

Happy Tree Friends i yeni keşfettim bu arada, çok gülüyorum:) Aklımda onun müziği şimdi zıbarıp yatıyorum.
lim lim lim liri li li li lim lim lim liri li li li

Cuma, Ocak 22, 2010

Vanlı Ustam :)

Ablamlar ve kuzen bacumla ben daha istanbulda çalışırken hergün mailleşirdik. O mailleri okumaya başladım bugün, aradan 5 yıl geçmiş. Daha Doca ile evlenmemişiz, İstanbul da ablamların evine yerleşmeye çalışıyoruz. Eşyalarımızı falan alıyoruz. Ben o sırada bi yerde çalışıyorum. Ustabaşımla maceramızı yazmışım kızlara: ))

“Vanlı Hasan Usta İSKİ nin kursuna gitmiş, adama bir kart vermişler kursa katıldığına dair. Ama üzerinde başkasının fotoğrafı var!! Bizim ustada kartı alırken söylemiş bu ben değilim diye, bizi yarın arayın resminizi bulamazsak yeni resim getirin demişler. Bundan sonrasını anlatıyorum kıslar:

Önce bana: Cadı Hanum Bacum, beğim fotoyu yonliş basmışler, garta bir baktım başkası, dedim acaba bütün gartlara bu herifin fotoğrafınımı yapiştiriyorlar: ) Aha şimdi onu bir arayacagım bakalım ne olmiş?

Sonra ustam İSKİ ye telefon açar:

Hasan usta: beğim fotografım yonliş basilmiş, yani ya başkası var üzerinde! Adım Hassan, hee tamom bekliim.

İski: bende bir fotoğraf var ama kendinizi tarif edermisiniz?

Hasan usta: yani ben nassı diyem, accuk beyle kafamda saç yok - basbayağı dımdızlak kel bu adam -, beyle esmerim, birazda aham beyle gaşlarım beyle kalın yani gürdür ve bitişşik!!! "

Perşembe, Aralık 24, 2009

Welcome Back :))



1.
4+7, 5+6, ...+.... :) Sırada ki toplama kaçtır :P Yok yok matematik sorusu değil evlilik yıldönümüz:)) Docaaaaa, özledim seni hadi gel artık!! 4 yıldır evliyiz.. 11 yıldır beraberiz, Allah nice güzel yılları birlikte geçirmek nasip eder inşallah!!
2.
Tunus macerası benim için bitti. Türkiye deyim. Ancak toparlanıyorum. Elhamdülillah ikinci projemizide bitirdik, ve işletmeye devrettik. Doca halen Tunus ta işletme ekibine destek veriyor.



3.
Bundan sonra bloguma daha çok zaman ayırmak istiyorum. Merak edenler için henüz yeni rotamız belli değil. Doca nın da işleri bitsin Tunus ta inşallah o zaman bir yerlere gideceğiz.

Çarşamba, Aralık 02, 2009

Tüketici Hakları


!!Böyle bir adresten haberiniz yoksa bile olmalı!!

Çarşamba, Kasım 11, 2009

Geri sayım başladı, AÇIYORUZ!!






















NOT: Fotoğraflar şirketin tuttuğu özel fotoğrafçıdan, yakışıklı olmuş ama dimi:)))

Pazartesi, Ekim 19, 2009

my sweet shoes:)

Dear Julie,

I just bought one shoes from

your web site. Could you please inform me, how many days will take to shipment?

Thank in advance,

CaDı


Hi CaDı! Thank you so much

for your purchase!

To be 100% about your size, I need you to draw the outline of

your foot on a sheet of paper and tell me the length from the heel to the big toe.

Thank you so much again,

Julie


Hi Julie,

From Heel to big toe is 24 cm

. And you can find attached jpeg :)

I prefer regular shipment, ther

e is no problem.

Take care,

CaDı




Hi CaDı! Your drawing was awesome! It's the first time

someone sends me a footprint like you did! Very nice! :-)

I've just sent you the 5$ refund

by PayPal. Could you please confirm to me that you have received it?

Thank you so much and I will let you know the day I mail your shoes.

Have a great day!

Julie


Hi Julie,

I received the 5 dollars, thanks.

And for the footprint, I just want to say that it was very normal for me because I am engineer

:))

I am waiting my sweet shoes impatiently!

Take care!

CaDı


Hi CaDı,your shoes were mailed on august 31. the shipping delay varies between 15 to 30 working

days. today is the 12th working day since i mailed them.
you can probably check with

the Tunisian postal service when the package enters the country. this is your tracking number: RR 27,669,491 2 UYi guess the only thing you can do for now is wait... :-)
best,Julie


Hello Julie,

Finally I received my little sweet

shoes:)) Thank you so much. There is also a Turkish proverb is god bless your hands :)

Take Care, byeee..

CaDı


Asuman, Thank you so much for your blessings and for the picture! I'm really happy you like your shoes!
Blessings,
Julie

Not: İsteyenlere sitenin adresini verebilirim.. Gerçi mevsimi geçti ama hala sıcak memleketlerde yaşayanlar vardır..

Cumartesi, Ekim 10, 2009

Heepii de börtdey to mee!


..Umman'nın (Sponge), Libya'nın (Elf) ve Tunus'un (Meloş) gülleri..



Palyanço'dan sonra yeni şantiyede kimseyle çok yakın arkadaş olmayacağım, ayrılmak yıkıcı oluyor demiştim, büyük konuşmuşum. Elf ve Sponge dan ayrıldık bile, yıkıldım.. Meloş'umla başbaşa kaldık. Biliyorum onunla da bir gün ayrılacağız, bari buradan beraber gidelim nereye gideceksek..

Sponge, Meloş, Elf hepinize çoookkk teşekkür ederim, hala ağlıyorum..

..Sizi seviyoruumm..

Pazartesi, Eylül 28, 2009

İyi ki doğdun Doca'cım, İyi ki varsın :))


Doca nın Konfüçyüs'ten nesi eksik :))

Perşembe, Eylül 24, 2009

Enfidha yı Sel Aldı..




Tunus'ta sel baskınlarına 17 kurban
Tunus'un güneyinde şiddetli yağışlara bağlı sel baskınları yüzünden 17 kişinin öldüğü açıklandı.


Tunus'un resmi ajansı TAP'taki haberde, başta Redeyf'te olmak üzere 17 kişinin ölümüne yol açan sel baskınlarında 8 kişinin de yaralandığı ifade edildi.
Haberde, arama ve kurtarma çalışmaların devam ettiği kaydedildi.http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12538822


Notlar:
1-Kuresel ısınma bu mu?? Hurriyette bu haber çıkmış ama bizim burada ki haberlerde duyduğumuz 29 kişi ölmüş :(

2-Şantiye de çook feci durumda, artık açılsada bitse diyorduk ama açılış ertelenir gibi geliyor:((

3-Fotoğraflar bizim ofislerin otoparkından...

Salı, Eylül 08, 2009

Kuyruk!!


Valla burada yazmaya utandığım bir sebepten bütün ofislerin kapılarını söküp götürdüler, hayır haciz felan gelmedi bambaşka bir sebep.

Şimdi heryer karasinek kaynıyor! Ve bunlar arap sineği!? Ülkemizde arap sineği gibi yapışmak diye bir tabir vardır bilmem bilir misiniz? Bunu gerçek bir Arap ülkesine gitmeden anlayamazsınız, çünkü bu sinekler gerçekten yapışır. Yani kovsanızda gitmez, oracıkta öldürebilirsiniz öyle uyuşukturlar ki kaçmaya da çalışmazlar. Ufak el hareketleri ile kovmaya çalışırsanız da gitmez, sürekli gidip gelip aynı yere konarlar. Şimdi bilgisayarımın ekranına da mıçmışlar onu da gördüm. Kesin kafamada yapmıştır bunlar benim!!!

Hayatımda ilk defa şu Düldül gibi bir kuyruğum olmasını istedim! Ne güzel iki elimizle çalışırken kuyrukla da sinekleri kovardık, iyi olabilirdi!!!

Cumartesi, Eylül 05, 2009

bir iki..

Bir : Pamuk ellim, kuzum. Dün konuşamadık. Seni çooooooooookkkkkkkkkkk seviyoruuummmmm. Nazara mı geldin güzelim sen?? Pazar günü görüşelim msn den tamam mı?? Umarım bunu okursun...

İki : Vee Doca,seninle yağmurun altında amaçsızca yürüdüğümüz günleri özledim. Burada ama uzakta olduğun için yine de çok şükür...

Pazartesi, Ağustos 24, 2009

2+2 = 4 değil midir?

Aşağıda okuyacaklarınız 2007 yılında yapılan açıklamalardır ve ALINTI'dır.

Tunus, Türkiye den bir gün sonra oruca başladı. Bayramda da aynı şey olacak. Biz Türkiye ile oruca başladık içimiz rahat olsun diye (sonuçta bilim adamları hesaplamış) ama bayramı nasıl yapacağız hiç bilemiyorum??? Nasıl bu kadar farklı olabilir onu hiç anlayamıyorum!

"Ramazan'ın başlamasına çok kısa zaman kaldı ve dünyadaki yaklaşık bir buçuk milyar Müslüman'ın kafasını tek bir soru meşgul ediyor: Oruca ne zaman başlayacağız?

İslam dünyasında birçok ülke Ramazan'a hilali gözetleyerek başlarken bazı ülkeler de takvim hesabıyla 13 Eylül'ü Ramazan'ın ilk günü olarak, günler ve hatta yıllar öncesinden ilan etti.

Batı ülkelerindeki ve dünyanın diğer bölgelerindeki Müslüman azınlıklar ise ya Suudi Arabistan'a uyuyor veya asıl ülkeleriyle birlikte Ramazan'a başlamayı tercih ediyor.

Dünya Bülteni, İslam Dünyası'nda Ramazan'ın başlangıcıyla ilgili gelişmeleri ve Ramazan'da İslam Dünyası'nı sizlere özel dosyalarla geniş ve ayrıntılı bir şekilde sunmaya gayret edecektir.

Hangi ülke Ramazan'a ne zaman başlayacak?

Körfez ülkeleri, Mısır, Cezayir ve Ürdün Ramazan hilalinin Salı akşamı gözetleneceğini bildirirken, Fas, Sudan ve Filipinler'deki Müslümanlar Çarşamba akşamı hilali gözetleyeceklerini açıkladılar. Libya ise Çarşamba gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Adalet Konseyi, Müslümanlardan Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece Ramazan hilalini gözetlemelerini istedi. Konsey, Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan ve Salı'yı Çarşamba'ya bağlayan gecelerde Ramazan hilalinin görülmemesi durumunda 13 Eylül Perşembe gününün Ramazan'ın ilk günü ilan edileceğini bildirdi.

Irak'ta ise Sünniler Çarşamba gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ilan ederken, Şiiler Perşembe günü oruca başlayacaklarını açıkladılar.

Ürdün başkadısı Müslümanları Salı akşamı Ramazan hilalini gözetlemeye çağırırken Lübnanlı Şii alim FadlAllah, hesaplamalara göre Perşembe gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu söyledi. Filistin Müftüsü Muhammed Hüseyin ise, Salı akşamı hilalin gözetleneceğini açıkladı.

Kuzey Amerika İslam Cemiyeti, yayınladığı bildiride, Ramazan hilalinin 12 Eylül'de Avustralya, Güney Afrika, Güney Amerika ve Kuzey Amerika'da görülebileceğini ve bu nedenle 13 Eylül Perşembe gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu açıkladı.

Bildiride, Ramazan ayının bu yıl 29 gün süreceği ve 13 Ekim Cumartesi gününün Ramazan bayramı olacağı belirtildi.

Hindistan ve Pakistan, 14 Ekim Cuma gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu açıklarken, Gana Müslümanları Çarşamba akşamı hilali gözetleyeceklerini bildirdi."

Çarşamba, Ağustos 19, 2009

Liste

Sevgili Docacım, biliyorsun arabam yok ve evimizde markete uzak. Hem eve gittiğimde geç oluyor ve bizim oralar o saatlerde pek tekin değil. Yoksa sana bırakmazdım:(

Amaaa alışveriş yapılması gerekiyor, şöyle ki

Su
Yoğurt
Ekmek
Sıvı Sabun


Lazım:)

En çok sevdiğin karın
Cadı

Note: Doca ya attığım maili yapıştırdım...

Salı, Temmuz 28, 2009

ANİKO


17.07.2009 Cuma günü Elf ve Cadı sahada inceleme yapmaktadır.
Cadı derki “Elf başım dönüyo, içim sıkılıyo böyle kalbim pıt pıt atıyo, içimde bir sıkıntı var!”.
Elf "sıcaktandır" der, işlerini bitirip ofise dönerler.

O sırada Cadı, Tiflis’ten gelen e-maili görür.
“Hello Missis Cadı!
+90532 … .. .. This person was calling you at the your old number.”
“Aaa, tavşan ablam aramış! Neden Gürcistan’ı aramış ki?” Hemen abla aranır,

“heheehee abla kafan yerinde mi beni aramışsın ama yanlış yerde! Taaa Tiflis’ten mail attılar sen aradın diye”
Ben böyle zırvalarken ablam zorlukla konuşmaktadır.

Sesi tir tir titremek bu olmalı,
“Canım bak şimdi sen gurbettesin ama üzülme bi tanem, tamam mı? Beklediğimiz oldu”

??!!?!?!?! beklediğimiz? Yok ki bir beklediğimiz, ben hiçbirşey beklemiyorum!!! Hiç beklemek istemiyorum, ve beklemeyeceğim…

“Anikomu kaybettik!”
Bir sure salak gibi bağıra bağıra ağladım ofiste, sonra kalkıp koşa koşa idari işlere, ilk uçakta bana yer derken, daha önce haberi alıp orada olacağımı tahmin eden Doca’yı görüverdim.

İlk defa rahat rahat ağlamama izin verdi. Ağladım çok ağladım. Ta ki eniştem O’nun nasıl terk-i diyar ettiğini anlatana kadar. Öyle güzel olmuş ki gidişi, onun gibi iyi bir insan zaten böyle giderdi..

Annemi istemişti, gelsin diye söyleyip durmuştu. Annem gidemedi bir sure, onun yerine Tavşan ablam gitti. Ama dönmek zorunda kaldı, Annem epey sonra ayarlayabildi herşeyi ve gitti. Annemi mi beklemiştin Aniko?

Söylediklerine göre Annem 17.07.2009 da sabah 6 da inmiş İstanbul’a. Hemen Anikoya gitmiş. Kahvaltı ettirmiş çorbayla. Anikom karnını göstermiş ağrıyor diye, annem dua okumuş. Sonra arkadaşını çağırmış Anikonun, o da 3 kere yasin okumuş.

Ağrın geçti mi demişler, "hafifledi çok iyi geldi dualar" demiş.
Konuşmuşlar, annem “seni iyileştiricem” demiş ona. “Artık geldim merak etme”. Sonra ikindi de yani sahada benim kalbim pıt pıt atarken onun ki duruvermiş, uyumuş gitmiş.

Yanında annem ve kuzen bacum varmış. Inanmamışlar kuzen bacumla bir iki saat onu uyandırmaya çalışmışlar. Onların o hallerini düşündükçe yüreğim parçalanıyor.

Aniko, annemin biricik ablası. Tüm kardeşlerimle benim biricik Aniko’muz. Aniko ana yarısı, daha da fazlası.

Yazları o gelecek diye annem ve ablamlarla evi pırıl pırıl mis kokulu yapıp,balkonda saatlerce yollarını beklediğimiz, öyle ki o geldiğinde tertemiz olsun diye 13 yaşımda annemin kocaman ısparta halısını sildiğim, titiz Aniko,

Tavşan ablamla annemden kaçıp bizi yıkasın diye sıra sıra banyoda önüne dizildiğimiz şefkatli Aniko, (annemin canı sağolsun, çamaşırların ardından aynı onlar gibi çitileyerek yıkardı bizi, keseyle heryerimizi ovar, ardından sıcak suyu basardı, kıpkırmızı olurduk. Oysa Aniko okşardı başımızı yıkarken, yumuşacık liflerdi, getirdiği güzel şampuanlarla mis gibi kokardık)

Annem 13 yaşında, küçük teyzem 10 yaşındayken annelerini kaybettiklerinde onları yetiştiren, tertemiz pırıl pırıl bakıp annesizliklerini kimseye belli etmeyen güçlü ve gururlu Aniko,

Cancan ablamın ve benim evinden gelinliklerle çıktığımız biricik Aniko,

Doca ile nişanlandıktan sonra zorla imam nikahımızı kıydırıp rahatlayan dindar Aniko,

Doca beni istemeye geldiğinde de kızı verdik sözü babamın ağzından bir türlü çıkamayınca, hayırlı olsun deyip bana el öptürten iş bitirici Aniko,

Yine beni istemeye geldiklerinde Doca nın babaannesini kandırıp bizim köyde bir damat kütüğü var, onu kırmadan vermeyiz kızımızı diye bizi saatlerce güldüren komik Aniko,

Fındık’la bana, kıkır kıkır gülmelerimizin arasında çamaşır asmayı ve daha neler neler öğreten becerikli Aniko,

Yazları annemlerle gidince ve okul bittikten sonra altı ay evinde yaşadığımda, her gittiğimizde güler yüzü ve tatlı sözleriyle beni ve kardeşlerimi karşılayan, en güzel yemeklerini, tertemiz çarşaflarını bizim için çıkaran, eşşek kadar olsak bile geceleri sırtımızı kaşıyıp, dualarla uyutan sevgi dolu Aniko,

Biz küçükken, kendi gelip getiremese bile, nutella ve çikolataları başkalarıyla gönderen, hep bizi düşünen Aniko,

İlk gerçek Barbie bebeğimi gönderip beni deli gibi sevindiren, yeğenlerimle oyun oynayan, çocukla çocuk olan Aniko,

Bize geldiğinde yalvara yalvara ipek saçlarını boyayıp taradığım, saçlarıyla oynamaktan tepesinden inmediğim sabırlı Aniko,

Yine saçlarının kırk yerine taktığım tokaları unutup annemin komşularının yanında kurum kurum kurulurken, tokaları farkedince çığlığı ve aynı anda kahkahayı basan anlayışlı Aniko,
Kaşına gözüne sürme çekip, eşarbını İstanbul başı bağlayıp, ipek gömleğini giyip, kremler kokular sürüp kendi deyimiyle kırciklenerek gezen süslü Aniko,

By-pass ameliyatı olduğunda üniversitede bölümün en sert hocasının neyin var diye sorması üzerine odasında bir saat zırıl zırıl Aniko diye ağladığım, sonra İstanbul’a gelip o minik ayağına saatlerce masaj yapıp pek çok duasını aldığım Aniko,

Cadı olsaydı şimdi bizi güldürürdü diyen, anneler gününde annemle birlikte tek aradığım insan, ana yarısı Aniko’ydu O,

Bir ay aramayıpta son bir hafta boyunca Pazar günü kandil, o zaman ararım diye aklıma getirip getirip aramak için Pazarı beklediğim ve Pazar günü Miraç kandilinde defnedilirken başında ben şimdi kimi arayacağım diye aptallığıma yandığım,

Dolabında yıkanırken kullanacakları havluyu ararken, o hasta haliyle bile düzenini tertipini koruduğunu görüp, kendimden utandığım ve kefenlendikten sonra bile kırmızı kırmızı olan yanaklarına bakıp ağladığım da O oldu.

Şişeesin sen Aniko, hepimizi öksüz bırakıp gittin. Eminim ki gittiğin yerler çok güzel (Tavşan ablam görmüş çünkü rüyasında) ve hepimiz orada buluşacağız. Sen kaşında gözünde sürmelerin, yanakların kırmızı kırmızı bizi bekliyor olacaksın orada.

Hakkını helal etmişsindir umarım, Son çektiğim fotoğrafında bana el sallıyordun, Elveda Aniko..

Dualarımızdasın...

Perşembe, Temmuz 09, 2009

Şantiyemizde vedalar başladı..

Dün arkadaşlardan gelen bir e-mail, paylaşmak istedim;

Sayın İlgililer,

Bu sefer ki şimdilik vedamız Infrastructure Chief’imiz, sevgili arkadaşımız, kardeşimiz, abimiz, "Keltoş" için…

Sloganımız neydi?

“Yolu şantiyeden geçen herkesle bir gün bir yerde

buluşuruz…”

Şimdilik veda yemeğine hepiniz davetlisiniz…

Yer : Meksika Restaurantı (Monastır yolu)

Saat : 20:30

Gün : 11.07.2009 / Cumartesi

Not: Eklemeyi unuttuklarımız var ise lütfen bildiriniz. Yemekten

sonra karting yarışması yapılacaktırJ

Sevgi ve Saygılarımızla..


Bu vedalara şimdilik veda diyoruz, yolu şantiyeden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşmak ümidimiz. Mesela Palyanço'mla henüz buluşamadık ama.. Onların iyi olduklarını bilmek yetiyor. Güzel sağlam dostluklar kuruyor insan gurbette, daha bir sarılıp kenetleniyor. İşte bir kaç gün sonra da Sponge Bob'ın kocası Keltoş u uğurlayacağız. Allah'tan Spongie bir süre daha burada olacak :)) Umarım ayrılıkları uzun sürmez.. Keltoş bana en içten CADIIIIII diyen insanlardan biridir :)) O yüzden özleyeceğim kendisini.. Bizim onlarla gidip gitmeyeceğimiz henüz belli değil. Ama elbet bir gün bir yerde buluşuruz...

Çarşamba, Temmuz 01, 2009

Annem; Şimdi de Şiir Yazmaya Başladı :)

Not: O nane tutan ellerinden öperim annem..

İnsan selinde insan kalmamış

Hayat dersinden bir ders almamış

Aşkınla kalbim öyle dolmuş ki

Tek bir kelimeye yer kalmamış

Annem..E.A.


Pazartesi, Haziran 22, 2009

Yine yol göründü gurbete..

Yine yol göründü gurbete, güz geldi yapraklar döküldü
Martilar göç etti turnalar süzüldü, yine yol göründü gurbete
Köyüme kara kış çökse de, aşıklar boynunu bükse de
Desen ki nazli yar insafa gelse de, yine yol göründü gurbete

Aci keder hep bana kardeş, bacı, ana, baba
Benim olsa bütün dünya yetmez ki!
Derdimi kimlere söyleyim, ben garip barış'ım neyleyim
Anamdan babamdan yuvamdan uzakta, yine yol göründü gurbete

Salı, Haziran 16, 2009

Pişmiş aşa su katılır mı?

Toplantıda kendi kendime tuttuğum notların altına mimar arkadaşım benim resmimi çizmiş:)

Yaptığımız bina neredeyse bitti, asmatavanları kapatılıyor ve ince işleri başladı.

Sevgili mimarlarımız! ise hala bir yerlere tuvalet eklemeye çalışıyorlar, ben ise itiraz üstüne itiraz ediyorum. Böyle karıştırıcılı pompalı zoraki sonuçlar bulmak zorunda kalıyoruz.

Altı üstü tuvalet demeyin, bi tuvaletin sıcak suyu, soğuk suyu var, exhaust u var, pis su gideri (bu kısım binanın zemin katı için toprak altı imalat demek ki, rögara kadar kırım yapması var, eğer üst katlarda ise kapanmış asmatavanda ki bütün imalatları sökmesi yeniden yapması var) var. Sonra malzeme siparişine eklenecek taşlar var (lavabo, pisuar, klozet ek siparişler olacak), bataryalar var (bunlar İtalya'dan geliyordu ve aslında geldiler ek sipariş açılacak), bunların fotosellerine çekilecek kablolar, tranformatörler var...

Var oğlu var, e peki siz söyleyin bu tuvalet olur mu? Pişmiş aşa su katılır mı??

Serseri Mayın

Lilypie Second Birthday tickers